Gülistan Doku soruşturması: Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel görevden alınarak gözaltına alınsın
Doku ailesi ve avukatları, yaptıkları son açıklamada dönemin Tunceli Valisi, şimdi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel’in görevden alınarak gözaltına alınmasını talep etti.

Gülistan Doku soruşturmasında aralarında dönemin Tunceli Valisi, şimdi İçişleri Bakanı Müfettişi Tuncay Sonel’in oğlunun da aralarında olduğu 13 kişinin gözaltına alınmasının ardından, bugün ifadelerin alınması bekleniyor. Tunceli Adliyesi önünde açıklama yapan Doku ailesi avukatı Ali Çimen ve Aygül Doku, soruşturmaya ilişkin önemli bilgiler paylaştı. 

Avukat Çimen, dönemin Tunceli Valisi, şimdi İçişleri Bakanı Müfettişi Tuncay Sonel’in delilleri yok ettiğini ancak hala görevini sürdürdüğünü belirtti. Çimen, Tuncay Sonel’in etkin yargılanabilmesi için görevinden alınmasını ve gözaltına alınmasını talep ettiklerini vurguladı. Tuncay Sonel’in devlet üst düzey görevlisi olarak serbest olmasının dosyaya zarar vereceğini belirtti. 

Gülistan Doku’nun kız kardeşi Aygül Doku, Tuncay Sonel’in oğlunun ismini 5-6 ay önce Altaş ailesinden duyduğunu duyurdu. Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından Amerika’ya giden ve Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün Tuncay Sonel ile aynı arabada olduğu belirlenen Umut Altaş hakkında kırmızı bülten süreci başlatıldı. Aygül Doku, geçtiğimiz gün gözaltına alınanlar arasında bulunan Celal ve Nurşen Altaş’tan Gülistan’ı öldürenin valinin oğlu olduğunu öğrendiğini belirtti. 

Aygül Doku, Umut Altaş’ın kendisini o süreçte arayıp ne olduğunu anlatmaya çalıştığını ancak yapamadığını belirtti. Bunu yapamayınca Gülistan’ı öldürenin Mustafa Türkay Sonel olduğunu belirten bir not bıraktığını ifade etti. Aygül Doku şöyle konuştu: “Umut Altaş’ın ailesi ile görüştük. Oturmadan başsağlığı dilediler. Bir şey bildiklerini anladık. Üzerine gidince, bize dedikler ki -ses kayıtları var- “Benim oğlumun tek suçu var, valinin pislik oğluyla arkadaş olmasıdır, çok uyardık arkadaş oldu benim çocuğumun başını yaktı.” Araştırınca oğlunun Amerika’ya kaçtığını öğrendik. Ben Zeynal’ın öldürdüğünü düşünüyordum. Kardeşimin cinayete kurban gittiğini Altaş ailesinden öğrendim. Altaşlar şu an gözaltında. Sonel öyle her şeyi hesaplamış ki oğlu kızımızı öldürüyor, tüm kurumları köprüye gönderiyor, arkamızdan delilleri yok ediyor. İleride cinayeti yıkabileceği kişiyi de seçmiş. Anlatıldığına göre, Gülistan’ı vurmuşlar, yaşıyormuş, hastaneye yetiştirmeye çalışmışlar. Yaşamayınca da hastane kayıtları silinmiş büyük ihtimalle. Umut’un annesi babası da korkunca bana Umut’un telefonunu verdiler. Aradım Umut’u. Umut bu olayı kaldıramamış, gitmiş not bırakmış. ‘Ben yapamadım ama sana yardımcı olacağım’ dedi. ‘Gülistan’ın mezarını bulmak istiyoruz’ dedim. Umut telefonu kapattı ailesiyle görüştü. Ailesi ve buradakiler onu susturdu. Ben ailenin üzerine gittikçe, 6 ay önce Celal Altaş’ı konuşturduk biz. Ses kayıtlarını savcılığa iletmiştim. Gülistan’ı öldürürken de yanında Umut vardı.”

ANKA’nın haberine göre açıklamasında delil karartma iddiasına da değinen Doku, şunları söyledi: “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti. 

