Eskişehir’de geçen günlerde on gün boyunca aranan 13 yaşındaki Zehra Üzüm’ün, babasının bahçesinde ölü bulunmasının ardından Zehra’nın arkadaşları ve Eskişehir Kadın Platformu geçtiğimiz gün Kanatlı AVM önünde bir basın açıklaması yaptı. Eylem alanında Zehra’nın arkadaşlarına mikrofonumuzu uzattık. İlk konuştuğumuz kişi Eslem oldu.
Sizce koruma kararları ve mekanizmaları neden bu kadar işlevsiz kalıyor? Bu koruyamama hali bir tesadüf mü yoksa sistematik bir politikanın sonucu mu?
“Koruma hali tamamen bir tesadüf değil. Bu, yetersiz politikaların ve yetersiz koruma çalışmalarının bir sonucu. Bugün Zehra’dan konu açılmışken, Zehra üzerine bir eylemden çıkmışken bahsetmek istediğim şu: Zehra her zaman ve her şekilde, her kuruma gitmek için birçok şey yaptı. Ama gördüğü baskılar ve devlet kurumlarının hiçbir şekilde ona yardımcı olmaması neticesinde hem devlete hem de onun işletmeye çalıştığı sözde koruma yöntemlerine güvenini kaybetti. Şu an Zehra gibi birçok kadın ya da kız çocuğu bu kurumların her birine güvenini yitiriyor. Hemen de güven kazanamıyorlar bu insanlar. Güvendikleri hiçbir yer yok. Çünkü biliyorlar ki bugün bahsi geçen bu failler, yarın onları öldürebilir. Ancak devlet onların üzerinde hiçbir şekilde ne bir gözaltı ne de bir tutuklama uygulayacak. Olan yine kendilerine olacak. Zehra’nın başına gelen bir ilk değil, bir son da olmayacak. Tüm kadınların yaşadığı bir sonuç ve bir deneyim aslında.”
Kadını ve çocuğu şiddetten koruyacak bütüncül bir sosyal politika nasıl inşa edilmeli?
“Böyle bir sosyal politika ancak bu sistemin yıkılıp yeniden inşa edilmesiyle mümkün. Şu an içinde bulunduğumuz hiçbir biçimde bu sistem değiştirilemez, dönüştürülemez. Yapabileceği en iyi şey, en iyi haliyle zaten bu olabilir. Çünkü bu devlet bizi koruyan bir devlet değil. Çünkü bu devlet biz kadınları, kız çocuklarını koruyan bir devlet değil. O yüzden devlet mekanizmalarının var olan hali geçerli, yeterli bir durum olmaktan çıkıyor.”
‘En ufak bir yardımı bile dokunmadı devletin’
Eslem ile konuşmamızı sonlandırırken Zehra’nın diğer arkadaşları Gamze ve Büşra’ya sorularımızı yönelttik. Devletin aileyi korumayı önceleyen politikalarının kadınların yaşamında nasıl bir karşılığı olduğunu sorduğumuz Gamze, “Kadınları korumadığı sürece devlet, devlet değildir. Zaten ailesinin sıkıntılı olduğunu kaç kere anlattı. Buna rağmen hiçbir şey yapılmadı. Ben de onun en yakınlarından biriyim ve en ufak bir yardımı bile dokunmadı devletin” ifadelerini kullandı. Büşra ise, “İlk başta hükümetin ve ülkenin kadın hakkında politikalarının çok desteklenebileceğini düşünmüyorum. Onun dışında aile yapısı hakkında yanlış bir şekilde politika izlediklerini düşünüyorum” dedi.
Şiddet gören bir kadının sığınma evine yerleşme veya yeni bir hayat kurma sürecinde devletin sunduğu ekonomik ve sosyal desteklerin yeterli olup olmadığını sorduğumuzda ise Gamze, “Yeterli değil. Ben de kadın sığınmaevine gidecektim. Fakat ekonomik yetersizliğinden dolayı ben de gitmedim” dedi.
Büşra ise Eslem ile benzer bir biçimde koruma kararları ve mekanizmalarının işlevsiz kalmasının tesadüf olmadığını belirterek, “Sistematik bir politikanın sonucu olarak bazı insanlar diğerlerini ezerek zenginliğine zenginlik katmak istiyorlar. Bu ondan kaynaklı, sistematik bir sorun” ifadelerini kullandı.
Zehra’nın arkadaşları yaptıkları açıklamada, yaşananların yalnızca Zehra’ya özgü bir durum olmadığını, kadınların ve kız çocuklarının her gün benzer tehditlerle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Devletin koruma mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çeken arkadaşları, Zehra için adalet talep ederken kadınların ve çocukların güvenli bir yaşam sürebilmesi için gerçek ve etkili politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Fotoğraf: Evrensel
İlgili haberler
Eskişehir’de Zehra Üzüm için basın açıklaması: 'Çocukları koruyacak mekanizmalar güçlendirilsin'
Eskişehir’de babası tarafından öldürülen Zehra Üzüm için eski Kanatlı AVM önünde Eskişehir Kadın Platformunun çağrısıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi.
Zehra’nın arkadaşları: Evdeki şiddetten kaçıyordu ama korunmadı
Babası tarafından katledilen 13 yaşındaki Zehra Üzüm’ün arkadaşları, Zehra’nın evde baskı ve şiddet gördüğünü, okulda ise destek mekanizmalarının yetersiz olduğunu anlattı.
Bir çocuk cinayetinin anatomisi
Öfkeliyiz, huzursuzuz. Ancak bu öfkemiz ve huzursuzluğumuz hayatı durduracak bir örgütlülüğe kavuştuğunda çocuklara karşı olan sorumluluğumuzu yerine getirebiliriz.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























