8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında daha kısa çalışma saatleri, eşit işe eşit ücret ve insanca çalışma koşulları için ayağa kalkan kadın işçilerin mücadelesiyle şekillendi. Bugün de İzmir’de Temel Conta işçisi kadınların grev çadırından yükselen ses, tam da bu tarihsel mirasın devamı niteliğinde. Bir yılı aşkındır süren grev, yalnızca düşük ücretlere karşı değil; insanca çalışma koşulları, onurlu bir yaşam, sendikal hak ve özgürlükler için de veriliyor.
Temel Conta’daki grev sürerken İş Yeri Temsilcisi ve Grev Sözcüsü Sinem Kaya grev alanında hemen her gün jandarma olduğunu anlatıyor: “Düdük çaldık diye şikayet edilmişiz, dün darbuka çaldık diye şikayet edildik. İş yeri temsilcisinin evraklarının eksik olduğu iddiasıyla şikayet edildik. Sendika ve toplu iş sözleşmesi hakkımız gasbedilirken, düdük çaldık diye işçinin suçlu gösterilmesini kabul etmiyoruz. Eğer Anayasa’da gerçekten sendikalaşma hakkı varsa, suç işleyen biz değiliz. Asıl suçlu, 454 gündür bu hakkı engelleyenlerdir.”
8 Mart’ın anlamı mücadele ile değişiyor
Temel Conta işçisi kadınlar için 8 Mart’ın anlamı da bu mücadeleyle birlikte değişmiş. Kaya, “10 Aralık 2024’e kadar 8 Mart bizim için eşimizin eve çiçekle gelmesi, belki bir akşam yemeğiydi. Ama bu mücadeleyle gördük ki 8 Mart bu kadar basit değil. 8 Mart işçi kadınların var olma mücadelesi. Emeğine sahip çıkma günü” diyor.
Yıllarca baskı ve işten atılma tehdidi altında çalıştıklarını belirten işçiler, şimdi grev alanında başka bir güçle durduklarını ifade ediyor. Sinem’in “Yıllarca bizi bir köle gibi çalıştırdı Temel Conta patronu Tamer Kip, bizi yasalarla korkuttu; çocuklarımızla, eşlerimizle korkuttu. Yıllarca sustuk ama mücadelenin verdiği güçle cesaretlendik. Biz varız, emeğimiz var, alın terimiz var, mücadelemiz var. 8 Mart bizim için bir çiçek meselesi değil, bir varoluş meselesi” sözleri, bu dönüşümü özetliyor.
Şadiye Gülbahar ise 20 yıllık işçi olarak konuşuyor:
“454 gündür grevdeyiz ve grevle giriyoruz 8 Mart’a. 8 Mart’ı yaratan tarihsel mücadelelerin talepleriyle bizim taleplerimiz aynı. O gün kadınlar nasıl yazdırdıysa 8 Mart’ı tarihe, bugün de biz yazdırıyoruz.”
Grev ve toplu sözleşme hakkı için
Işıl Çalışır da 8 Mart’ı ikinci kez grev çadırında karşıladıklarını; sendikal hakları, toplu sözleşme, grev hakkı ve barış için bu yıl 8 Mart’ta alanda olacaklarını söylüyor.
Bir yılı aşkın bir süredir yazın sıcağı, kışın ayazı, yağmuru altında süren mücadele, yalnızca fabrika kapısında yaşanmıyor. Işıl, eve döndüklerinde de yoksullukla birlikte artan bakım yükü altında ezildiklerini, buna karşı da mücadele ettiklerini söylüyor.
Temel Conta grevi bu nedenle bir dönemin fotoğrafını çekiyor. Dün “ekmek ve gül” isteyen kadın işçiler nasıl ki hem yaşam hem onur talep ettiyse, bugün de Temel Conta işçileri aynı bütünlükle konuşuyor.
8 Mart’ta grev çadırından yükselen çağrı net: Işıl’ın sözleriyle;
“Bu 8 Mart’ta kadınlara çağrımız kendilerine ve mücadelelerine inanmaları. Bir yılı aşkın süredir zorlu mücadelelerden geçtik, geçiyoruz. Dayanışmayı ve mücadeleyi büyütelim. Birleşince yer yerinden oynuyor.”
‘Mücadelemiz var, biz varız’
Grev çadırında yapılan sohbetlerde kadınlar patronların birbirinden öğrendiğini, aynı yöntemleri farklı fabrikalarda uyguladığını söylüyorlar. Toplu sözleşme masasına oturmamak, grev kırıcılığı yapmak, kolluk gücünü devreye sokmak... “Yöntem hep aynı” diyorlar. “Patronlar birbirinden öğreniyor, devletin gücünü de arkasına alarak çok örgütlü davranıyor.”
Kadın işçiler, sendikaların yapısının da tartışılması gerektiğini söylüyor; “Saldırı her yerde aynıysa, mücadele de birleşik olmak zorunda” diyorlar. Grev kırıcılığı mahkeme kararlarıyla tescillense de yeterli olmadığını; sendikal hakların fiilen kullanılabildiği, toplu sözleşme ve grev hakkının engellenmediği bir zemin için mücadelenin büyütülmesi gerektiğini dile getiriyor.
Temel Conta işçisi kadınlar için 8 Mart çağrısı; ortak bir mücadele hattının kurulması, direnişlerin birbirine omuz vermesi, sendikaların fiili ve birleşik mücadelesi için zemin yaratılması anlamına geliyor. Ve 8 Mart, bir kez direnişle, taleple ve örgütlü güçle anlam kazanıyor.
Son söz işçi kadınların; “Emeğimiz var, alın terimiz var, mücadelemiz var, biz varız!”
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Temel Conta İşçilerine 8 Mart Ziyareti: 'Grev, Hak Alınana Kadar Sürecek'
Bornova Kadın Dayanışma Derneği, 439 gündür grevde olan Temel Conta işçilerini 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla ziyaret etti.
Patronun grev kırma girişimleri sonuç vermedi: Temel Conta direnişi 406. gününde
Temel Conta grevi, patronun bakanlık, mülki amirlik, emniyet işbirliğiyle yürüttüğü grev kırma girişimlerine rağmen 406. gününde sürüyor.
Temel Conta'da grev kırıcılığı: İşçilerin tepkisine rağmen patron makine taşıdı
İzmir'de Petrol-İş'in örgütlü olduğu Temel Conta'da işçilerinin grevi sürerken, işveren grevi kırmak için enjeksiyon makinesini tepkilere rağmen taşıdı; polisler ise patrona değil işçilere engel oldu.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























