Antep’te Ahmet Aslansoy Tekstil Fabrikasında bir kadın işçiye cinsel taciz ve nitelikli cinsel saldırıda bulunma suçundan fabrika patronu Ahmet Aslansoy’un hakim karşısına çıktığı davada karar duruşması yarın Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek. Davayı takip eden Birleşik Tekstil İşçileri Sendikası ;(BİRTEK-SEN) Avukatı Esmer Özer, bu davanın özgünlüğünü şöyle anlatıyor: “Bu dosyada bir işçi-işveren ilişkisinin getirdiği hiyerarşik bir döngü içerisinde mağdur olan bir kadın ve aynı zamanda siyasi nüfuza sahip bu suçun faili olan bir patron söz konusu. İktidara yakın ilişkileri bulunan, kızı AKP Gaziantep milletvekili olan bir patron. Doğrudan devletin kademeleriyle dirsek teması olabilecek ve buralardan devşirdiği nüfusla karşısındaki kişiyi sindirebilecek bir etki alanına sahip.”
Bir yıl boyunca dava açılmadı, sanık avukatları kadını ‘yargıladı’
Yargılama sürecinde kadın işçi CİMER’e şikayetini yazdı, emniyette şikayetçi oldu, neredeyse bir yıl iddianame hazırlanmadı, bu süreçte kadından şikayetinin peşini bırakması istendi. Dava açıldı, BİRTEK-SEN davayı üstlendi. Duruşmalarda, sanık avukatları mağdur kadının özel hayatını çeşitli iftiralarla yargı konusu haline getirmeye çalışırken, dava delillerinden ses kayıtlarındaki günlük konuşma gülüşmelerini tacizin rızası gibi göstermeye çalıştılar. Ses kayıtlarının delil niteliğinden çıkarılması için bir savunma yaptılar. Geçtiğimiz günlerde sanık tarafının Hacı Bayram Veli Üniversitesinden akademisyenlere, ses kayıtlarının hukuki niteliğini tartışmak üzere hazırlattıkları uzman dilekçesi dava dosyasına eklendi. Tacizi belgelemek üzere alınan ses kayıtlarının sanığın özel hayatının gizliliği ve kişisel verilerinin korunmasını ihlal ettiği bu uzman dilekçesinde savunuldu.
‘Bu dosyada ses kayıtları delil niteliğindedir’
Sanık avukatlarının savunmalarına dair konuşan Özer, “Ses kayıtlarının delil niteliğini tartışırken şunu söylüyoruz: Daha önce buna dair alınmış Yargıtay, ceza genel kurulu kararları var. Eğer başka türlü bu suçu ispatlanmanın olanağı yoksa ses kayıtları alınabilir. O yüzden bu dosyada da ses kayıtları delil niteliğinin haistir ve hükme esas alınması gerekir ama bunun yanında asıl önemli delil de mağdurun beyanlarıdır” dedi.
Cinsel taciz ve basit düzeyde cinsel saldırının fiziksel bulgularla ispatlanmasının zorluğuna değinen Özer, “Doğası gereği bu tür suçlar zaten kimsenin görmediği, tanık olmadığı ya da biliyor olsa bile bir şekilde meşrulaştırıldığı suçlar. O yüzden burada bu suçların işlendiğini ispat etmek için araçlar çok kısıtlı” ifadelerini kullandı.
Sanık avukatlarının “Neden hemen polis çağırmadı?” diye sorduğunu hatırlatan Özer, “Hemen polisi çağırsa bile yine aynı şey olacaktı. Ayrıca kadın işine devam etmek istiyordu. 2. organize sanayideki fabrikada patron tarafından tacize maruz kaldıktan sonra 5. organizeye gönderiliyor, orada bir ay çalışmaya devam ediyor ve eğer işten çıkarmasalar orada çalışmaya devam edecek. Çünkü diyor ki 'Benim taksitlerim var, bakmak zorunda olduğum dört çocuk var, ben çalışmak istiyorum, işimden olmak istemiyorum.' Bundan dolayı bir süre bu eylemlere göz yummak zorunda kalıyor” diye açıkladı.
