8 Mart 2026 | Ankara’da 8 Mart yürüyüşü: Kadın dayanışmasıyla korku duvarlarını yıkacağız
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Ankara’da kadınlar Yüksel Caddesi’nden Sakarya Caddesi’ne yürüyerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Ankara’da kadınlar Yüksel Caddesi’nden Sakarya Caddesi’ne yürüyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde kadınlar, erkek şiddetine, eşitsizliğe ve iktidarın kadın politikalarına karşı mücadele vurgusu yaptı. Açıklama sırasında “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Kadınlar kazanacak, hayat kazanacak, özgürlük kazanacak” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atıldı.

Ankara Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Eylül Soyluoğlu ve İrem Hazal Kelleci, kadınların baskılara rağmen mücadeleden vazgeçmeyeceğini belirterek, “Bu baskılar bizi durduramaz. Bizler kurduğunuz korku duvarlarını kadın dayanışmasıyla yıkmaya devam edeceğiz. Saç örgüsünden suç üreten, toplumu kutuplaştıran erkek siyasetine karşı alımızla morumuzla, her ilmeğine barışı ve umudu işlediğimiz saç örgülerimizle buradayız. Alanlarda, meydanlarda ve sokaklarda dayanışmamızı ve özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’de kadınların temel demokratik haklarının gasbedildiği açıklamada, kadınların iradesinin yok sayıldığını ifade ederek kayyım uygulamalarına ve yargı politikalarına tepki gösterdi. Kadına yönelik şiddete karşı 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi talebini yineledikleri ifade edildi.

Açıklamada, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine de dikkat çekilerek, “Kadınların yaşam hakkını korumayan, şiddeti önlemeyen ve failleri açığa çıkarmayan cezasızlık düzeni erkek şiddetini büyütüyor. Rojin Kabaiş ve Bahar Taş için adalet aramaktan vazgeçmeyeceğiz” dendi.

Kadınlara yönelik saldırıların LGBTİ’lere karşı yürütülen nefret politikalarıyla birlikte ele alındığını belirterek, “LGBTİ+’ları kriminalize eden, varoluşlarını yasaklarla bastırmaya çalışan politikalar yalnızca bir kesimi değil toplumun tamamını hedef alıyor” dedi.

İktidarın 2025’i “Aile Yılı” ilan etmesini, bunun kadınları kamusal yaşamdan uzaklaştırma politikasının parçası olduğu ifade edilen açıklamada, “Kadınları en çok öldürüldükleri yere hapsetmek isteyen bu anlayışa karşı söylüyoruz: Biz aile değil kadınız. Hayatlarımız da haklarımız da bizimdir” dedi.

Kadın emeğinin güvencesiz ve düşük ücretli çalışmaya mahkûm edildiğini belirtilerek, eşit işe eşit ücret, ücretsiz ve nitelikli kreş hakkı ile bakım yükünün toplumsallaştırılması taleplerini de dile getirildi.

Fotoğraflar: Ekmek ve Gül


Editörden