MESS grup sözleşmesi; kapsadığı iş yerlerinde çalışan işçi sayısı dikkate alındığında sonuçları itibariyle özel sektörde genel ücret seviyesinin belirlenmesi kadar hakların korunup, geliştirilmesi açısından da belirleyici bir öneme sahip. Hal böyle olunca artısıyla eksisiyle tartışılması, sonuçlar çıkarılması elzem hale geliyor.
MESS grup sözleşmesi yaklaşık 18 bini kadın, 150 bini aşkın işçi ve ailesini doğrudan ilgilendiriyor. Bu dönem MESS grup sözleşmesinin hayli çetin geçeceği; hükümetin orta vadeli programını, bu programın “ücretlerin baskılanması ve esnek çalışmanın yaygınlaştırılması” şeklinde özetlenebilecek hedeflerini kendilerine dayanak eden patronların masayı baskılayacakları kimse için sır değildi. Nitekim öyle de oldu, ücret zam talebini yüzde 10 ile açan metal patronları, kadın işçilerin süt izni gibi kazanılmış haklarını bile masaya yatırmakta beis görmediler.
Metal patronlarının masayı baskılamak üzere yaptığı hamleler sözleşme görüşmelerinden aylar önce başladı. 2025 yılı başlarında işkolunda çalışan binlerce işçi “sektörel kriz, üretimde daralma” gerekçesiyle işten atıldı. Bu yolla amaçlanan ortalama saat ücretlerini düşürmek, tehdit ile işçileri sindirmekti. Elbette ki sendikal bürokraside de amaçlananın etkili olmasında devreye sokuldu, daha toplu iş sözleşmesi taslakları hazırlanmadan “Aman işimizi koruyalım” argümanı fabrikalarda yayılmaya başlandı.
Türk Metal, MESS sözleşmesi kapsamında 196 iş yerinde çalışan 140 bin 722 işçiyi temsil ediyor. Bu işçilerin 17 bini kadın. Türk Metal üye sayısının fazlalığı, uluslararası ve yerli tekellere ait fabrikalarda örgütlü olması nedeniyle MESS sözleşmesinde belirleyici. 17 bin kadın işçiyi temsil eden bir sendikanın kadınların özgün taleplerinin sözleşme ile güvence altına alınması konusunda etkili olması beklenir değil mi? Ancak, Türk Metal’in örgütlü olduğu fabrikalarda, üstelik kadın komisyonları da varken kadın işçilerin sözleşme taslakları hazırlanırken kendi özgün taleplerini gündem etmesi mümkün olmuyor. Komisyonlar, kağıt üzerinde kalıyor.
Bu dönem de Türk Metal sözleşme taslakları hazırlanırken örgütlü olduğu fabrikalarda şıklı sorulu anketler yaptı. Kadın işçilere rağmen hazırlanan taslak yine işçilerin onayını alınmadan MESS’e sunuldu. Kadın işçilerin “Bu taslak taleplerimizi yansıtmıyor, yenilensin” talebi görmezden gelindi.
Önümüzdeki dönem; yoksulluğa mahkum olmayacak bir TİS sürecinin nasıl işletileceği, sendikal bürokrasiye rağmen işçilerin kendi talepleri için nasıl yan yana gelip, birlikte mücadele edeceği gibi sorular kadın işçiler arasında da çokça tartışılacak gibi görünüyor.
MESS grup sözleşmesinde işçiler adına etkili taraflardan biri de Birleşik Metal-iş Sendikası. Birleşik Metal 34 işletmede 11 bin işçi adına MESS ile masaya oturuyor ve temsil ettiği işçilerin yaklaşık 500’ü kadın. Birleşik Metal taslak hazırlık sürecinde her fabrikadan taslak önerilerini alarak, kadın işçileri sürece dahil ederek diğer sendikalardan ayrışıyor. Ancak, mücadele sadece Birleşik Metal üyeleri ile sınırlı kaldıkça; diğer sendikalara üye metal işçilerini de kucaklayacak, onlarla talepleri ve mücadeleyi ortaklaştıracak şekilde gelişmeyince; bunun yol ve yöntemleri zorlanmadıkça bu çemberin dışına çıkılamıyor ve insanca yaşayacak ücret bir slogan olmanın ötesine geçemiyor.