Özer, olayı değerlendirirken toplumsal koşulların gerekliliklerine, kadının ve falin konumuna dikkat etmeden, beyanları değerlendirmeden adaletin sağlanamayacağına dikkat çekti, cezasızlığın da bu şekilde ortaya çıktığını vurguladı.
‘Kadının tutarlı beyanları da delil olarak kabul edilmeli’
Mağdur kadının anlatımlarının her aşamada tutarlı olduğunu ve bu suçlamadan hiçbir çıkarı olmadığını belirten Özer, “Sanki bu tür dosyalarda beyanın kendisinin delil değeri yok gibi davranılıyor. Ama her aşamada mağdurun tutarlı, birbiriyle çelişmeyen beyanları dosyada bir delil olarak kabul edilmeli. Arada herhangi bir husumetinin olmadığı, buradan herhangi bir çıkar sağlama derdinin bulunmadığı, böyle bir emarenin ortalıkta olmadığı bir durumda; bu kadının böyle bir suçlamayı yöneltmesi için nasıl bir gerekçesi olabilir? İki yıldır dosya burada. Tek bir menfaat sağlamış değil. Buradan bir siyasi ilişki devşirebilecek pozisyonda da değil. O zaman bu kadın niye yalan söylesin?” diye sordu. Kadın işçinin bir çıkar elde etmek bir yana başından beri baskı altına alınmaya çalışıldığını da söyledi.
'Failler üzerinde caydırıcı etkisi olacak'
BİRTEK-SEN’in 2025 yılında yayımladığı Güneydoğu Tekstil Sektöründe Kadın Emeği Raporuna atıfta bulunan Av. Özer, bu raporda tekstil sektöründe çalışan kadın işçilerin en az yüzde 45'inin iş yerinde tacize maruz kaldığına, bunların yarısından fazlasının bir şikayet mekanizmasını işletemediğine dikkat çekti. Bu sebeple, bu dosyada adaletin tesis edilmesinin sadece bir mağdur için adaletin sağlanması anlamına gelmediğini belirten Özer, “Bunun gibi iş yerinde tacize maruz kalan birçok kadın için önemli bir karar olacak bu. Aynı zamanda bu şekilde fail pozisyonunda bulunanlar üzerinde caydırıcı bir etkisi olacaktır” dedi.
Raporda, kadın işçilere yönelik psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddetin, üretim baskısını artırmak ve işçileri denetim altında tutmak için sistematik bir araç olarak kullanıldığı ortaya kondu. Görüşmelerde, kadın işçilerin en sık karşılaştığı durumun ustabaşı ve yöneticilerden gelen aşağılayıcı, cinsiyetçi ve küçük düşürücü ifadeler olduğu belirtildi. Taciz, şiddet ve mobbinge maruz kaldığını belirten kadın işçilerin yüzde 54,2’si herhangi bir şikâyette bulunmadığını ifade etti. Raporda bu sessizliğin nedenleri arasında; şikâyet mekanizmalarına güvensizlik, damgalanma korkusu, dayanışma eksikliği ve işini kaybetme endişesi öne çıktı.
RAPORA DAİR DETAYLI HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Antep'te işçi kadına patron tacizi davasında karar duruşması görülecek
Antep’te Ahmet Aslansoy Tekstil Fabrikasında patronun taciz ve cinsel saldırısına maruz kalan işçi G.Ç.’nin davasının karar duruşması 20 Ekim Salı günü, Gaziantep Adliyesi'nde görülecek.
Antep'te patron tacizine karşı duruşma yarın | Karaca: 'Kadın işçiler yalnız değildir'
Aslansoy Tekstil’in sahibi Ahmet Aslansoy’un yargılandığı cinsel taciz davasının karar duruşması yarın. EMEP Milletvekili Sevda Karaca, tacize uğrayan kadın işçiyle dayanışma çağrısı yaptı.
Patron tacizine karşı dayanışma: 'Bir kız kardeşimizin daha susturulmasına izin vermeyeceğiz!'
Ahmet Aslansoy Tekstil Fabrikası'nda patronun taciz ve cinsel saldırısına maruz kalan işçi G.Ç.’nin hukuk mücadelesi, yargı sisteminin engellerine takıldı. Hakim sabah izne çıktı, dava ertelendi.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN























