TBMM lokantasında stajyer olarak çalışan MESEM’li kız çocuklarının, TBMM personeli tarafından istismara edilmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugün Ankara Adliyesi 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davanın bir sonraki duruşması 9 Şubat 2026 Pazartesi gününe ertelendi.
‘Çocuklar için adalet istiyoruz’
Duruşma öncesi Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla kadınlar adliye önünde buluştu. Basın açıklaması yapan kadınlar, “Çocuk istismarı faillerini koruma, aklama, yargıla” dedi.
Açıklamada ülkedeki “en güvenli” yer olması beklenen Mecliste çocukların istismara bırakılmasının iktidarın çocuklara dönük politikasına dair durumun vahametini ortaya koyduğu ifade edilirken “Çünkü çocukları değil failleri koruyan, çocuk düşmanı, kadın düşmanı cinsiyetçi politikalar da bu Meclisten çıkıyor” denildi.
Çocuk istismarının son 20 yılda yüzde 10 oranında arttığı belirtilen açıklamada, MESEM’lerde yaşanan istismarın da altı çizilerek, “MESEM’lerde çalıştırılan kız çocukları cinsel istismara maruz bırakılıyor. Her üç çocuktan biri derin yoksulluk koşullarında hayatta kalmaya çalışıyor, çocuklar okula beslenme çantaları boş gidiyor. Kışkırtılmak istenen toplumsal kutuplaşma, öfke ve şiddet çocuklara da yansıyor” denildi. Tüm bu tabloya rağmen çocukları koruyacak politikalar geliştirilmekten ziyade çocukların yetişkinler gibi yargılanmalarının yasalaştırılmasının istendiği belirtilen açıklamada, son yıllarda kadın ve çocukların aleyhine Meclisten geçirilen yasa tasarıları hatırlatıldı. İktidarın çocuk düşmanı politikalarına geçit vermeyeceklerini belirten kadınlar, ardından taleplerini sıraladı:
• Denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen Meclis yönetimi tüm yaşananlardan sorumludur. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş görevinden derhal istifa etmelidir.
• Meclis’te yaşanan istismarın tüm failleriyle birlikte sorumluları da yargılanmalıdır.
• Üstünü örten, geciktiren, gizleyen herkes hesap vermelidir.
• Tacize, çocuk istismarına sıfır tolerans ilkesi ile asla ama asla çocuk istismarı failleri hiçbir infaz düzenlemesine dâhil edilmemelidir.
• Çocuk istismarı davalarında etkin soruşturma ve cezai yaptırım süreci hızlı bir biçimde işletilmeli ve kısa sürede sonuçlandırılmalıdır. Faillerin, kurumların “itibarı” değil, ‘ama’sız ‘fakat’sız çocuğun üstün yararı gözetilmelidir.
• Devlet, yükümlülüğünü yerine getirerek; çocuğa karşı istismar suçu işleyen her türlü kişi, kurum ve yapılarla ilgili cezasızlık politikasına derhal son vermeli ve çocuğun cinsel istismarının yolunu açan, failleri güçlendirerek çocukları savunmasız bırakan hiçbir yasal dayanağa yer verilmemelidir.
• Devlete kadınları ve çocukları koruma, şiddeti önleme, failleri cezalandırma ve bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü veren İstanbul Sözleşmesi'ne derhal geri dönülmelidir.”
Kadınlar barikatları aştı
Açıklamanın ardından adliyeye, duruşmayı takip etmek için girmek isteyen kadınları polis engellemeye çalıştı. Sendikaorg’da yer alan habere göre, kadınların ısrarları sonucu adliye önündeki barikat açıldı. Polis bu sefer de 57. Asliye Ceza Mahkemesinin önüne barikat kurdu. Salonun küçük olması gerekçe gösterilerek kadınlar mahkeme salonunun olduğu koridora dahi sokulmak istenmedi. Ancak yine kadınların ısrarları sonucu barikat aşıldı ve kadınlar mahkeme salonunun önüne geçti.
Duruşma sırasında ise önce sanıkların ifadeleri ardından da tanık ifadeleri alındı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre sanık avukatlarından Halil Kaplan, savunmasında “Cinsel taciz olmasının uygun koşulları yoktur sabahın saatinde. Trafikten gelmiş sanık, cinsel haz almaya dönük bir durumla yaklaşmamıştır” dedi ve sanıkların cezaevinde kaldıkları sürenin yeterli olduğunu savundu. Sanıklardan bazıları ise üzerine atılı suçu kabul etmezken, sanık İbrahim Beşlioğlu “boşluğuma geldi” ifadeleriyle bir savunma yaparak pişman olduğunu iddia etti.
Üç kişi ihraç edildi
TBMM Hukuk İşleri Başkanı İsmail Aydos, Meclisin üç sanık hakkında ihraç kararı verdiğini belirtti. Disiplin soruşturması kapsamındaki diğer sanıklarla ilgili soruşturmanın devam eteğini belirten Aydos, "Meclis Başkanımız da bu konuyu dikkatle sonuna kadar takip etmemizi istedi. Gazi Meclisimizin bu şekilde konu edilmesi çok üzücüdür. Bu yüzden suçtan zarar görmüştür Meclis de. Katılma talebinin kabul edilmesini istiyoruz."
Meclis Staj Bürosundan mağdura gözdağı
Mağdur stajyer öğrencilerden biri yaşadıklarını annesiyle paylaştıktan sonra annesinin Meclis Staj Bürosu ile görüştüğünü söyledi. Öğrenci, annesine “Sizin başınız yanar” denildiğini, TBMM Destek Hizmetleri Başkanlığı yöneticisinin, sanık Durmuş Uğurlu'yu savunduğunu da belirtti.
İfadelerin tamamlanmasının ardından Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tutuklu dört sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbrinin kaldırılmasına karar verdi.
Bir sonraki duruşma 9 Şubat 2026’ya ertelendi.
Fotoğraf: Sendika.org
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















