Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) staj yapan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar davasının ikinci duruşmasının ardından mahkeme, tutuklu bulunan 4 sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Bugün ikincisi görülen duruşmanın ardından dava sürecine ve tahliye kararına ilişkin dosyada mağdur vekili olan Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Cemile Didem Karaboğa ile konuştuk.
Karaboğa, son ara kararda mahkeme tarafından sanıkların tahliyesine hükmetmesine ilişkin, “Elbette bu tür dosyalarda tahliye kararları, tutuksuz yargılanma kararları hem mağdurlar hem ailelerde; toplumda bir cezasızlık algısı yaratıyor” ifadelerini kullandı.
Usul kuralları yok sayıldı, talepler görmezden gelindi
İlk duruşmadan ikinci duruşmaya kadar usule ilişkin taleplerinin hiçbirinin dinlenmediğini söyleyen Karaboğa, “Özellikle mağdur çocukların ifadeleri alınmadan önce Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) görüntülerinin yeniden izlenmesini istemiştik. Ayrıca kapalılık talebimiz de vardı. Bu taleplerimizi geçen celse de yargılamanın sonuna kadar kayda dahi almadı mahkeme. Ancak son ara kararda reddetti” diyerek usul kurallarının ciddi anlamda yok sayıldığını vurguladı. Karaboğa, mağdur çocukların beyanlarının tekrar dinlenecek olması ve bunları fazla kişinin duymasının çocukları daha çok örseleyeceğinin de altını çizdi.
Karaboğa, çocukların adli sistem içinde ikinci örselenmesinin önüne geçilmesinin önemli olduğunu söyledi ve duruşma sürecindeki usulsüzleri detaylandırdı:
“Bu çocuklar ÇİM’de başlarına gelenleri ayrıntılı olarak anlattılar. Usul şudur: Siz ÇİM görüntülerini izlersiniz, sonrasında eğer ki maddi gerçekliğin açığa çıkması bakımından sorulması zorunlu olan sorular varsa, belirlenememiş konular varsa, tartışmalı hususlar varsa ancak onları sorarsınız. Çocukların beyanının adli görüşme odasında yeniden alınması, çocuklara olayı baştan tekrar anlattırılması gibi bir sonuç doğurmamalı. Duruşmada bu çocuklar ilk defa beyanda bulunuyorlarmış gibi, olay baştan sona tekrar anlattırıldı. Beyan verenler, çocuklar. Haliyle korkuyorlar, beyanlarının birebir bir öncesiyle tutması da mümkün değil. Çocuklar kendilerini karşıdakini ikna etmek zorundaymış gibi hissediyorlar. Bunlar bizim yargılamada gördüğümüz tehlikeler.”
Mağdur çocukların, duruşma salonunda beyan vermesi istenmişti
Davanın ilk duruşmasında çocukların duruşma salonunda dinlenmesi üzerine çağırıldığını hatırlatan Karaboğa, “Bizlerin ısrarı doğrultusunda adli görüşme odasında bir çocuk dinlendi. İkinci duruşmada da yine bizlerin ısrarı sonucu, ‘en azından adli görüşme odasında dinleyin’ dedik. Yoksa mahkeme ilk olarak duruşma salonunda dinlenmesi yönünde bir karar vermişti. İlk duruşmada çocuklar duruşma salonuna kadar gelmişti” dedi.
Çocuğa karşı işlenen cinsel suçlar, niteliği itibariyle faille mağdurun yalnız olduğu; tanığının, kamera kaydının, çoğu zaman adli delilin bulunmadığı dosyalar olduğu ifade eden Karaboğa sanıkların mağdurlar üzerinde baskı yapması tehlikesine dikkat çekti. Buna ilişkin hem diğer vekiller hem de kendisinin gerekli hukuki yollara başvuracağını, gerekirse uzaklaştırma kararlarını da talep edeceklerini söyledi.
Duruşmada mağdur çocukların 'rızası' tartışmaya açıldı
Duruşma esnasında kız çocuklarının rızasının tartışmaya açıldığını anlatan Karaboğa, “4 çocuğun yargılama esnasında, duruşma salonlarında çocuğun rızasını tartışmaya açacak beyanlar görüyoruz. Bu ne bizim ne de kimsenin kabul edebileceği bir şey” şeklinde tepki gösterdi.
18 yaşını doldurmayan bireylerin rızasından bahsedilemeyeceğinin altını çizen Karaboğa, “Bu çocuklar MESEM öğrencileri. Burada yaptıkları stajlarla para kazanıyorlar. Kaldı ki bu çocuklar yaşları itibariyle ve karşılarındaki kişiler amirleri konumunda, kendileri üzerinde güç sahibi olan kişilerken; maddi kaygılarla, etiketlenme, lekelenme, ifşalanma kaygısıyla oradaki akışa devam etmeleri kadar normal bir şey yok. Bu çocuklar MESEM öğrencileri. İşe, çalışmaya ihtiyacı olduğu, dezavantajlı olduğu düşünülen ailelerin çocukları. Burada yaptıkları stajlarla para kazanıyorlar. Bu husus bile çocukları istismara açık hale getirebiliyor” dedi.
'Şikayetçi olan 3 çocuk yönünden deliller açık'
Çocukların cesaret gösterip başlarına gelen olayı anlattıktan sonra bunun bir karşılığının olmasının önemli olduğunu söyleyen Karaboğa, asıl cezasızlık algısının burada başladığını vurguladı. TBMM Çocuk Hakları Alt Komisyonu’nun dosyaya sunduğu 2018 tarihli bir evraktan bahseden Karaboğa, “Evrakta daha önce de Meclis tarafından araştırılması istenen, başka bir kişinin cinsel istismara maruz kaldığına yönelik bir iddia var. Dolayısıyla biz buradan şunu görüyoruz: Yaşanan bu olay sistematik. Buradan etkili bir ceza çıkması elbette caydırıcı olacaktır, bizim de temennimiz bu yönde” dedi.
Sanıkların üst hadden, ‘çocukların cinsel istismarı’ suçundan ceza almaları gerektiğini söyleyen Karaboğa, şikayetçi olan 3 çocuk yönünden delillerin, mesaj içeriklerinin açık olduğunu söyledi.
Karaboğa, davanın ilerleyen süreçlerine ilişkin ise, “İlerleyen aşamada dosyaya yeni katılan belgeler, yeni katılan beyanlar doğrultusunda önümüzdeki celsede yargılanmanın genişletilmesi talebimiz olacak. Özellikle çocukların bu aşamada çalıştıkları yerde, mecliste görüştükleri yetkililerin de duruşmada dinlenmesi yönünde taleplerimiz olacak” dedi.
Kolaj: Canva pro
İlgili haberler
Meclisteki istismar davasında sanıklar tahliye edilmişti: Savcılık karara itiraz etti
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Meclis lokantasında stajyer kız çocuklarının cinsel istismar edilmesine ilişkin tutuklu bulunan sanıkların tahliye edilmesine itiraz etti.
TBMM’de stajyerlere yönelik istismar davasında faillere tahliye kararı
TBMM’de stajyer öğrencilere yönelik istismar iddialarıyla açılan davada mahkeme, tutukluluk süresi ve kaçma şüphesinin bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların tahliyesine karar verdi.
Meclis’te çocuk istismarı uyarısı 7 yıl önce yapılmış: önerge reddedilmiş
Meclis'teki çocuk istismarının 7 sene önce Meclis gündemine geldiği ve araştırma önergesinin reddedildiği ortaya çıktı.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























