Kocaeli
Kocaeli’de 8 Mart yürüyüşü öncesi polis yine LGBTİ bayraklarını hedef aldı. Bayrakların özendirici olduğunu söyleyen polisle kadınlar arasında tartışma yaşandı. Kadınlar 2911 Sayılı Kanunun ilgili maddesiyle polise tepki gösterdi. Müdahalenin ardından kadınlar “Nefrete inat yaşasın hayat” sloganlarıyla yürüyüşe devam etti.
Kocaeli Kadın Platformu’nun çağrısıyla gerçekleştirilen yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında da polis müdahalesine tepki gösterildi. Kadınlar açıklama sırasında renkli fularlar ve LGBTİ bayrakları açtı. Açıklamada ayrıca Dilovası’nda Ravive Kozmetik’te meydana gelen yangında yaşamını yitiren kadınlar anıldı ve 24 Mart’ta görülecek dava için çağrı yapıldı.
Platform adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “8 Kasım 2025’te Dilovası’nda bir parfüm dolum atölyesinde yaşanan patlamada üç kız çocuğu ve üç kadın göz göre göre katledildi. Bu bir ‘kaza’ değil; denetimsizliğin, güvencesizliğin ve kadın emeğinin değersiz görülmesinin sonucudur. Aradan geçen zamana rağmen hiçbir kamu görevlisi yargılanmadı, kimse hesap vermedi, tek bir istifa dahi gerçekleşmedi. Şimdi ise bu katliama ilişkin davanın Kandıra Cezaevi’nde görülmesi kararı, adaletin önünü açmak için değil; davayı halktan, kamuoyundan ve kadınların adalet mücadelesinden uzak tutmak için atılmış bir adımdır. Davayı görünmez kılmaya, takibini zorlaştırmaya ve toplumsal hafızadan silmeye yönelik bu girişimi kabul etmiyoruz. Katledilen kız kardeşlerimizin hesabı sorulana, sorumlular yargı önüne çıkarılana kadar alanlarda, duruşma salonlarının önünde ve hayatın her yerinde bu katliamın peşini bırakmayacağız.”


Derince
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Kocaeli Derince Yenikent Mahallesi’nde kadınlar alandaydı. Basın açıklamasını DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Derince Şube Başkanı Fazilet Omurca okudu. Omurca açıklamada, "Kadınlar sadece şiddetin değil, aynı zamanda derin bir yoksulluğun da hedefi. Hükümetin ekonomi programı biz kadınlara yoksulluktan başka bir şey vaat etmedi, etmiyor. Bugün bu mahallede yaşayan; aynı markete giden, aynı pazar tezgâhlarını dolaşan, çocuğunu aynı okula götüren, aynı servise binip işe giden binlerce kadın aynı sorunlarla boğuşuyoruz. Ne aldığımız ücretler ne de emekli aylıklarımız hayatımızı sürdürmeye yetiyor. Açlık sınırının altında bir yaşama mahkûm ediliyoruz. Güvencesiz işlerde, sigortasız çalıştırılmaya mecbur bırakılıyoruz" ifadelerini kullandı.

Gebze
Gebze Kadın Platformunun çağrısıyla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde alanlara çıkan kadınlar haykırdı: "Tüm kadınları, gökkuşağı gibi tüm renklerimizle bir arada olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz."
Gebze Eski Çarşı Taksi Durağından başlayarak Kent Meydanına yürüyen kadınlar, "Yaşasın kadın mücadelesi", "Kadın yaşam özgürlük", "Jin Jiyan Azadi" ve "Kadın cinayetleri politiktir" sloganları attı. LGBTİ bayrağı taşıyan bir yurttaşa polis müdahale etti, bayrağa el konuldu. Kadınlar polise tepki gösterdi.
