8 Mart 2026 | Bölge illerinde kadınlar sokakta: "Jin, jiyan, azadi"
Dersim'den Diyarbakır'a, Antep'ten Urfa'ya bölgenin birçok ilinde kadınlar, "özgürlük, barış ve eşit" bir yaşam için sokağa çıkıyor.

Antep


Gaziantep Demokratik Kadın Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Yeşilsu Parkı’ndan Balıklı Meydanı’na yürüdü. Eylemde konuşan EMEP Milletvekili Sevda Karaca, "Bizi yoksulluğa mahkum edenlerden, geleceğimizi çalanlardan alacaklıyız; bu alacakları mücadelemizle tahsil edeceğiz" dedi.

Antep’te kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle Gaziantep Demokratik Kadın Platformu’nun çağrısıyla Yeşilsu Parkı’nda buluştu. “Direnişi miras alan kadınlar; şiddetsiz, sömürüsüz, savaşsız bir yaşamı barış ile örecek!” şiarıyla bir araya gelen yüzlerce kadın, sloganlar eşliğinde Balıklı Meydanı’na yürüdü.

Yürüyüş boyunca sık sık “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadınlar barışta ısrar ediyor”, “Jin, jiyan, azadi”, “Kadın cinayetleri politiktir” ve “Sermayeye ve savaşa değil, kadınlara bütçe” sloganları yükseldi. Eyleme Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca ve DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş da katıldı.

Fotoğraflar: Ekmek ve Gül

Platform adına yapılan açıklamada, emeği ve hakları için direnen işçi kadınlar ile savaşın gölgesinde yaşam mücadelesi veren kadınlar selamlandı.Eylemde söz alan EMEP Milletvekili Sevda Karaca, kadınların birbirinin sözünü ve hayatını tamamladığını belirten Karaca, şunları söyledi: "Bugün burada kahkahamız var; çünkü bu kahkahaların artık kahkaha atamayacak olan kız kardeşlerimizi tamamlayacağını biliyoruz. Bugün buraya öfkemizle geldik. Bu öfkenin İranlı, Rojavalı, Afganistanlı ve Filistinli kız kardeşlerimizin hayatını tamamlayacağını biliyoruz. Bir sınır kenti olan Antep’ten sesleniyoruz: Hayatlarımızı yarım bırakanlardan, kız kardeşlerimizi aramızdan alanlardan savaşlarla geleceğimizi çalmak isteyenlerden bizi yoksulluğa mahkum edip çocuklarımızın geleceğini çalanlardan alacaklıyız. Bu alacakları mücadelemizle tamamlayacağız."

DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş ve Kadın Meclisleri il sözcüsünün konuşmalarının ardından eylem, halaylar ve sloganlar eşliğinde coşkuyla sona erdi.


Dersim 

Dersim'de düzenlenen 8 Mart yürüyüşünde polis, "LGBTİ hakları insan haklarıdır" yazılı dövizi ve Ekmek ve Gül dergisini alana almadı. Kadınlar, "Ekmek de bizim gül de" sözleriyle tepki gösterdi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Dersim Kadın Platformu’nun çağrısıyla kadınlar Sanat Sokağı’nda bir araya gelerek Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü.
Yürüyüş esnasından polis, "LGBTİ hakları insan haklarıdır" yazılı dövizi ve Ekmek ve Gül dergisini alana almadı. Kadınlar, "Ekmek de bizim gül de" sözleriyle tepki gösterdi. Yürüyüşün ardından “Yoksulluğa, eşitsizliğe, şiddete ve savaşa karşı örgütlü mücadeleye” şiarıyla düzenlenen mitingde platform adına BES Dersim Şube Kadın Sekreteri Elif Yıldız konuştu.
Yıldız, Kadınların yoksulluğa, eşitsizliğe, şiddete ve savaşa karşı örgütlü mücadelesini büyütme çağrısı yaptı. Kadınların savaşların, ekonomik krizlerin ve yoksulluğun en ağır sonuçlarını yaşadığını söyleyen Yıldız, kadın emeğinin güvencesiz çalışma ve düşük ücretlerle sömürüldüğüne dikkat çekti. 

