Söke’de okullarda çocukların servis ve yemek sorunları derinleşiyor
Söke'de servis, yemek, öğretmen eksikliği ve nüfusu yoğun birleştirilmiş sınıflar velilerin gündemini meşgul ediyor. Veliler devletin acil çözüm bulması gerektiğini vurguluyor.

Söke’nin okullarında eğitim öğretimin sorunları yeni öğretim yılında da çözülmedi. Servis, yemek, öğretmen eksikliği ve nüfusu yoğun birleştirilmiş sınıflar velilerin gündemini meşgul ediyor. Birçok okulda ulaşım ve servis hakkı tasarruf tedbirleri bahanesiyle kaldırıldı. Servis hakkı için mücadele eden velilerin talepleri yanıtsız kaldı, veliler çözümü kendileri üretmek zorunda kalıyor. Servisle birlikte ücretsiz yemek de kaldırıldı. Veliler, servis ve yemek masraflarının bütçelerini çok zorladığını belirterek “Her öğrenciye ücretsiz yemek verilmeli, servis haklarımız geri verilmeli” diyor.

Servis, yemek ve temizlik sorunları sürerken birleştirilmiş sınıflar da Söke’deki velilerin yeni gündemi oldu. Söke Ekmek ve Gül Kadınları, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda yürüttüğü yemek anketi çalışması kapsamında velileri bilgilendirmek ve bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek talebini yükseltmek için okul önlerinde bildiri dağıtarak velilerle bir araya geldi.

Tuzburgazı İlkokulu’nda birleştirilmiş sınıflar eğitimin önüne geçiyor

Tuzburgazı İlkokulu’na Doğanbey köyünden taşımalı olarak gelen öğrenciler, 1-2-3 ve 4-5 birleştirilmiş sınıflar olarak eğitim öğretimine devam ediyor.

Doğanbey köyünde görüştüğümüz ve 2. sınıfa giden bir çocuğun velisi olan Pınar, şunları söyledi:

“Köyümüzde okul binamız var ama atıl vaziyette duruyor. Öğrenci sayısı az diye okulu kapattılar. Çocuklarımızın Tuzburgazı’na taşımalı olarak gitmeleri yetmezmiş gibi bir de 1, 2, 3. sınıflar bir arada okuyorlar. Hani devlet ‘okulsuz ve öğretmensiz köy kalmayacak’ demişti, geldiğimiz nokta bu. Bu çağda birleştirilmiş sınıflarda eğitim öğretim görüyoruz. Bu durumdan bizler mağdur olduğumuz gibi öğretmenler de zorlanıyordur. Birleştirilmiş sınıflarda çocukların eğitim öğretimi ne kadar verimli olacak? Benim çocuğumda da geçen seneye göre bir durgunluk ve gerileme gözlüyorum. Liseye giden bir kızım daha var. Bu durumda çocuklarım için Söke’ye taşınmayı bile düşünüyoruz. İki çocuğa da hem servis hem yemek parası yanlarına koyuyoruz. Bu da bize ayda 10 bin liradan fazla masraf oluyor.”

Pınar, okullardaki anketten de sağlıklı bilgilendirme alamadıklarını belirterek, “Ankete gerek kalmadan her çocuğa sağlıklı ücretsiz yemek verilmeli, kaldırılan servislerimiz geri verilmeli. En başta da birleştirilmiş sınıflarda çocuklarımızın eğitim öğretim görmesini istemiyoruz” diyerek tepki ve taleplerini dile getirdi.

“Ne servis ne yemek veriliyor”

Tuzburgazı köyünden veli Gülizar, köylerinde çok güzel ve büyük bir okul binası ile yemekhane bulunduğunu, ancak okullarda çocuklara yemek verilmediğini söyledi. Çocuğu Tuzburgazı Ortaokulu’nda 7. sınıfa giden Gülizar şöyle konuştu:

“Ben zeytine gidiyorum, eşim geçici işlerde çalışıyor. Bu sene haftada 3 gün okulumuzda temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladım. Liseye giden bir öğrencim daha var. Servis ve yemek masrafı çok zorluyor bizi. Çocuklarımıza sağlıklı ücretsiz yemek ve servis hakkı verilmeli. Bu devletin görevi değil mi?”

Nebahat Alkan İlkokulu’ndan öğrenci velisi Öznur ise Kemalpaşa Mahallesi’nde, kömür ocağının bulunduğu bölgede oturduklarını belirterek yaşadıkları sorunu şöyle anlattı:

“Okulla evlerimizin arası mesafeli olduğu için çocuklarımızı servisle gönderiyoruz, yanlarına yemek de koyuyoruz. Yani ne servis ne yemek veriliyor. Bize yakın Yenikent’te okul var, fakat çocuklarımızın o okula gitmesi için iki ana yolu geçmesi gerekiyor. Biz bile o yoldan geçerken zorlanıyoruz. Geçen sene orada kazada can kayıpları yaşandı.”

