Çapa Tıp Fakültesi yemekhane işçisi: '11 yıl çalıştım, doğum iznime bir hafta kala kapının önüne konuldum'
Çapa Tıp Fakültesi yemekhanesinde 11 yıldır çalışan Taybet Aydın, doğum iznine bir hafta kala işten çıkarıldı. Yasal hakları ve güvenceli iş için direnişini sürdüren Aydın, Ekmek ve Gül'e konuştu

Çapa Tıp Fakültesi yemekhanesi işçileri, bir anda işten çıkarılmalarına karşı güvenceli iş ve haklarını alma talebiyle mücadelelerini DİSK Gıda-İş Sendikası ile hastane bahçesinde sürdürüyor. Çoğu kadın işçi olan yemekhane işçileri her gün, hastaların, sağlık çalışanlarının desteğini de arkalarına alarak yürüyüş yapıyorlar. Hakkını arayan işçilerden biri 43 yaşındaki Taybet Aydın. Aydın, 11 yıldır Çapa’nın her biriminde çalıştı. Aydın, doğum iznine çıkmasına 1 hafta kala ise işten çıkarıldığını öğrendi. 

Taybet Aydın, hamile olmasından kaynaklı doğan haklarını kullanmak istediğini, doğum izni bitince işine geri dönmek istediğini, 40 yaşından sonra hiçbir iş yerinin yeni işçi işe almadığını anlatıyor. Aydın, normalde ihale değişikliği olduğunda firma değişse de işçilerin işlerini yapmaya devam ettiğini söylüyor. İşten çıkarılacakları gün rahatsızlandığı için öğlen çalışmak istemesine rağmen zorla sabah çağırılan Aydın, tüm gün çalıştırıldıktan sonra işten çıkarıldığını öğrendiğini söylüyor. Hastanenin kendisine sahip çıkmadığını ifade ediyor. 

İlgili haberler
Çapa'da işten atılan taşeron yemekhane işçileri: 'İşe iade ve güvenceli çalışma istiyoruz'

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde işten çıkarılan taşeron yemekhane işçileri, kadro ve işe iade talebiyle başlattıkları eylemleri kararlılıkla sürdürüyor.

Çapa'da işten çıkarılan yemekhane işçileri: Buraya sadece emeğimi değil, gençliğimi verdim

Yıllarca İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinin mutfağında yıllarca emek veren yemekhane işçileri şimdi aynı hastanenin bahçesinde hakları için yürüyor. Kadın işçilere mikrofon uzattık.

Aynı hastane, değişen patron; değişmeyen güvencesizlik

Kadınlara 'ailenin güçlendirilmesi için esneklik' vadedilirken gerçekte sunulan; daha az güvence, daha çok belirsizlik, haklarını aradıklarında muhatap bulamadıkları bir çalışma sistemi...


Önceki haber
Özgecan tedirginliği
Sıradaki haber
Bu yaz ne okusak?

Editörden