"Gülistan Doku 6 yıldır kayıp"
Geçtiğimiz günlerde aynı gün içinde iki kadın ve bir kız çocuğunun hayatını kaybettiğini hatırlatan Yıldız, kadınların evde, işyerinde ve sokakta şiddet tehdidi altında yaşadığını belirtti. Yıldız, cezasızlık politikalarının bu tabloyu derinleştirdiğini ifade ederek Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 6 yıldır kayıp olduğunu hatırlatarak dosyadaki gizlilik kararının kaldırılmasını ve faillerin ortaya çıkarılmasını talep etti.
Dünyanın birçok yerinde kadınların hakları için mücadele ettiğini söyleyen Yıldız; Afganistan, İran ve Rojava’da kadınların baskılara rağmen direndiğini vurguladı. 
"İrade gasbına karşı kadınlar sokakta"

Yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan da "Kadınlar var oldukça mücadele, mücadele var oldukça umut vardır. Katledilen tüm kadınların sesiyiz. Kayyumlar ilk geldiğinde kadın kazanımlarına saldırıdıyorlar. İrademizi gasp ettiler ama buradayız" diye konuştu. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da yaptığı konuşmada, Dersim’de kadınların, topraklarını korumak için, emeğini savunmak için mücadelede yer aldıklarını söyleyerek "İşte Dersim’i Dersim yapan Dersim’in kadınlarıdır" dedi.

LGBTİ hakları insan haklarıdır

Miting alanına İHD Dersim Şubesi’nin "Ne hastalık, ne suç, ne günah! LGBTİ+ hakları insan haklarıdır" yazılı döviz ve gazetemizin aylık kadın dergisi Ekmek ve Gül alınmadı. Dövizin ve Ekmek ve Gül dergisinin alana alınmamasına tepki gösteren Kordu, "Ekmek ve Gül demeye devam edeceğiz. Ekmek de bizim gül de bizim, mücadele de bizim" dedi. 


Diyarbakır
Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) ve Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Diyarbakır'da miting düzenledi. "Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz" şiarıyla gerçekleştirilen buluşma için kadınlar, sabah saatlerinden itibaren Ofis semtinde toplandı.

Soğuk havaya rağmen AZC Plaza önünde bir araya gelen binlerce kadın, Diyarbakır sokaklarını yöresel kıyafetleriyle renk cümbüşüne çevirdi. Kadınlar; AZC Plaza önünde "Niha dema jinê ye" (Şimdi kadın zamanı) ve "Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz" yazılı pankartlarla, erbaneleri ve şarkıları eşliğinde İstasyon Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık "Jin, jiyan, azadî" sloganları atıldı; kadınlar alkış ve zılgıtlarla sokakları coşturdu.

Mitingin gerçekleştirildiği İstasyon Meydanı ise pankartlarla donatıldı. Alanda toplanan kadınlar, miting programı başlamadan önce uzun süre halaylar çekti. 


Elazığ

Elazığ'da kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde yoksulluğa, şiddete, ayrımcılığa, savaşa ve güvencesizliğe karşı sokaklara çıktı. Elazığ Kadın Platformu’nun çağrısıyla PTT Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, halaylar eşliğinde sloganlar attı.
Gazi Caddesi’nden Öğretmenevi önüne yürüyen kadınlar "Kadın cinayetleri politiktir", "Jin jiyan azadî", "Asla yalnız yürümeyeceksin" sloganları attı. Öğretmenevi önünde platform adına basın açıklamasını Esin Coşkun okudu. Coşkun, Temel Conta, Digel Tekstil, Şık Makas ve Migros Depo direnişlerindeki emekçi kadınların yanı sıra Gazze, Rojava, Ukrayna, İran ve Afganistan’da savaş koşullarında yaşam mücadelesi veren kadınlara selam gönderdi.
Türkiye’de kadın işsizliğinin yüzde 45’lere ulaştığını belirten Coşkun, yoksulluk nedeniyle yüz binlerce kız çocuğunun eğitimden mahrum bırakıldığını söyledi. Eğitim politikalarındaki değişikliklerle laik ve bilimsel eğitimin aşındırıldığını ifade eden Coşkun, çocuklara küçük yaşlardan itibaren cinsiyetçi iş bölümünün dayatıldığını dile getirdi.
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında 77 bin 715 kız çocuğunun çocuk işçi olarak çalıştırıldığını belirten Coşkun, bu durumun çocukları ucuz iş gücü haline getirdiğini ve istismar riskini artırdığını söyledi.
İş Sağlığı ve Güvenliği verilerine göre iş cinayetlerinde 13 kız çocuğunun yaşamını yitirdiğini aktaran Coşkun, Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik yangınında üçü çocuk yedi işçinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

