Sevda Karaca işçi kadınlarla birlikte Meclisten seslendi: 'Yalnız değiliz, mücadelemiz var'
EMEP Milletvekili Sevda Karaca ve kadın işçiler 8 Mart vesilesiyle Mecliste basın toplantısı yaptı. Karaca kadın işçilerin yaşadıklarını dile getirirken öldürülen iki Fatma Nur Çelik'i de gündem etti.

Emek Partisi’nin çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanında devam eden grev ve direnişlerden kadın işçiler, Mecliste bir araya geldi. Kadınlar buluşmanın ardından basın toplantısı düzenleyerek “Yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı mücadelemiz var” dedi.

'Kadın sömürüsünün arkasında saray iktidarı var'

Buluşmaya Digel Tekstil, Şık Makas, Tapeten Mensucat, Smart Solar ve GM Teknik işçilerinin yanı sıra Kayseri’den Sağlık-İş üyesi emekçi kadınlar katıldı. Ayrıca Eski Almer Tekstil ve Eski Nova Kalıp işçisi kadınlar da buluşmada yer aldı. Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca’nın yanı sıra EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ve Emek Gençliği MYK üyesi Bilgesu Kiper de buluşmada yer aldı.

Kadın işçi buluşmasının ardından Mecliste basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan EMEP Milletvekili Sevda Karaca “Bu ülkede patronlar, kadın işçilere köle muamelesi yapıyorlar. Çünkü arkalarında devlet gücü var. Valileri, belediye başkanları, yargıçları, bürokratları var. Ama her şeyden önemlisi bu işlerin arkasında saray iktidarı var. Saray iktidarı ortaya koyduğu yoksulluk ve sömürü programıyla özellikle kadınların eşitsizliğinden faydalanarak, daha fazla sömürmenin yollarını patronlara açıyorlar” dedi.

Kadınların yoksullaştırma, sömürü ve şiddete rağmen kadınların örgütlenmekten vazgeçmediğine vurgu yapan Karaca kadın işçilerin, işçi sınıfının bütününe yönelen saldırganlığa karşı sınıf birliğini kurmak için, kadın işçilerin yaşadığı baskıya ve sömürüye karşı hep bir ağızdan "hayır" dediğini belirtti. Karaca Temel Conta, GM Teknik ve direnen maden emekçilerinin eşlerine de selam gönderdi.

Mücadele mesajı veren Karaca, “Bu mücadelenin eşitliği, özgürlüğü, şiddetsiz bir hayatı kazanmak; yoksulluğa karşı insanca yaşanacak bir hayat için olduğunu bir kere daha söylemek istiyorum. Meclis buluşmasından bütün kız kardeşlerimizle ortak mesajımızı sizinle paylaşmak istiyorum: Yalnız değilsiniz kız kardeşlerim. Hiçbir zaman yalnız olmayacaksınız. Çünkü direnen ve yolu açan kız kardeşleriniz var. Ve o yolda hep birlikte yürümek için mücadelemiz var. Bu düzenin eğer bize boyun eğdireceğini düşünüyorsanız işte buradaki tabloya bakın. Ne yaparsanız yapın. Susmayan, yan yana mücadele eden, adalet arayan, üzerine coplu kolluk güçleri salsanız da direnmekten vazgeçmeyen ve sadece kendisinin ekmeği için değil bu ülkenin geleceği için mücadele eden kadın işçilerin direnci var. Bütün kadın emekçilerin 8Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyoruz. Yaşasın kadın dayanışması!” dedi.

'İki Fatma Nur’u kaybettik'

Karaca basın toplantısının devamında, okulda öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik ile istismar edilen kızı için adalet isterken ölü bulunan Fatma Nur Çelik’in ölümlerini de gündem etti.