'Var olmaya çalışan tüm kadınları selamlıyoruz'
Gebze Kent Meydanında basın açıklamasını Eğitim Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Kadın Sekreteri Alev Çalımbay okudu. "Biz Gebze Kadın Platformu olarak geçmişten bugüne, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesi uğruna hayatını kaybeden işçi kadınların mücadelelerini selamlıyoruz" diyen Çalımbay, "Ayrımcılığa, şiddete, eşitsizliğe, sömürüye, baskılara, savaşlara, otoriterliğe karşı sesimizi yükseltiyor; dünden aldığımız güçle tüm kadınları örgütlü mücadeleye çağırıyoruz. İnsanca koşullarda çalışmak ve emeğinin karşılığını almak için Temel Conta’dan Digel Tekstil’e, Şık Makas’tan Migros Depo’ya direnen; Gazze’den Rojava’ya, Ukrayna’dan İran’a, Afganistan’a savaş koşullarında var olmaya çalışan tüm kadınları selamlıyoruz" dedi.
'Bakım ve ev içi emek kadınların omzunda bir yüke dönüştürülüyor'
"Ekonomisinin 23 yıldır büyüdüğüyle övünen devlet, bir kriz yanılsaması yaratarak kamusal hizmet kapsamında olması gereken sorumluluklarından çekiliyor" diyen Çalımbay, "Kreşler, yaşlı-gündüz bakım evleri gibi kamusal bakım hizmetleri tasfiye ediliyor. Teşviklerle sermayenin insafına bırakılan özel kreş ve bakımevleri kadınların yüzde 69’unun asgari ücret ve altında çalıştığı koşullarda kadın istihdamının önünde bir engel olarak duruyor. 'Annelik' 'vicdan', 'fedakârlık' gibi değerlerin sıkça gündeme getirildiği 'aile on yılı' politikaları çerçevesinde, bakım ve ev içi emek kadınların omzunda bir yüke dönüştürülüyor. Çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımı, yarı zamanlı çalışma modeliyle, bakım ödenekleriyle, komşu annelik gibi uygulamalarla emeğimizin sömürüsü katmerlenerek artıyor.
Bakımın toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çiziyor, cinsiyetçi iş bölümünün kurumsallaştırılmasına itiraz ediyoruz. Bu politikaların kadınları istihdam dışında bırakmaktan, hane içi emeğimizin görünmez kalmasını ve değersizleştirilmeye devam edilmesini sağlamaktan başka bir şeye hizmet etmeyeceğini biliyoruz" diye konuştu.
'Ravive Kozmetik’teki katledilen üçü çocuk yedi işçiyi unutmadık'
Kız çocuklarının yaşadıkları sorunlara değinen Çalımbay, "MESEM projelerinde 77.715 kız çocuğu, çocuk işçi olarak hem ucuz işgücü hem de her türlü tacize ve istismara açık bir şekilde sermayenin emrine veriliyor. Bu sistemin getirdiği can yakıcı sonuçlardan birini de TBMM’de gördük. Stajyer öğrencileri istismar edenler serbest bırakıldı! İSİG verilerine göre iş yerlerinde işçi güvenliği ve sağlığına yönelik tedbirler alınmadığı için iş cinayetlerinde 13 kız çocuğu, çocuk işçi katledildi. Dilovası’nda Ravive Kozmetik’teki yangında hiçbir önlem alınmadığı için adeta göz göre göre katledilen üçü çocuk yedi işçiyi unutmadık, unutturmayacağız" dedi.
'Mücadele ederek elde ettiğimiz kazanımlarımızı gasbediyor'
"Günde en az 3 kadın katlediliyor. Türkiye’de aynı gün içinde, 6 kadın katledildi" diyen Çalımbay, "2026’nın ilk ayında 22 kadın öldürüldü; 14 kadının ölümü ise kayıtlara 'şüpheli' olarak geçti. Cezasızlık ve hukuksuzluk nedeniyle failler kadınlar için tehdit olmaya devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuzca çıkılması, 6284 Sayılı Kanun'un etkisiz hale getirilmesinin yanında, iktidar ve gerici-milliyetçi ittifakı, tüm kurumları ve medyasıyla kadın ve LGBTİ+ düşmanlığını, nefret söylemini yaygınlaştırıyor. Medeni Yasa’nın kadınların lehine maddelerini hedef haline getiren iktidar, yanına tarikat ve cemaatleri de alarak mücadele ederek elde ettiğimiz kazanımlarımızı gasp ediyor" ifadelerini kullandı.