"Kadın cinayetleri sistematik"
Kadın cinayetlerine de değinen Coşkun, Türkiye’de günde ortalama üç kadının öldürüldüğünü belirtti. 2026’nın ilk ayında 22 kadının öldürüldüğünü, 14 kadının ölümünün ise “şüpheli” olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.
İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ve 6284 sayılı yasanın etkisizleştirilmesinin kadınları korumasız bıraktığını söyleyen Coşkun, iktidarın ve gerici-milliyetçi ittifakın kadın ve LGBTİ'leri hedef alan söylemlerin yaygınlaştırdığını dile getirdi.
"Laiklik kadınların yaşam güvencesidir"
Laikliğin kadınların eşitlik ve yaşam güvencesi olduğunu vurgulayan Coşkun, devlet ve hukukun dinselleştirilmesinin patriyarkal düzeni güçlendirdiğini söyledi.
"Kutsal aile" söylemiyle kadın emeğinin görünmez ve karşılıksız hale getirilmeye çalışıldığını belirten Coşkun, laikliği savunmanın aynı zamanda kadınların ekonomik ve toplumsal özgürlüğünü savunmak anlamına geldiğini ifade etti.
Son günlerde yaşanan kadın cinayetlerini hatırlatan Coşkun, Fatma Nur öğretmenin görev yaptığı okulda öğrencisi tarafından öldürüldüğünü, Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızının ise eski eşi tarafından katledildiğini söyledi.
Basın açıklaması "Yaşasın örgütlü kadın mücadelemiz, yaşasın kadın dayanışması" sloganıyla sona erdi. Kadınlar, sloganlarını ve dileklerini yazdıkları balonları gökyüzüne bıraktı.

Fotoğraflar: Ekmek ve Gül



Van 

Van'da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde hava koşullarının uygun olmaması nedeniyle Villa Park Düğün Salonu'nda gerçekleştirildi. TJA çağrısıyla yapılan etkinliğe olumsuz hava koşullarına rağmen kadınların yoğun katılımı oldu. Pervin Buldan'ın katıldığı kutlamada "Jin, Jiyan, Azadi" sloganı ön plandaydı. Yapılan konuşmalarda ve hazırlanan dövizlerde Rojin Kabaiş'e adalet çağrısı yapıldı.




Malatya

Malatya Demokratik Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde bir yürüyüş düzenledi. Paşaköşkü Mahallesi Su Deposu önünde toplanan kitle, Emeksiz Üst Kavşağı'na kadar yürüdü. Kitle sık sık "Jin, Jiyan, Azadi/ Kadın, Yaşam, Özgürlük", "Yasaklar Sizin Mücadele Bizimdir", "Katil ABD Ortadoğu'dan Defol", "Kadınlar Savaş İstemiyor" sloganlarını attı ve kadınlardan oluşan erbane grubu erbanelerini çalarak şarkı söyledi. Emeksiz Üst Kavşağı'nda yapılan basın açıklamasında açıklama metnini Eğitim Sen Malatya Şubesi Kadın Sekreteri Aysun Güngör, DEM Parti Malatya Şubesi Eşbaşkanı Nurhayat Şimşek ve SOL Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Seda Uçar okudu.


