GÜNÜN RESSAMI: Fahrelnisa Zeid
Fahrelnisa Zeid olağanüstü renk bilgisi ve kültürel birikimi ile kendine özgü tarz yaratmış kadın ressamlarımızdan biri...

Fahrelnisa Zeid ünlü kadın ressamlarımızdan biridir. 1901 yılında Büyükada’da doğdu. Dame de Sion’dan sonra Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi.
İlk evliliğini tanınmış yazar Melih İzzet ile yaptı. İkinci eşi ise Ürdünlü’ydü ve soyadı oradan geliyor. Eşinin görevi dolayısıyla Avrupa’nın sanat merkezlerinde yaşama fırsatı buldu ve resim çalışmalarına aralıksız devam etti. Kendi yaşamı ve sanatını anlatan bir kitabı bulunan Fahrelnisa Zeid, 1991’de Ürdün’de vefat etti.


Lirizm ve romantizme dönük resimleriyle ve son döneminde yoğunlaştığı portreleri ile tanındı. Zeid’in resme başlaması ağabeyi Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın (Halikarnas Balıkçısı) teşviki ile oldu. Sanatçı resme nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Sekiz yaşındaydım, bir gün onun çini mürekkebiyle sevdiği kızın profilini çizmesini izledim. O ince zarif kalem darbeleriyle kağıdın üzerinde yaşayan bir varlık oluşturması beni adeta büyülemişti. Bende de aynı şeyi yapmak için dayanılmaz bir istek uyandı. Ağabeyim resim defterinden bir yaprak kopardı ve elime bir kalem vererek içimden ne geliyorsa çizmemi söyledi. O gün bütün oturma odamızın resmini yaptım. Eşyalardan lambalara , yerdeki halının motifine kadar her şeyi çizdim. Ağabeyim’e gösterdiğimde ‘Aferin Nisa’dedi. ‘Cesur kalem vuruşlarına bayıldım. Hele yaşına göre insanı ürperten bir görüş ölçün var’. Sonra başımı okşayarak ‘Yeteneklisin yavrum, her zaman yanında defter, kalem bulundur, hoşuna gidenleri durmadan çiz’ dedi”


Fahrelnisa Zeid, ağabeyinin öğütleri doğrultusunda resme yöneldi ve 14 yaşındayken anneannesinin bir portresini yaptı. Bu yaşlarda olgun ressamlar gibi desenler çizen, Zeid’in karakalem figürleri ile geleceğin ünlü ressamları arasında yer alacağı çocukluk yaşlarında belliydi. Resme olan bu yoğun ilgisi, 1920 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi’ne başlayarak resim eğitimini daha ciddi bir şekilde sürdürmesiyle sonuçlandı. İlk eşi Melih İzzet ile Avrupa’nın çeşitli sanat merkezlerine yaptığı yolculuklar ona farklı ufuklar açtı. Bu yolculukları şöyle anlatıyor: “ Görmek ve öğrenmek bana iksir gibi geldi. Floransa’da Fra Angelico fresklerini gördüğümde neredeyse aklımı kaçıracaktım, o derece güzeldiler. Sonra Hollanda’ya gittik müzeleri dolaştık ve işte orada en sevdiğim ressam Peter Bruegel’i keşfettim”.


Sanat eleştirmeni dendiğinde ülkemizde ilk akla gelen isimlerden olan Sezer Tansuğ onun sanatını şu şekilde anlatıyor: “Uzun yıllar Avrupa ülkelerinde yaşamış olan Fahrelnisa Zeid’in sanatı üzerine Batılı yazarların eleştirel değerlendirme ve yargıları, bazen şaşaalı övgülerin yıldız gibi kayıp geçtiği bir binbir tereddütler gecesinin serencamını oluşturmaktan öteye gitmiş değildir. Bu yargıların hiç biri, Batı sanat ansiklopedilerinde bazen tek uluslararası çağdaş Türk ressamı olarak gösterilen sanatçının gerçek konumunu açıklamaya yetmemektedir. Sanatçıya gösterilen bu ilgi, İslami Doğu dünyasının Batılı muhayyelelerde yankılanmış egzotizmine bağlı dar ve sınırlı bir çerçeveyi pek aşmamaktadır.”

Fahrelnisa ve Emir Zeid, çocukları Şirin ve Raad

FAHRELNİSA ZEİD’İN ÜZERİMİZDEKİ ETKİSİ
Fahrelnisa Zeid resim her dalından ve tüm akımlarından etkilenerek bu birikimlerle kendi çizgisini oluşturdu. Eserlerde imzası olmasa ilk görüşte o eserin Zeid’e ait olduğunu anlayabilirsiniz. Özellikle panolarında renklerin göz alıcı hakimiyeti ön plandadır. Kimi zaman coşkulu, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman öfkeli, kimi zaman sıcak, kimi zamansa soğuk. Kendiyle ve yaşamla yüzleşip kendine özgü fırça ve kalem darbeleriyle 1901-1992 yılları arasındaki duygularını anlatan bir kadın sanatçı. Sanatçı bir aileden gelen ressam Fahrelnisa Hanım. Gravür ve resim sanatçısı Aliye Berger kardeşi, tiyatrocu Şirin Devrim’in de annesidir. Bu iki ressam kız kardeşten Fahrelnisa Hanım, çocuk yaşta, Aliye Hanım orta yaştan sonra resim sanatına yöneldiler.


Kaynak: Petrol İş Kadın Dergisi

İlgili haberler
GÜNÜN RESSAMI: Aliye Berger

“Aşkla yaşadım. Ölümler bile öldüremedi bendeki aşkı. Coşkuyla, aşkla ve sevgiyle yarattım ne yaratt...

GÜNÜN PORTRELERİ: 50 ünlü ressamın resimlerinden k...

Leonardo Da Vinci’den Pablo Picasso’ya 50’ye yakın ressamın gözünden kadın portreleri 2 dakikalık bi...

GÜNÜN RESSAMI: Yüreğini ayağıyla yansıtan Ayşe Işı...

Elleri yerine ayaklarıyla resim çizen bir ressam Ayşe Işık. Hiçbir şey imkansız olmamış onun için. İ...