2012 tarihinde Sosyal Bilgiler öğretmenliğinden mezun olduktan sonra 12 yıl devlet okullarında ücretli öğretmenlik yaptım. Topluma fayda sağlamak için öğretmenlik mesleğini seçtiğimde nihai hedefim, devlet okullarında çalışarak ülkemin iyi oluşunu sağlayacak olan nitelikli, aydın zihinli öğrenciler yetiştirmekti.
Bu ideali gerçekleştirmek için kapitalist sistemin bana sunduğu iki yol vardı: ya KPSS ile atanmak ya da ücretli öğretmenlik yapmak. Uzun yıllar hem ücretli öğretmenlik yapıp hem KPSS’ye çalışmama rağmen ben de medyada çoğu kez haberi yapılan öğretmenler gibi atanamayan öğretmenlerden olmuştum. Kendi mesleğimi kendi idealim doğrultusunda icra etmenin tek yolu olarak ücretli öğretmenlik kalmıştı. Başlangıç hikayemdeki toplumu “kurtarma” hevesiyle işe başlarken aradan yıllar geçmiş, ben 33 yaşında olan bir birey olarak toplumu kurtarmayı bırak, henüz kendi yaşamını idame ettirmekte zorlanan bir birey haline gelmiştim.
Benim bu dünya düzenindeki varlığım; asgari ücretin dahi altında, hiçbir özlük hakkı olmadan, mesleğimi icra etmemin müdürlerin iki dudağı arasına bağlı olduğu bir çalışma modeli üzerine konumlanmıştı. Düşünün ki bir devlet; vatandaşını çalıştırıp sigortasını kaçak olarak yarım yatırıyor, düşünün ki bir devlet vatandaşını asgari ücretin altında çalıştırıyor, düşünün ki bir devlet vatandaşının mutsuz bir ruh haline sahip olmasına doğrudan sebep oluyor.
Peki, neden ücretli öğretmenlik denilen bir istihdam modeli ülkemizde söz konusu? Aslında toplumda çokça söylendiği gibi ücretli öğretmenlik olgusu, ülkede öğretmenlik mezunu insan sayısının fazla olması veya öğretmen açığının olmamasına ilişkin bir durum mu? Şu an 71 bin 757 civarında ücretli öğretmen devlet okullarında çalışıyor. Demek ki öğretmen açığı var. MEB’in bu öğretmen açığını; ucuz emek gücü sömürüsü olarak gördüğü ücretli öğretmenlik sistemi üzerinden gidermeye çalışmayı tercih ettiği ortadadır. Türkiye’de devletin mali programlarının dayattığı esnek, güvencesiz çalışma birçok kesim ve öğretmenleri de etkiliyor.
Fotoğraf: Unsplush
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















