8 Mart 2026| Çukurova ve Akdeniz'de kadınlar sokakta
Mersin'de, Adana'da ve Antalya'da kadınlar hakları ve hayatları için sokağa çıkıyor...
Mersin

Mersin’de kadınlar Emek Partisi’nin çağrısıyla Özgür Çocuk Parkında bir araya gelerek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde basın açıklaması yaptı. Mersin Emek ve Demokrasi Güçlerinin de destek verdiği açıklamayı EMEP’li Kadınlar adına Seher Peşmen okudu.

Peşmen kadınların hayatının yoksullukla, eşitsizlikle, şiddetle, savaşla kuşatıldığını, söyleyerek "Bu ülkede biz kadınlar olarak bu kuşatmanın ne demek olduğunu gayet iyi biliyoruz! Çalıştığı okulda öldürülen Fatmanur'dan, 'Başıma bir şey gelirse intihar demeyin' diyerek istismara uğrayan kızı için adalet mücadelesi verirken öldürülen Fatma Nur ve kızı Hifa İkra’dan biliyoruz. Kalp krizi geçirdi denerek ölümünün üstü örtülmek istenen Bahar Taş'tan biliyoruz. İran’da okulda bombalanan kız çocuklarından, Filistin’de açlıktan ölen bebeklerden, Afganistan’da kadınların gözlerinin bile artık görünmesinin yasaklanmasından, Rojavalı kadınların saç örgülerinden, Epstein belgelerinde kodlanan çocuklardan, iş cinayetlerinde ölen arkadaşlarımızdan, ustabaşının, patronun taciziyle sınanmaktan biliyoruz. Akdeniz’de, Toroslar’da sokak arasında kötü çalışma koşullarında, düşük ücretle, sigortasız çalışan tekstil işçisi kadınlardan biliyoruz" dedi.

"Sömürüye karşı kadınlar burada"

Peşmen sözlerine, "Yoksulluk, işsizlik, iş cinayetleri, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, adaletsizlik, çürüme, kumar, uyuşturucu, taciz, cezasızlık, savaş, katliam, kırım, yıkım… Bu düzenin sahipleri ve temsilcileri çıkarları için birleşmiş durumda… Onlar azınlık. Bu düzenin yarattığı karanlığın yükünü çeken kadınlar ise çoğunluk. Onlar bir tarafta. Biz bir tarafta. Bir avuç azınlığın sömürü, şiddet, savaş ve zorbalık düzenine karşı 'Mücadelemiz var' diyen kadınlar bu 8 Mart’ta her alanda sesini büyütmeli, birleştirmelidir" diye devam etti.

Açıklama sırasında kadınlar sık sık "Jin, jiyan, azadî", "Eşit işe eşit ücret", "Yaşasın 8 Mart" sloganları attı.

Adana

Adana’da kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Cevat Yurdakul Caddesi’nden Uğur Mumcu Meydanı’na yürüyerek ekonomik kriz, artan bakım yükü ve kadınlara yönelik şiddete karşı taleplerini dile getirdi. 

LGBTİ bayrağına suç dayatması

Yürüyüşün ardından alanda LGBTİ bayrağı açmak isteyen kadınlar ve LGBTİ bireylere polis müdahale etmek istedi. Polis, LGBTİ bayrağının “yasa dışı” olduğunu iddia ederek bayrağın kendilerine verilmesini istedi ve bayrağın açıldığı noktadan ayrılmadı. Bunun üzerine kadınlar ve LGBTİ bireyler oturma eylemi yaparak polis tutumunu protesto etti. Tepkilerin büyümesi üzerine polis alandan çekildi.

“Kadınlar savaşa karşı”

Kadınlar yürüyüş boyunca güvencesiz ve düşük ücretli çalışmaya son verilmesini, eşit işe eşit ücret hakkının uygulanmasını, kadın cinayetlerine karşı etkin önlemler alınmasını ve İstanbul Sözleşmesi ile 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun etkin biçimde uygulanmasını talep etti. Kortejde ayrıca İran’daki kadın mücadelesi, Rojava’ya yönelik saldırılar ve Afganistan’daki baskı politikalarına karşı barış ve dayanışma çağrısı yapıldı. Kadınlar NATO’dan çıkma ve İncirlik Üssü ve Tüm NATO Üslerinin kapatılmasını istedi. 

10 Ekim Barış Derneği de 10 Ekim katliamında kamu görevlilerinin yargılanması ve katliamın siyasi sorumlularının hesap vermesi talebi ile alanda yerini aldı. 

“Güvenceli iş ve ücretsiz kreş”

Yürüyüşün ardından kadın platformu adına basın açıklamasını Sevil Aracı okudu. Aracı, “Amerikalı kadın işçilerin yaktığı mücadele ateşini büyüterek bugün yine alanlardayız. Eşitlik, özgürlük ve emeğimize sahip çıkmak için buradayız” dedi.

Kadınların çoğunlukla güvencesiz, esnek ve düşük ücretli işlerde çalıştırıldığını belirten Aracı, bakım emeğinin büyük ölçüde kadınların omzuna bırakıldığını söyledi. Kamusal hizmetlerin daraltılmasıyla oluşan boşluğun kadınların ücretsiz emeğiyle doldurulduğunu ifade eden Aracı, “Annelik, fedakârlık ve vicdan gibi kavramlar öne çıkarılarak bakım yükü kadınların sırtına yükleniyor” dedi.