“Görüşümüzü bildirmek istiyoruz ama sisteme giremiyoruz”

Bir diğer veli Huri ise, ankete katılmaya çalıştığını ancak sisteme giremediğini belirterek şunları söyledi:

“Bir anne olarak çocuklarımızın okulda sağlıklı beslenmesini, eğitim hayatına eşit koşullarda devam etmesini ve hiçbir çocuğun ekonomik koşullar nedeniyle temel ihtiyaçlarından mahrum kalmamasını istiyorum. Bu nedenle yıllardır dile getirilen, okullarda bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek verilmesi talebinin artık hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyorum. Çocuklara ücretsiz okul yemeği verilmesi konusu yeniden gündeme geldiğinde, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından velilerin görüşlerini almak amacıyla internet üzerinden bir anket hazırlandığını öğrendim. Ben de bu ankete katılmak ve görüşümü bildirmek istedim. Ancak sisteme giriş yaptığımda kimlik bilgilerimi yazmama rağmen ‘Yetkiniz yok’ uyarısıyla karşılaştım. Birkaç kez denememe rağmen ankete katılamadım. Eşim de aynı şekilde giriş yapmayı denedi ama o da başarılı olamadı. Daha sonra anketin kapatıldığını öğrendik.

Şimdi soruyorum: Görüşümüzü bildirmek istiyoruz ama sisteme giremiyoruz. Bizim gibi ankete katılamayan velilerin görüşleri nasıl değerlendirilecek? Bu uygulamanın sorunları yalnızca teknik aksaklıklardan ibaret değil. Her ailenin internet erişimi, akıllı telefonu veya bilgisayarı yok. Her veli internet üzerinden işlem yapabilecek imkânlara ya da yeterli dijital bilgiye sahip değil. İnternet kullanamayan, telefonla işlem yapamayan veya sistemde yaşanan sorunlar nedeniyle ankete katılamayan aileler ne olacak? 

Bir diğer önemli sorun da bilgilendirme eksikliği. Ücretsiz okul yemeği gibi bütün öğrencileri ve ailelerini ilgilendiren bir konuda hazırlanan anketin duyurusu ve kapsamı hakkında yeterli bilgilendirme yapılmadığını düşünüyorum. En azından benim gözlemlediğim kadarıyla, okullarda velilerin bu anketten haberdar olmasını ve nasıl katılacağını öğrenmesini sağlayacak yeterli bir bilgilendirme süreci yürütülmedi. Velilerin önemli bir bölümünün ankete katılma imkânı bulamamasının nedenlerinden biri de bu olabilir.

Ankete katılım oranları çocuğun beslenmesini belirleyemez

Edindiğimiz bilgilere göre anket ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerin velilerine yönelik yürütülürken ilkokul öğrencileri kapsam dışında bırakıldı. Oysa beslenme ihtiyacı yalnızca belirli bir yaş grubuna ait değildir. İlkokula giden bir çocuğun da ortaokul veya lise öğrencisinin de sağlıklı ve dengeli beslenmeye ihtiyacı vardır. Çocuklarımızın beslenme hakkı, devam ettikleri okul kademesine göre farklı değerlendirilmemelidir.

Ben bir veli olarak çocuklarımızın beslenme hakkının ankete katılım oranlarına bağlı değerlendirilmesini istemiyorum. Çocukların sağlıklı beslenmesi, ailelerin gelir durumuna, internet erişimine veya hangi okul kademesinde eğitim gördüklerine göre değişmemelidir. Eğitimde fırsat eşitliğini gerçekten istiyorsak çocukların temel ihtiyaçlarını da eşit biçimde karşılamalıyız.

Okula gelen her çocuğun yeterli ve dengeli beslenebilmesi, derslerine açlık kaygısı yaşamadan katılabilmesi gerekir. Bir çocuğun beslenme çantasının dolu olup olmaması ailesinin ekonomik gücüne bağlı olmamalıdır. Hiçbir çocuk arkadaşları yemek yerken kendisini eksik hissetmemeli; hiçbir aile çocuğunun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için çaresiz kalmamalıdır.

Bu nedenle talebimiz çok açık. Bütün öğrencilere, ilkokuldan liseye kadar, taşımalı eğitim kapsamında olanlar da dâhil olmak üzere, her okul günü ücretsiz, kaliteli, sağlıklı ve dengeli bir öğün yemek verilmesini istiyoruz.

“Yetkililerin sorumluluk almasını bekliyoruz”
Konuyla ilgili görüştüğümüz Veli-Der Söke Temsilcisi Mehmet Kaya da yeni eğitim öğretim yılının sorunlarla başladığını belirterek şunları söyledi:
“Eğitim öğretim yılı sorunlarla başladı. Bakanlığa yapılan onca uyarı dikkate alınmadı. Eğitim ortamlarında yaşanan şiddet olayları üç haftada maalesef ki 6'yı geçti. Öncelikle acılı ailelere ve eğitim camiasına başsağlığı ve geçmiş olsun.
Ekonomik krizin faturasını çocuklar ödemeye devam ediyor. Eylül ayı enflasyon şampiyonu eğitim oldu. İktidarın piyasacı eğitim anlayışı sonucu çocuklar okula aç gitmeye ve okuldan aç dönmeye devam ediyor.
Okulda bir öğün ücretsiz yemek yiyemeyen çocuklar sokak aralarında sağlıksız beslenmeye mecbur bırakılıyor. Ücretsiz yemek isteyen velilerin talepleri yok sayılıyor.
Özellikle ilçemizde son dönemde bizlere iletilen okul yemeği taleplerinin karşılanması noktasında yetkililerin sorumluluk almasını bekliyoruz. Ayrıca ilçemizin kırsal mahallelerinde öğrenci sayısının yetersizliği gerekçe gösterilerek yapılan sınıf birleştirme işlemlerinin öğrencilerde eğitim kayıplarına yol açacağının ve velileri kırsal alandan koparıp kente göçe zorlayacağının göz önünde bulundurulması gerektiğini de hatırlatmak isteriz.
Veli-Der olarak her çocuğun bilimsel, kamusal, nitelikli bir eğitim hakkının olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül


Editörden