ILO 190 sözleşmede
Bu dönem MESS grup sözleşmesinde kadın işçiler açısından bir ilk yaşanarak, sözleşmenin “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Sonlandırılması” başlıklı 77. Maddesi; Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 190 Sayılı Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi ve 206 Sayılı Tavsiye Kararına atıfla yeniden düzenlendi. Sözleşmeye yeni bir paragraf eklenerek madde “işveren, iş yerinde toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve tacizi önlemek için, ILO 190 Sayılı Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesini ve 206 Sayılı Tavsiye Kararını kendi politikalarına veya bağlı bulunduğu grup şirketinin politikalarına uygun olacak şekilde referans alan iş yeri politikası ve prosedürü geliştirmeyi hedefler” şeklinde düzenlendi. Sözleşmenin “olumsuz eylemlere ilişkin düzenlemeler” başlıklı maddesi de yeniden düzenlenerek ev içi şiddete maruz kalan kadın işçilerin korunmasına yönelik kimi düzenlemelere yer verildi.
MESS grup sözleşmesinde çalışma yaşamında şiddet ve tacizi ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası sözleşmelere dayanan bir politika ve prosedür belgesinin geliştirilmesi hedefinin yer alması oldukça önemli. Ancak iş yerlerinde bu politika ve prosedür belgesinin hazırlanmasında ve hayata geçirilmesinde işçi kadınların parçası olduğu bir sürecin işletilmesi önemli. 18 bine yakın kadın işçinin merkezinde olduğu; kapsamını, ilkelerini, koruma ve önleme mekanizmalarını, şiddetin tanımlanma biçimini, soruşturma mekanizmalarını ve işleyişini, disiplin kurullarının yeniden ve ne şekilde düzenleneceğini yani her bir başlığı birlikte tartışıp, öznesi olması gerekiyor. Bu sözleşme maddesini ete kemiğe büründürecek olan şey de bu olur.
İşçinin hakkı işçiden saklanıyor
Üç işçi sendikasının aynı sözleşmeye imza atmasına, kadın işçileri doğrudan ilgilendiren bu maddede hepsinin imzası olmasına rağmen, Birleşik Metal-iş Sendikası bu maddeyi üyeleri ve kamuoyu ile paylaşırken diğer iki sendikanın kulağının üstüne yatması manidar! Kadın işçilerin kendisi için harekete geçmesini zorunlu kılan hallerden biri de bu: İşçilere sorulmadan imzalanan sözleşmenin kendilerinden bir sır gibi saklanması, TİS kitapçıklarının işçilere asla dağıtılmaması.
2025-2027 metal grup sözleşmesi bir kez daha gösterdi ki metal işçisi kadınlar; fabrikalarda bölüm bölüm yan yana gelmezse, kendi birliğini kurmazsa, kendi taleplerini belirlemezse, bu talepler için harekete geçmezse insanca yaşayacak ücret ve çalışma koşullarına, şiddete ve tacize son verilecek bir çalışma yaşamına erişemeyecek. İşçi kadınların tek güvencesi örgütlü mücadelesi.
Görsel: Canva Pro yapay zeka
İlgili haberler
MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecinde durum ne? | BMİS Avukatı Olcay Korkmaz ile konuştuk
150 bin metal işçisinin geçim ve çalışma koşullarını ilgilendiren MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecinin kadınlar açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğini BMİS avukatı Olcay Korkmaz ile konuştuk
MESS kadın işçilerin süt izni hakkını engelleme niyetinde
Türk Metal ile MESS arasındaki grup toplu iş sözleşmesi toplantısında MESS, süt izninin gaspı, deneme süresinin artırılması, sağlığı bozulan işçinin işsiz kalması gibi talepleri dile getirdi.
Metalde işçi kadınlar, MESS’te talepleri görünmez
Şimşek programının dayattığı, aile yılının pekiştirdiği ve kadın işçinin emeğinin gittikçe değersizleştiği, taleplerinin görünmezleştiği bu memleket tablosunda MESS görüşmeleri devam ediyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























