'Her işi yaptırırız' anlayışına karşı mücadele büyümeli
Sağlık alanında çalışan işçilere yönelik 'İstediğimiz her işi yaptırabiliriz' yaklaşımı, hem halkın nitelikli sağlık hizmetine erişimini engelliyor hem de sağlık emekçilerinin verimli ve güvenli çalış

Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde çalışan on binlerce işçi, yıllardır çözülemeyen meslek kodu ve görev tanımı sorunları nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşıyor. İşçilerin fiilen yaptıkları işler ile istihdam edildikleri kadroların farklı olması; meslek hastalıklarından iş güvencesizliğine, hak kayıplarından sağlık hizmetinin niteliğinin düşmesine birçok sorunu beraberinde getiriyor. 

Bu durumun en ağır örneklerinden birini İstanbul Anadolu Yakası'nın köklü devlet hastanelerinden birinde çalışan kadın bir işçi arkadaşımız yaşıyor. Yardımcı sağlık personeli olan, İŞKUR üzerinden işe başlamış ve çalışma yaşamı boyunca da farklı birimlerde görevlendirilmiş bu arkadaşımız, kadrosu ve mesleği uyumlu olmasına rağmen, görev tanımlarındaki belirsizlik nedeniyle sürekli angarya işlere zorlanmış. Hâlâ da yaşadığı sorunlar kesintisiz sürüyor. 

Hamileliğinin ilerleyen dönemlerini yaşayan arkadaşımız, daha önce görev yaptığı ve çalışma koşulları açısından uygun olan birime geçmek istiyor. Elinde gerekli görevlendirme yazısı da var. Ama buna rağmen, süreç hastane yönetimi tarafından mobbing sürecine dönüştürülmüş durumda. 

İşçi arkadaşımız, görev tanımı gereği çalıştığı cerrahi bölümün temizliğini yapmakla yükümlü olmadığını söylüyor. Buna karşılık hastane yönetimi, klinik destek personelinin de temizlik yapmak zorunda olduğunu, hamile olsa dahi bu görevi yerine getirmesi gerektiğini ileri sürerek izinler başta olmak üzere birçok konuda kendisine zorluk çıkarmaya devam ediyor.

Oysa yapılması gereken çok açık: Temizlik kadrolarında yeterli personel istihdam etmek, tüm çalışanların görev tanımları ve görevlendirme yazılarını açık ve net biçimde belirlemek. Aksi halde işçiler hastane yönetimleri angarya çalışma düzenini sürdürüyor.

Yapılan keyfi görevlendirmeler nedeniyle temizlik personeline hasta taşıma görevi veriliyor; ameliyathane, radyoloji ve polikliniklerde çalıştırılan işçilere, gerekli eğitimleri bulunmamasına rağmen tıbbi atık işleri yaptırılıyor. Bu durum işçileri hem hukuki sorumluluklarla hem de ciddi enfeksiyon ve iş sağlığı riskleriyle karşı karşıya bırakıyor.

Halkın sağlık hizmetine erişimi olumsuz etkileniyor

Her gün binlerce insanın hizmet aldığı şehir hastaneleri ve devlet hastanelerinin perde arkasında yaşanan gerçek budur. Yetersiz personelle çok iş yaptırılmasının yarattığı riskler yalnızca sağlık emekçilerini değil, doğrudan halkın güvenli ve nitelikli sağlık hizmetine erişimini de tehdit etmektedir. 

Personel ve bütçe yetersizliğini gerekçe gösteren hastane yönetimleri ve Sağlık Bakanlığı da bu kapsamda sorumluluktan kaçamaz. "Yetersiz personel var, yöneticinin verdiği her görev yapılır" anlayışı, kamu hizmetini kölece bir çalışma düzenine dönüştürüyor. İşçilere "İstediğimiz her işi yaptırabiliriz" diyerek yaklaşan idareciler, hem halkın nitelikli sağlık hizmetine erişimini engelliyor hem de sağlık emekçilerinin verimli ve güvenli çalışma koşullarının önündeki engellerden biri haline geliyor. 

Sağlık emekçileri angarya değil, insanca çalışma koşulları istiyor. Görev tanımlarının netleştiği, meslek kodlarının fiili işe uygun hale getirildiği, yeterli personelin istihdam edildiği bir sağlık sistemi hem çalışanların hem de halkın ortak hakkıdır.

Fotoğraf: Evrensel


Editörden