Kuran’a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler'in istismarına karşı yıllardır mücadele veren, sesini duyurmak için adliye önünde nöbet tutan Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’nın cansız bedenleri Zeytinburnu sahilinde bulundu. Karaca yaptığı açıklamada “Devletin hiçbir biçimde koruma sağlamadığı hatta bir kadın kendisi ve çocuğunun hayatı için mücadele ederken bütün sesini kısmaya çalıştığı bu örnekle birlikte açık bir gerçeği görüyoruz: Bu düzen değişmeden kadınlara reva görülen işte Fatma Nur ve kızının yaşadığıdır” dedi.

Fatma Nur Çelik'in kimi tarafından öldürüldüğünün açık olduğunu belirten Karaca “Sadece gericiliğin karanlığı değil; o karanlığın daha koyulaşması için, devletin bütün olanaklarını kadınlara ve kız çocuklarına karşı kullanan bu saray iktidarının da elinde Fatma ve kızının kanı vardır” dedi.

'Kadınlar Fatma’nın hakkını da kendi hakkını da helal etmiyor'

Aile Bakanlığının yaptığı açıklamaya tepki gösteren Karaca, “Aile Bakanına buradan bir çift lafımız var. Fatma Nur, kızı Hifa için adalet mücadelesi verirken, talepleri çok basitti ve sizin sorumluluğunuzun altındaydı. Gerekenleri yapmadınız. Fatma Nur ve Hifa'nın göz göre göre aramızdan koparılmasına seyirci kaldıktan sonra arkasından ‘Biz elimizden gelen her şeyi yaptık’ diye küçücük bir basın metniyle sorumluluktan kurtulmaya çalışmışsınız. Kadınlar olarak kendi hakkımızı da Fatma’nın hakkını da size helal etmiyoruz Sayın Bakan. Kadınları karanlığa, gerici odakların karartmasına izin veren; kadınlar oradan çırpınarak kurtulmaya çalıştıklarında ve bir adalet mücadele verdiklerinde yalnız bırakan sizsiniz. Başka Fatma Nurlar, başka Hifalar olmasın diye biz de acımızla ve öfkemizle size hesap sormaya devam edeceğiz. İstismarcıları koruyan, bu karanlık düzeni başınıza yıkana kadar da mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Aile Bakanlığı Fatma Nur’a baskı yapmış

Fatma Nur Çelik’in tarikat tarafından aldığı tehditlerin yanında Aile Bakanlığından da baskı gördüğünü aktaran Karaca “Siz onun sesini duymak yerine evine gizli ziyaretler yaparak ve onu tehdit ederek yaşadıklarını daha fazla anlatmaması gerektiğini söylemişsiniz. Fatma Nur ölmeden önce Ekmek ve Gül’e bunları anlatmış ve yayınlanmamasını istemiş. Yayınlanmamasını istemesinin sebebi kendi hayatı ve kızının hayatını kurtarmak istemesiydi. Suskunluk, hiçbir zaman hayat getirmiyor. Sizin suskunluğunuz da kadınlara hayat vadetmiyor. Konuşacak ve sorumluluklarınızın yerine getirilmediğini anlatacaksınız, kadınlara hesap vereceksiniz. Bu karanlık düzenden cebini dolduran para babalarına da gerici odaklara da kadınların çığlıklarını bastırmaya çalışan saray iktidarına karşı da mücadelemiz var” ifadelerini kullandı.

'Öğretmen Fatma Nur Çelik’in katli örgütlü çöküşün sonucu'

İstanbul’da çalıştığı okulda bir öğrenci tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e ilişkin de açıklama yapan Karaca, “Okulda yaşanan bu şiddet olayı, eğitimde yıllardır bu iktidar tarafından bile isteye örgütlenen çöküşün bir sonucudur. Sorumlusu olduğunuz her olaydan sonra cenaze levazımatçısı gibi çıkıp ‘başınız sağ olsun’ demenizi yemeyeceğiz. Artık yalnızca yas tutmayacağız, hesap soracağız” dedi.

