Çanakkale’de kadınların emeğini, sözünü ve mücadelesini görünür kılmak amacıyla kurulan Çanakkale Ekmek ve Gül Kadın Derneği, kuruluşunu Ziraat Mühendisleri Odasında düzenlenen basın toplantısıyla duyurdu. Toplantıya 100'e yakın kadın katıldı. Açıklamanın ardından müzik dinletisi yapıldı, kadınlar duygu ve düşüncelerini paylaştı; program halaylarla son buldu.

Toplantının açılış konuşmasını Özlem Yılmaz Yeşer yaptı.Yeşer, “Biz yola çıkarken dedik ki: ‘Kendi ışığımızla yarınlara.’ Bunun bizim için anlamı şuydu; Kadınlar bugüne kadar ne kazandıysa kendi mücadeleleriyle kazandı” dedi.
Açıklamanın ardından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Toplantıya katılan kadınlar söz alarak duygu ve düşüncelerini paylaştı; program halaylarla son buldu.
Derneğin kuruluş ilanı toplantısına Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası, DİSK Emekli-Sen, Tüm Emekliler Sendikası, Mor Pati Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Çanakkale Öğrenci Velileri Derneği, Tarım Orkam-Sen, Boreas Derneği gibi çok sayıda kurum ve örgüt de katılarak destek verdi.

‘Ekmek ve gül talebimizi birlikte büyütelim’
Tuğçe Bostancı ise basın açıklamasında, derneğin kuruluşunu ve Çanakkaleli kadınlara çağrılarını şöyle ifade etti:
“Çanakkale’de kadınların emeğini, sözünü ve mücadelesini görünür kılmak için topluluk olarak başladığımız dayanışmayı şimdi dernek çatısı altında büyütüyoruz.
‘Ekmek ve Gül’, kadınların yüzyıllardır sürdürdüğü eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin simgesi olmaya devam ediyor. 1908’de kadın işçiler, daha iyi çalışma koşulları ve temel haklar için yürürken ‘Karnımızı doyurmak için ekmek, onurlu bir yaşam için gül istiyoruz’ diyordu. O günden bugüne kadınların ortak talebi hala Ekmek ve Gül’dür.
Fabrikada işçiyiz, öğretmen, sağlık çalışanı, büro emekçisiyiz, üretici köylüyüz, öğrenciyiz, diplomalı işsizleriz…. Hepimiz birbirimize görünmez bağlarla bağlıyız. Tarlada, evde, atölyede, okulda, kampüste, sokakta ve yaşamın her alanında hayatta kalma mücadelesi veriyoruz. Ancak bu mücadele çoğu zaman görünmez kılınıyor; yoksullukla, güvencesizlikle ve şiddetle baş başa kalıyoruz.
Yaşadığımız bu kentte artan kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddete karşı bir kişi daha eksilmeyelim, cezasızlık failleri cesaretlendirmesin, etkin koruma mekanizmaları işletilsin, yaşam hakkımızı tehdit eden, cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikalar son bulsun diye yan yana durmak zorundayız. Yalnız olmadığımızı bilmeli, güvenle birbirimize sırtımızı yaslamak zorundayız.
Uzun süredir topluluk olarak yürüttüğümüz kadın çalışmalarında ‘Bir yeriniz olsa gelip birlikte bir şeyler yapardık, kadınlar birbirine destek olurdu’ gibi önerilerle karşılaşıyorduk. Birlikte çalışma yürüttüğümüz kadınlarla artık dernekleşerek daha kapsamlı çalışma yapabiliriz fikrine vardık.
Derneğimiz, Çanakkale’de kadınların bir araya gelerek sorunlarını birlikte konuştuğu, çözümü birlikte ürettiği bir dayanışma alanı olacaktır.
Şiddete karşı birbirimizin yanında duracağız. Eşit bir yaşam mücadelesini birlikte büyüteceğiz. Ekonomik, sosyal, kültürel, hukuksal ve politik alanlarda güçlenmek için işin uzmanlarıyla buluşacağız. Evin angaryasının yükü-işin yoğunluğu arasında sıkışmış hayatlarımızda çeşitli etkinliklerle, kurslarla derneğimizde kendimize bir nefes alma alanı açacağız. Bazen resim, seramik, müzik gibi sanatın çeşitli dallarıyla, bazen dikiş nakış gibi etkinliklerle buluşacağız.
Yaşamak, amaca sadece hayatta kalmak için değil, insanca yaşamak istiyoruz. Bu yaşamın içinde eşitliğin, özgürlüğün, neşenin, sanatın, bilimin olmasını istiyoruz.
Kadınlar bu dernek çatısı altında ‘yardım alan mağdurlar’ değil, politika üreten, birlikte düşünen ve yöneten olacaklar.
Evde, işte, sokakta, hayatın her alanında can korkusuyla yaşamaya, şiddete, mobbinge, tacize, baskıya, emeğimizin sömürülmesine, nafaka, miras, velayet, eğitim hakkı gibi en temel hakların tartışma konusu haline getirilmesine, kadınları ikinci sınıf yurttaş haline getirecek her türden söylemin meşrulaştırılmasına karşı sesimizi birleştireceğiz. Şunu biliyoruz ki; yaşadıklarımızın ne fıtrat ne de kader.
Biz kadınlar bir araya geldiğimizde sadece birbirimizin yarasını sarmıyoruz, aynı zamanda geleceği yeniden inşa ediyoruz. Kadınların hikayesini kadınlar yazıyor artık. Hem de yüksek sesle, kararlılıkla ve hep birlikte.
Derneğimiz; mahallelerden köylere, işyerlerinden okullara uzanan kadın dayanışmasının adı olacaktır. Hiçbir kadının yalnız kalmadığı ve şiddet dolu bir yaşama mahkum edilmediği bir Çanakkale istiyoruz.
Buradan tüm Çanakkaleli kadınlara çağrımızdır: Gelin, Çanakkale’de ekmek ve gül talebimizi birlikte büyütelim. ‘Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, hayatın bütün güzelliklerinden payımızı istiyoruz’ demek için yan yana gelme zamanı!”
Fotoğraflar: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Çanakkale'de 25 Kasım sergisi: 'Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz'
Çanakkale 8 Mart Kadın Platformu, 25 Kasım öncesi “Hayatlarımızdan ve Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz” temasıyla özgürlük ve dayanışmayı öne çıkaran bir sergi düzenledi.
Ekmek ve Gül Çanakkale Grubu 8 Mart kahvaltısında buluşuyor
‘Özgür, Eşit, Şiddetsiz Bir Yaşam Bizimle Mümkün!’ diyen Ekmek ve Gül Çanakkale Grubu kadınlarla kahvaltıda buluşuyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























