Ayşe Tokyaz davasında ikinci duruşma görüldü
Ayşe Tokyaz cinayeti davasının duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, adli kontrol altındaki sanıklar hakkındaki tedbirlerin devamına karar verdi.

Küçükçekmece’de, eski polis memuru Cemil Koç (38) tarafından öldürülerek, cansız bedeni bavul içinde yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz (22) cinayeti davasında 2'nci duruşma görülüyor. Duruşma Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılıyor. Sanıkların ve sanık müdafiilerinin sözlerinin ardından mahkeme, adli kontrol altındaki sanıklar hakkındaki tedbirlerin devamına karar verdi. Ayrıca, Cemil K.'ye dosyadaki delillerin gönderilmesine hükmetti.

Avukatlar, duruşmanın daha büyük bir salonda görülmesi için mahkemeye dilekçe sundu. Duruşma, 30 Haziran ve 2 Temmuz tarihlerine, saat 10.00’a ertelendi.

Duruşma salonu dolduğu için davayı takip etmek isteyen kadınların bir kısmı duruşma salonuna alınmadı.

Duruşmaya Hatay Barosu SEGBİS ile bağlandı, duruşmada İstanbul Barosundan ve TÜBAKKOM’dan kadın avukatlar hazır bulundu.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezinden Yelda Koçak davaya katılma taleplerini ileterek, Türkiye Barolar Birliğinin dosyalara dahiliyetinin mevzuatta olduğunu ancak sıklıkla bu taleplerin reddedildiğini belirtti. Koçak, baroların kadın komisyonlarının bu davalara dahiliyetinin hak arama hürriyeti için önemli olduğunu belirterek "9 sanık var. Güç dengesizliği karşısında bizim müdahale edebilmemiz gerekiyor" dedi.

Koçak'ın ardından Mor Çatı Kadın Sığınağı ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformundan (KCDP) avukatlar da dosyaya katılma taleplerini iletti. KCDP'nin avukatı, Süreyya Kara kadın cinayeti davalarının yalnızca adlı bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek soruşturma sürecindeki eksikliklere dikkat çekti. Mahkeme baronun ve kadın örgütlerinin katılma taleplerini reddetti. Ardından sanık Zülfü Bektaş’ın savunması alınmaya başlandı. Bektaş'ın çelişkili ifadeleri dikkat çekti. Ardından Sanık Nejdet Çetinkaya savunmasını yaptı. Sanık Cemil Koç, tüm dosyaların tarafına ulaşmadan savunma yapmayacağını bildirdi. 

Tanıdık ifade: Merdivenden düştü

Cemil Koç'un ifadeleri ile mahkeme heyeti arasında geçen diyaloglar dikkat çekti. Üye hâkimin sorularını yanıtlayan Cemil Koç, Ayşe’nin hayatını kaybettiği ana ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Cemil Koç, birçok kadın cinayeti davasında aşina olduğumuz "merdivenden düştü" ifadesini kullandı. 

Üye hâkimin “Ayşe’nin öldüğü anı gördün mü?” sorusuna “Evet” yanıtını veren sanık, olay sırasında yardım çağırmak için telefon aradığını ve bu esnada Ayşe’ye kalp masajı yaptığını söyledi. Sanık, yardım çağırmak için üst kata çıktığını belirtirken, daha önce yaşanan bir olay nedeniyle kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü ve bu yüzden o an farklı davrandığını öne sürdü. Sanık Cemil Koç neden sağlık personeli aramadığı sorusuna yanıt veremedi.

Mahkeme heyetinin Ayşe’nin ölüm şekline ilişkin soruları üzerine Cemil Koç, Ayşe’nin burnunun daha önceden kırık olduğunu iddia etti, e-Nabız kayıtlarının incelenmesini talep etti.

Olay sırasında herhangi bir darbe olmadığını savunan sanık, “Burnunda kan yok. Burnu olayda kırılmadı, olaydan önce kırıldı. Düştüğünde beyin kanamasından vefat etmiş” dedi. Ayrıca, e-Nabız kayıtlarının incelenmesini talep etti. Üye hâkimin “Neden kalp masajı yaptın?” sorusuna Cemil Koç, Ayşe’nin nefes almadığını fark ettiğini belirterek, “Koltuğa oturttum, ellerini tuttum, kalp masajı yaptım. Sonrasında telefonu almaya çıktım” diye konuştu.

Duruşmada taraflar arasında tartışma olup olmadığı da gündeme geldi. Cemil Koç, olay günü tartışmadıklarını, ancak daha önce bir tartışma yaşandığını belirtti. Duruşma devam ederken Ayşenin kardeşi müşteki Esra Tokyaz'ın ismi sanık avukatları tarafından defalrca kullanıldı.

Sanık avukatlarından “Esra’nın düştüğünü gördün mü?” diye sordu. İki kez aynı soruyu soran sanık avukatına Esra, “kasıtlı yapıyor, Ayşe, Ayşe” dedi. Sanık Avukat “Hayır bilerek yapmadım” diyerek Esra’ya hakaret etti.