Okulların içindeki şiddetin arttığına dikkat çeken Karaca “Öğretmenler bizzat Milli Eğitim Bakanı tarafından hedef haline getiriliyor. Öğretmenlik mesleğinin itibarı, sistemli bir biçimde ayaklar altına alınıyor. Her gün televizyon ekranlarından, kürsülerden, sosyal medyadan, öğretmenleri suçlayan, değersizleştiren bir dille karşı karşıya kalıyoruz. Sonra da dönüp ‘nasıl oldu’ diye soruluyor. Nasıl olduğu çok açık. Bilimsel eğitimi geri çekenler, pedagojik zemini olmayan gerici uygulamaları yaygınlaştıranlar, psikolojik danışmanlar yerine manevi danışman atayanlar, sosyal destek mekanizmalarını çökertip çocukları aç bırakanlar, yoksulluğu derinleştirenler, gençleri geleceksizlik duygusuyla baş başa bırakıp onları çetelerin, mafyaların piyonu haline getiren saray iktidarı suçludur” şeklinde tepki gösterdi.

Bütün bu tabloyu yaratanların, sorumluluğu başkasının üstüne yıkamayacaklarını belirten Karaca, “Buradan soruyoruz: Fatma öğretmenimiz daha önce bu durumla ilgili bildirimde bulunduğunda ne yaptınız? Çıkıp açıklamak zorundasınız. Okul dediğiniz yer eğer çocukların, öğretmenlerin güvende olduğu bir alan değil de din sömürüsünün, kutuplaştırmanın, şiddetin, açlığın, denetimsizliğin, gericiliğin, piyasacılığın kol gezdiği bir yer haline gelmişse katil bellidir. Artık bize taziye mesajları yayınlamaktan ‘Gereği yapılacaktır’ cümlesini kurmaktan vazgeçin. Hesap soracağız, hesap vereceksiniz” dedi.

Somut adım atılmasını isteyen Karaca şu talepleri sıraladı: “Her okulda yeterli rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti sağlanmasını, risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programlarının oluşturulmasını, okul güvenliğini bilimsel, katılımcı bir çerçevede yeniden düzenlenmesini, eğitim emekçilerinin hedef gösterilmesine karşı açık bir tutum alınmasını talep ediyoruz. Bunların peşindeyiz. Okullara çocukların aç gitmediği, mafya ve çeteler tarafından ele geçirilmediği düzeneği sağlamak sizin sorumluluğunuz. Bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için bugün eğitim emekçilerinin ülkenin dört bir tarafında ortaya koyduğu öfkeyi, direnci, yası biz de sahipleniyoruz. Eğitim emekçileri yalnız değildir. Öğretmenlerimizin anısı önünde sözümüz net: Bu düzen değişene kadar susmayacağız” dedi.

Fotoğraf: Emek Partisi

İlgili haberler
Fatma Nur Çelik ve kızı ölü bulundu: 'Başıma bir şey gelirse intihar demeyin' demişti

Cinsel istismara uğradı, evlendirildi, kızı oldu, aynı adam tarafından cinsel istismara uğradı, 'başıma bir şey gelirse intihar demeyin' dedi... Devlet susturmaya çalıştı, vakıf tehdit etti.

Grev ve direnişlerden işçi kadınlar Mecliste bir araya geldi: 'Mücadele ve birliğimiz bir zorunluluk!'

Emek Partisinin çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanında devam eden grev ve direnişlerden kadın işçiler, 'Yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı mücadelemiz var' şiarıyla Mecliste bir araya geldi.

‘Bahar Taş’a ne oldu?’ sorusu hâlâ yanıtsız bırakılıyor

Bahar Taş’ın şüpheli ölümünde 3 hafta geçti. Kan testleri 25 gündür dosyada yok. Aile, soruşturmanın ağır ilerlediğini belirterek ihmale tepki gösteriyor.


Editörden