'Laiklik olmadan eşitlik olmaz'
Laiklik vurgusu yapan Çalımbay, "Laiklik, kadınların yaşam ve eşitlik güvencesidir. Devletin ve hukukun dinselleştirilmesi, patriarkal düzeni güçlendirirken kadınları hem kamusal alandan hem de emek süreçlerinden dışlamayı hedefler. 'Kutsal aile' söylemiyle kadın emeğini görünmez ve karşılıksız kılmak isteyen bu düzene karşı laikliği savunmak, aynı zamanda kadınların ekonomik ve toplumsal özgürlüğünü savunmaktır. Laiklik olmadan eşitlik, eşitlik olmadan özgürlük olmaz" dedi.
'Kadınlar olarak, birbirimizden öğrenerek, dayanışarak bu karanlığı aşacağız'
"Dünyada ve bölgemizde devam eden savaşlar, çatışmalar ekonomik ve toplumsal krizleri derinleştiriyor" diyen Çalımbay, "Bu koşullarda, emekçiler, halklar ve kadınların içinde bulunduğu şartlar daha da ağırlaşıyor. Afganistan'ın kölelik hükümlerine yer veren ceza yasası, kız çocukların eğitiminin yasaklanması, Suriye’de Lazkiye Valiliği’nin kamuda çalışan kadınlara makyaj yasağı, Şam kırsalındaki El-Tel Belediye Meclisi’nin kadın giyim mağazalarında erkeklerin çalışmasını yasaklaması, Rojava’da çetelerinin kadın bedenine ve kazanımlarına dönük saldırılar kadın soykırımının bir parçası olarak devam ediyor. Ülkemizde de tekçi, faşizan ittifak varlığını gerginlik, kutuplaşma ve çatışma politikalarından beslenerek sürdürüyor. Savaş politikaları ile kışkırtılan milliyetçilik; açlık ve yoksulluğun, sistematik hale gelen ihlallerin ve kadın cinayetlerinin üstünü örtmenin aracı haline getiriliyor. Anayasa'yı, temel hak ve özgürlükleri askıya alan iktidar, en küçük hak arama taleplerimizi bile baskı, gözaltı ve tutuklamalarla engellenmeye çalışıyor. Bunları kabul etmiyor, tüm kadınları barış mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz. Örgütlenerek bir öz güce ulaşan kadınlar olarak, birbirimizden öğrenerek, dayanışarak bu karanlığı aşacağımızı biliyoruz. Rojava'dan Filistin'e, Afganistan'dan İran'a sınırları aşan kadın mücadelemizle kadınların sesini, sözünü, eylemini çoğaltarak hep birlikte bu karanlığı aşacağız, karanlığa teslim olmayacağız" dedi.
Fotoğraf: Evrensel
İlgili haberler
8 Mart 2026 | İstanbul'da kadınlar savaşa, şiddete ve yoksulluğa karşı sokakta!
İstanbul 8 Mart Kadın Platformunun çağrısıyla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Kadıköy Boğa’da toplanan binlerce kadın, Rıhtım’a doğru yürüyüşe geçti.
8 Mart 2026 | Bölge illerinde kadınlar sokakta: "Jin, jiyan, azadi"
Dersim'den Diyarbakır'a, Antep'ten Urfa'ya bölgenin birçok ilinde kadınlar, "özgürlük, barış ve eşit" bir yaşam için sokağa çıkıyor.
İl il 8 Mart 2026 eylemleri | Kadınlar 8 Mart'ta sokakta
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınlar Türkiye’nin dört bir yanında yürüyüşlerde, mitinglerde, eylemlerde yan yana geliyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