Cemil Koç'a müşteki avukatının soruları devam etti.

Herhangi bir şey yapmadan neden valize koyup ortadan kaldırmaya çalıştınız?

Kim bana inanır ki diye düşündüm, o yuzden öyle bir şey yaptım.

Esra olay yerine geldiğinde Ayşe icerdeydi; esraya neden haber vermediniz?

Esra sürekli yalan söyleyecek iftira atacaktı. Hem utandım hem de korktum.

İlk yardım eğitimi almış, bu eğitimi alanlar ilk önce nabzını ölçer; ölçtünüz mü?

Ben detaylı anlatmak istemedim, istesem anlatırım. Nabzı atmayınca vücudu morarmaya başladı.

Az önce bir saat içinde soğumaya başladığını söylediniz?

Kırk dakikadır belki.

Cemil Koç başta savunma yapmayacağını dile getirdi

Sanık Cemil Koç, savunma yapmaya başladı. Şöyle dedi:

“Bana ses kayıtları gelmedi. Ben raporun tamamını görmedim nasıl savunma yapayım?” dedi. İddiaları kabul etmedi.

Cemil Koç, savunmasını yapmak istediğini söyledi. Esra’nın sunduğu resimlere dair konuşan Cemil Koç, “Somut deliller bende yok. Hepsini görmek istiyorum” dedi. Ses kayıtları ile oynandığını ifade ederek, “İstediğim verilerin bana iletilmesini istiyorum. Benim elimde hiçbir video yok” diyerek dilekçelerinin onaylanması talebinde bulunduğunu ifade etti. Mahkeme başkanı, bu dilekçeyi almadığını söyledi.

Cemil Koç, savunma yapmayacağını dile getirirken, avukatı da "müvekkilim beyanından sorna savunma yapacağım" dedi.

Bazı sanıkların avukatları mahkemenin Cemil Koç’un susma hakkını kullandığını kabul ederek, ona göre yargılamaya devam edilmesi talebinde bulundu.

Nejdet Çetinkaya'dan çelişkili ifade

Daha önce Diyarbakır’da görev yaptığını belirten Nejdet Çetinkaya savunmasında; Cemil Koç'un talebi doğrultusunda Polnet sorgulaması yapmadığını, kendisi Çetinkaya'nın onu ısrarlı bir biçimde arayarak İstanbul'a çağırması sebebiyle şüphelendiği için kendi inisiyatifiyle Zülfü Bektaş üzerinden Polnet sorgulaması gerçekleştirdiğini iddia etti. Geçmiş ifadesinde Cemil Koç'a Polnet belgesinin fotoğrafını atmadığını belirten ancak mahkemede bu fotoğrafı atıp ardından sildiğini söyleyen Çetinkaya, Cemil Koç'un kendisine İstanbul'da birlikte çalıştığı bir polis olup olmadığını da sorduğunu belirtti. Bunun yanı sıra Koç'un kendisinden eşya taşımak için yardım istediğini belirtti.

İfadelerinde çelişkiler bulunan Çetinkaya, Cemil Koç'un 2020'de ameliyat geçirdiği zaman görevden uzaklaştırıldığını öğrendiğini; Koç görevden uzaklaştırılana kadar da onun isteği ve kendi çalışması dâhilinde Polnet'ten sorgulama yapmış olabileceğini dile getirdi. 

"Herkes beni arar herkese yardımcıyım" diyen sanık Necdet Ç., "Ocak'ta 50, Mart'ta 30 bin TL aldım. Sonrasında da 15 bin TL aldım. Hepsini borç olarak aldım" dedi.Cemil Koç dışında herhangi bir sanığı tanımadığını belirten Çetinkaya, dosyada sanık olarak bulunan ve Koç'un şoförlüğünü yaptığını iddia ettiği Cemal isimli şahsın varlığını bilseydi Cemil Koç'a yardım etmek için "çırpınmayacağını" ifade etti.

Bektaş savcılıkta verdiği ifadeyi kabul etti

Sanık Zülfü Bektaş, savcılıkta verdiği ifadeyi kabul etti. Bektaş; Nejdet Çetinkaya'nın narkotikte çalıştığını ve bir araştırma için Cemil Koç'un Polnet üzerinden bilgilerini istediğini, kendi şifresini Bektaş'a verdiğini söyledi. Çelişkili ifadeler kullanan Bektaş, önce Çetinkaya'nın şifresiyle sisteme daha kolay girdiği için böyle yaptığını, bir süre sonra ise Çetinkaya'nın kendisini zorladığı için onun şifresiyle Polnet'e girerek Cemil Koç'un bilgilerini WhatsApp'tan Çetinkaya'ya ilettiğini belirtti. 

