Evlenmeden önce çalışıyordum. Evlenip iki çocuk doğrunca altı yedi yıl ara verdim çalışmaya. İki yıl önce yeniden başladım işe. Çalışmaya başlamadan önce ekonomik olarak çok zorlanıyorduk. Çocuklarımın temel ihtiyaçlarını karşılamak bile benim için büyük bir mücadeleydi. Üç vardiyalı çalışıyorum. Çocuklarım bazen evde yalnız kalıyor ama çalışmak zorundayım.
Çalışmaya başlamamın benim için anlamı yalnızca para kazanmak değildi. Çalışmadığım zamanlarda eşimin yaptığı birçok şeye ses çıkaramıyor, kendimi savunamıyordum. Ekonomik olarak ona bağımlı olmak, yaşadığım sorunlar karşısında susmama neden oluyordu. Kendi paramı kazanmaya başladığımda ise insan kaybettiği gücü yeniden kendinde görüyormuş. Çalışmanın verdiği öz güvenle artık kendimi daha güçlü hissediyor, evde yaşadığım şiddete karşı sesimi yükseltebiliyordum.
Çalışmaya başladıktan sonra Küçükçekmece Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneğinde erbane kursuna katıldım. Uzun bir zaman sonra ilk kez kendim için bir şeyler yapıyordum. Kendime ait bir alanımın olması, başka kadınlarla bir araya gelmek, birlikte üretmek bana iyi geliyordu.
Ama çalışmanın zorlukları da vardı. İşten eve geldiğimde evin bütün yükü yine benim üzerimdeydi. Çocukların bakımı, okulu, evin ihtiyaçları… Her şeye yetişmeye çalışıyordum. Üç vardiyalı çalışırken hem işimi hem evimi hem de çocuklarımı düşünmek beni çok yoruyordu. Eşim ev işlerine ve çocukların bakımına katılmıyordu. Oysa ben de çalışıyordum. Benim de dinlenmeye, kendime zaman ayırmaya ihtiyacım vardı.
Yetişemediğim zamanlarda evde gerginlik yaşanıyordu. Vardiyalı çalıştığım için bazı zamanlarda çocukların evin sorumluluğunu alması gerekiyordu. Eşime, bu çocuklar sadece benim değil dediğimde psikolojik şiddete maruz kalıyordum.
Bir gün, ortada hiçbir sorun yokken benimle tartışmaya başlayan eşimden şiddet gördüm. Karakola gittim. Gece yarısı olmasına rağmen yaşadığım şiddet karşısında bir çözüm bulamadım. Polis yalnızca gelip eşimle konuştu. Ben de çocuklarım da çok korkuyorduk. Ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilemiyordum.
İşte o zaman derneğe gittim ve destek istedim. Bana yol gösterdiler, avukatla görüşmemi sağladılar. Her türlü dayanışmayı gösterdiler. Boşanma davası açtım. Eşim anlaşmalı boşanmayı kabul etmişti ama duruşma günü boşanmak istemediğini söyleyerek yalvardı. Çocuklarıma bakacak kimsem olmadığı için boşanmayı bir süreliğine ertelemek zorunda kaldım.
Bütün bu süreçte dernekteki kadınlar bana aile oldular. Kendimi yalnız hissetmememi sağladılar. Yaşadığım sorunları konuşabileceğim, destek alabileceğim kadınların olduğunu görmek bana güç verdi.
Şimdi sıra bende. Bana uzanan dayanışma elini başka kadınlara uzatmak istiyorum. Çünkü biliyorum ki kadınlar birbirine sahip çıktığında, yalnız olmadıklarını gördüğünde daha güçlü oluyor.
Şimdi daha fazla kadına ulaşmak, kadınların yaşadığı sorunları birlikte çözmek ve dayanışmamızı büyütmek için çalışıyoruz.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