Yarı zamanlı çalışma modellerinin kadınların emeklilik ve kıdem haklarını zayıflattığını belirten Aracı, işyerlerinde ücretsiz kreş açılmasının zorunlu hale getirilmesini istedi.

2025 yılında 391 kadının, 2026’nın ilk iki ayında ise 44 kadının öldürüldüğünü belirten Aracı, cezasızlık politikalarının failleri cesaretlendirdiğini ifade etti. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmamasının kadınları korumasız bıraktığını söyleyen Aracı, kadınların kazanılmış haklarının gerici politikalarla hedef alındığını ve kadın ile LGBTİ düşmanlığının siyaset ve medya aracılığıyla yaygınlaştırıldığını dile getirdi.

“Yoksulluk kız çocuklarını eğitimden koparıyor”

Türkiye’de kadın işsizliğinin yüzde 45’lere ulaştığını söyleyen Aracı, yoksulluk nedeniyle yüz binlerce kız çocuğunun eğitimden koparıldığını belirtti. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çok sayıda kız çocuğunun ucuz işgücü olarak çalıştırıldığını ifade eden Aracı, bunun çocukları taciz ve istismara açık hale getirdiğini vurguladı.

Savaş ve çatışmaların kadınlara etkisi

Dünya genelinde devam eden savaş ve çatışmaların kadınların yaşamını daha da zorlaştırdığına dikkat çeken Aracı, Afganistan’da kız çocuklarının eğitim hakkının yasaklanması ve Rojava’daki kadın kazanımlarına yönelik saldırıların kadınları doğrudan hedef aldığını söyledi. Aracı, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan kadınlarla dayanışma içinde olduklarını belirterek özgürlük ve barış mücadelesini büyütme çağrısı yaptı.

DEM Parti Milletvekili Perihan Koca: “Kadınların tek dayanağı örgütlü mücadele”

Yürüyüşün ardından alanda konuşan Perihan Koca, kadınların eşitlik, adalet, özgürlük ve barış talepleriyle 8 Mart’ta dünyanın dört bir yanında sokaklarda olduğunu söyledi. Kadınların yalnızca Türkiye’de değil dünyanın pek çok yerinde mücadele verdiğini belirten Koca, “Bizler bugün eşitlik için, adalet için, özgürlük için, barış için, ekmek için ve laiklik için sokaklardayız. Meydanlardayız, gecelerdeyiz, emeğin üretildiği her yerdeyiz” dedi.

Hatay

İskenderun Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için Anıt önünde açıklama yaptı. "Savaşa hayır, barış hemen şimdi", "Kadın cinayetleri politiktir'"sloganları atan kadınlar geçtiğimiz günlerde Fatma Nur isimli iki kadının ölümünü hatırlattı. Açıklamada, "Fatma Nur Çelik ve kızının şaibeli ölümü, İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca çekilen iktidarın, 6284 sayılı kadına şiddetin önlenmesi yasası dâhil mevcut yasaları etkili uygulamamasının, eşitlik ve laiklik karşıtı söylemlerinin ve cezasızlık politikasının sonucudur. Şiddete dur demek için acil eylem planı yapılmalı ve uygulanmalıdır" dendi.


Antalya

Antalya Kadın Platformu tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği, Aydın Kanza Parkı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na yapılan yürüyüş ve ardından gerçekleştirilen coşkulu bir mitingle kutlandı.

Düzenlenen yürüyüş öncesinde, DEM Parti tarafından hazırlanan pankartta yer alan “8” rakamının saç örgüsü biçiminde tasarlanması, polis ekipleri tarafından "terörle ilişkilendirme" bahanesiyle engellendi. Saç örgüsü figürünün alana alınmamasına kadınlar sert tepki gösterdi. Engelleme girişimlerine rağmen kadınlar, taleplerini haykırmaktan vazgeçmedi.

Cumhuriyet Meydanı’nda Türkçe ve Kürtçe okunan ortak metnin ardından, etkinlik müzikler ve halaylar eşliğinde coşkuyla sona erdi.


Alanya

Alanya da kadınlar merkez PTT önünde buluşarak anıt meydanına kadar yürüdü. 

Silifke

Mersin’in Silifke ilçesinde KESK, Eğitim-İş, CHP Kadın Kolları, 29 Ekim Cumhuriyet Kadınları Derneği, Silifke Alevi Kültür Derneği ve Silifke Motorlu Kadınlar Kulübü’nün çağrısıyla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingi düzenlendi. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı etkinlikte kadınlar eşitlik, özgürlük ve şiddetsiz bir yaşam talebini dile getirdi.

Silifke Diş Hastanesi önünde toplanan kitle, sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçerek Silifke Anıt Meydanı’nda miting gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca “Yaşasın kadın emeği”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” sloganları atıldı. Katılımcılar “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Dayanışma ve Mücadele Günü”, “Eşit ve şiddetsiz yaşam hakkı” yazılı pankart ve dövizler taşıdı.



Fotoğraf: Ekmek ve Gül


Editörden