Neoliberal politikaların en çok kadınları etkilediğinden bahsedilen açıklamada, "Kadınlar sermayenin çıkarına ucuz işgücü olarak düşük ücret, yarı haklar ile emek pazarına dâhil edilmeye çalışılırken, devletin kamu hizmetlerini tasfiyesini 'iş ve aile uyumunu sağlama' gibi bir kılıfa sokması en çok bize, kadınlara zarar veriyor. Esnek, kısmi/yarı zamanlı ve evden çalışma bir seçenekmiş gibi sunuluyor" denildi.

Dünyada ve bölgede devam eden savaşların ekonomik ve toplumsal krizleri derinleştirdiğine; emekçilerin, halkların ve kadınların içinde bulunduğu şartların daha da ağırlaştığına değinildi. ABD–İsrail’in İran’a yönelik saldırısının kınandığı açıklamada, "Bu saldırı, bölgeyi yeniden dizayn etme, enerji kaynaklarını ve jeopolitik alanı kontrol altına alma hedefinin bir parçasıdır. İran’daki baskıcı ve antidemokratik rejim emperyalist müdahaleye gerekçe olamaz; emperyalizm halklara özgürlük değil bağımlılık ve yoksulluk getirir. Savaş ve işgal politikalarını reddediyor, barıştan ve halkların birleşik mücadelesinden yana olduğumuzu vurguluyoruz" denildi.

Son olarak, "Örgütlenerek bir öz güce ulaşan kadınlar olarak, birbirimizden öğrenerek, dayanışarak bu karanlığı aşacağımızı biliyoruz. Rojava'dan Filistin'e, Afganistan'dan İran'a sınırları aşan kadın mücadelemizle kadınların sesini, sözünü, eylemini çoğaltarak hep birlikte bu karanlığı aşacağız, karanlığa teslim olmayacağız" ifadeleri kullanılarak açıklama sonlandırıldı. Açıklama sonrası kadınlar şarkılar söyleyerek halay çekti.

Fotoğraflar: Kıvılcım Eftelya/Ekmek ve Gül

Dikili

Fotoğraf: Evrensel

Bülent Ecevit Meydanı'nda toplanan Dikili Kadın Platformu, "Şiddetsiz, Sömürüsüz, Eşit, Özgür, Barıştan Yana Bir Yaşam İçin Mücadelede Kararlıyız" pankartı ile Atatürk Meydanı'na yürüdü.

Burada yapılan basın açıklamasını Emine Yapar Sanal, Gülkiraz Doğan, Şirin Ulusoy ve Cemile Çakır okudu.

Açıklamada, dünyada ve bölgede devam eden savaşlarla emekçilerin, halkların ve kadınların içinde bulunduğu şartların daha da ağırlaştığına dikkat çekildi.

Açıklamada, "Rojava'dan Filistin'e, Afganistan'dan İran'a sınırları aşan kadın mücadelemizle kadınların sesini, sözünü, eylemini çoğaltarak hep birlikte bu karanlığı aşacağız, karanlığa teslim olmayacağız" denildi.

Açıklamada ayrıca, MESEM projelerinde 77 bin 715 kız çocuğunun, çocuk işçi olarak hem ucuz işgücü hem de her türlü tacize ve istismara açık sermayenin emrine verildiğine dikkat çekilerek, "Bu sistemin getirdiği can yakıcı sonuçlardan birini de TBMM’de gördük. Stajyer öğrencileri istismar edenler serbest bırakıldı" denildi.

Yine 2026'nın ilk iki ayında 70 kadının öldürüldüğü ifade edilerek, "Dikili Kadın Platformu olarak geçmişten bugüne, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesi uğruna hayatını kaybeden işçi kadınların mücadelelerini selamlıyoruz. Ayrımcılığa, şiddete, eşitsizliğe, sömürüye, baskılara, savaşlara, otoriterliğe karşı sesimizi yükseltiyor; dünden aldığımız güçle tüm kadınları örgütlü mücadeleye çağırıyoruz" denildi.


Editörden