Daha sonra savunma yapan Sanık polis İlker Umut Uğur, “Lekelenmeme hakkım masumiyet karinem ihlal edildi. Ben aylardır tutukluyum. Bir günah keçisi bulunmuş. Bu dosyada bilgi sahibi değilim” dedi, iddialara kabul etmedi.

Sanıklarda Yusuf Ziya “9 aydır tutukluyum. Böyle bir dosyadan tutuklu olmak rahatsız ediyor” diyerek savunma yaptı. Cemil Koç'u tanımadığını ifade eden Ziya, “Olay günü benim doğum günüm sebebiyle bir araya geldik. Valizin Barış'ın aracına konulduğu esnada yoktum. Bunun devamında araca alındım. Ne para ne de cesede dair bilgim var.” dedi.

Sanığın avukatı, Sanık Cemil Koç’un ölümün 10 Temmuz itibariyle gerçekleştiğini Yusuf Ziya’nın 12 Temmuz'da olaya dâhil olduğunu ve dolayısıyla öldürme suçuna yardım etmemiş olduğunu söyleyerek “En kötü delillerin kaybedilmesi durumundan cezalandırılması gerekir ama valiz alınırken müvekkilim yok. ‘valizi bagajdan indirelim’ dendiğinde valizin indirilmesine yardımcı olmuştur. Bu esnada burada ceset olduğunu bilmiyor. Kasıtlı da değil” dedi.

Sanıkların tahliyesi istendi

Aradan sonra sanıkları avukatları mütalaaya itiraz etti. Ayşe Tokyaz'ın ölümünde sorumluluğu bulunan herkesin cezalandırılması gerektiğini vurgulayan avukatlar, suçla bağlantısı olmayan kişilerin ayrılması gerektiğine dikkat çekti. Dosyada yer alan Cemil Koç’un anlatımları hatırlatılarak, mevcut deliller ışığında Cemal A.’nın suça etkisi ya da dahlinin bulunduğunu söylemenin mümkün olmadığı ifade ettiler.

Bazı sanık avukatları dosyaya müdahil olmak isteyen kadın derneklerinin tanımadıkları kişiler için bir araya gelen yapılar olduğunu belirtti.

İddianameden

Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanık Cemil Koç hakkında “Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Şantaj” suçlarından ise 4 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuklu diğer 7 sanığın ise, “Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme' suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Oğuz Kal hakkında da zanlı Cemil Koç’un işlediği suça iştirak ettiğinin belirlenmesi üzerine “Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlar yönünden 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

‘Umarım bu duruşmada sanıkların yaptıkları kayda geçirilir’
Esra Tokyaz duruşma öncesi yaptığı konuşmada ilk duruşmadan bahsetti, "Cemil Koç üzerimize yürüyüp küfrederken SEBGİS kaydı açılmadı ama umarım bu mahkemede, SEBGİS kaydı açılır, bizim yaptıklarımız değil onun yaptıkları da kayda geçirilir" dedi.
'Ece Gül Özova'nın ölümü etkin soruşturulsaydı Ayşe bugün yanımızda olurdu'

Duruşma öncesinde adliye önünde açıklama yapan CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, şunları söyledi: “Biliyoruz ki bu fail daha önce 2023 yılında Diyarbakır’da Ece Gül Özova’nın da faili olduğu bir dosyadan sorumluydu ve o dosya ne yazık ki zamanında değerlendirilmiş, o cinayet zamanında aydınlatılmış olsaydı bugün Ayşe yanımızda olurdu.” Cezasızlık vurgusu yapan Dursun, “Cezasızlığın bedeli işte bu davada açıkça görülmektedir. Sadece kadınların yaşamlarına değil, onların onurlarına da saldırgan bir üslupla saldırmaya devam edenler bu cüreti cezasızlıktan, hukuksuzluktan şiddet politikalarını besleyenlerden almaktadır. Sorumluların sorumsuzluğundan almaktadır. Şiddeti durdurmak mümkün. Şiddeti durdurmak politik tercihlerde mümkün. Şiddeti durdurmak yasaları uygulamakla mümkün. Şiddeti durdurmak sözleşmeleri uygulamakla mümkün. Şiddeti durdurmak anayasayı uygulamakla mümkün.” ifadelerini kullandı. 

İlgili haberler
Ayşe Tokyaz’ın ölümü sistemsel bir başarısızlıktır

'Delil toplamayan polis, dosyayı rafa kaldıran savcı, ihmali sorgulamayan yargı... Bu zincirin halkalarının her biri, Ayşe’nin ölümünde suç ortağıdır.'

Üniversiteli kadınlar Ayşe Tokyaz cinayetini konuştu: 'Polis neye güvenerek delil karartıyor?'

Artan kadın cinayetleri ve kolluk kuvvetlerinin suça ortak olması üzerine neler düşündüklerini Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinden kadınlarla konuştuk.

Ayşe Tokyaz cinayeti davası ikinci gününde devam ediyor

İstanbul'da öldürülen Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin açılan davanın ilk duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor: Kardeşinden Cemil Koç hakkında 'Garipoğlu' benzetmesi


Editörden