Avukat Çimen: Sim kart siber çeteye teslim edilmiş

Doku ailesi avukatı Ali Çimen, “Üst düzey kamu görevlisinin Tuncay Sonel olduğunu daha önce de savcılığa belirtmiştik. Dilekçe ile hakkında şikayetlerimiz söz konusu olmuştu. Tuncay Sonel, Gülistan Doku’ya ait sim kartı, kaybolduğu tarih olan 05.01.2020 tarihinden sonra devam eden günlerde, 18.01.2020’de bir siber çete ile iletişime geçip, kendisine görevi ile ilgili teslim edilen Gülistan Doku’nun sim kartını teslim edip, sanal medya hesabında birilerinin silinmesini sağlamıştır. Şu an bunu gerçekleştiren kişi Gökhan Ertok, bize mail vasıtasıyla ulaşmıştı. Rumuz kullanmıştı ama kendisinin olduğu anlaşılıyordu. Eylemini de belirtiyordu. Eylem ide dosyamızla örtüşüyordu. Gülistan’a ait SIM kart, Tuncay Sonel tarafından bir siber çeteye teslim ediliyor. Ve bu çete tarafından Gülistan’a ait veriler siliniyor. Bu hususta hiçbir tereddüt yok” dedi.

Dönemin valisi tarafından kaybedildiği öne sürülen sim kartın ve telefonun IMEI numarasının izi sürüldü. BTK’den gelen veriler doğrultusunda, sim kartın bir cihaza takılarak uçak modunda bir iş yerinin kablosuz internetine bağlandığı saptandı. IP adresi ve cihazın IMEI numarasından yola çıkan ekipler, telefonun 13 gün sonra polislikten malunen emekli edilen ve şu an gözaltında olan Gökhan Ertok tarafından kullanıldığını belirledi. Gökhan Ertok’un HTS kayıtları ve banka dökümanları üzerinde yapılan incelemede, dönemin valisi Tuncay Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile görüşme trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleştirdiği tespit edildi. Savcılık, şüphelinin Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına tek kullanımlık şifre alarak giriş yaptığını belirledi. Ulusal Kriminal Dairesi uzmanlarının incelemesi sonucu, Ertok’un hesaba girerek sosyal medyadaki arkadaş listesinden 2 kişiyi sildiği tespit edildi. Şüphelinin, ayrıca yaklaşık 3 saat boyunca veri transferi yaptığı belirlendi.

Ankara’da gözaltına alınan ve ifade işlemleri için Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na getirilen Gökhan Ertok, ön mülakatta Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girdiğini, ancak sim kartı bir telefona taktığını hatırlamadığını öne sürerek avukat talep etti. 

EMEP: İçinizdeki klikler birbirine girdikçe mi adalete yol açılacak? 
EMEP Milletvekili Sevda Karaca Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, “Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vatan, Nadia Kadirova, Yeldana Kaharman ve daha niceleri… Tüm bu kadın ve çocuk ölümlerinin arkasından AKP’lilerin bizzat kendisi, şımarık çocukları, el verdikleri bürokratlar, sırtını sıvazladıkları suç örgütleri, kendilerini her şeyin üstünde gören iktidar yaltakçıları çıkıyor” dedi. Bu dosyaların arkasında iktidarın koruduğu ilişkiler olduğunu belirten Karaca, adaleti çürütenin bu kişilerin kendini dokunulmaz sanması olduğunu söyledi.
“İçinizdeki klikler birbirine girdikçe mi adalete yol açılacak? Kadınlar ve çocuklar için adalet mücadelesi sürerken, ‘Nereye kadar uzanırsa uzansın’ cümleleriyle iç çatışma mesajları vererek mi kendinizi aklayacaksınız? Sizin kirli kavgalarınızdan dökülen kırıntılarla değil, kadınların tırnaklarıyla kazıyarak çıkardığı gerçeklerle adalet gelecek! Şunu unutmayın, kadınlar katillerin peşini bırakmayacak!” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sordular: Neden bu kadar geciktiği sorusu yanıtsız kaldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, AKP grup toplantısı öncesinde gazetecilere verdiği demeçte Bizim talimatımızla olmadı. Adalet Bakanlığı olarak soruşturmalara müdahale etme ya da talimat verme yetkimiz yok” dedi. Gürlek, sürecin başsavcılık tarafından yürütüldüğünü belirterek, “Başsavcımız bana geldi, delilleri topladığını söyledi. Yoğun şüpheler var” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısının ardından bir gazetecinin "Gülistan Doku soruşturmasında dün birçok gözaltı yaşandı, neler söylersiniz?" sorusu üzerine Erdoğan, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'e döndü. Güler, "Gülistan Doku… Yargı süreci işliyor" derken Erdoğan da "Aynen dediği gibi. Yargı süreci işliyor" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Doku soruşturmasına dair "Neden bu kadar gecikti sizce?" sorusunu ise yanıtsız bıraktı.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül


  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden