Geçen bir ayın ardından soruyoruz: Bahar Taş’a ne oldu?
Bahar Taş’ın 8 Şubat’ta cansız bedeninin bulunmasının üzerinden tam bir ay geçerken, olayın aydınlatılmasına yönelik hukuki süreç yerinde sayıyor. Bizler de ısrarlar soruyoruz: ‘Bahar Taş’a ne oldu?’

Bahar Taş’ın şüpheli ölümünün üzerinden tam bir ay geçti. 2026 8 Mart’ını karşılarken; her gün yeni bir şüpheli kadın ölümüyle, istismara karşı mücadele eden kadınların ihmaller zinciri nedeniyle hayatını kaybettiği haberleriyle uyanıyoruz.

İktidarın uzun süredir kararlılıkla sürdürdüğü cezasızlık politikaları, kadına yönelik şiddeti ve cinayetleri önlemesi gereken mekanizmaların işleyişini felç ediyor. Şüpheli kadın ölümleri artarken, cinayetlerin gerçek nedenleri perdeleniyor; hemen her olayda şüpheli erkekler soruşturma aşamasında serbestçe dolaşabiliyor, nüfuz sahibi olanlar ise kendilerini aklamak için her yolu deniyor.

8 Şubat’ta Bahar Taş’ın cansız bedeninin bulunmasından bu yana geçen süre, “şüpheli” denilerek zamana yayılan ve neticede aydınlatılmayan pek çok dosyadan farksız ilerliyor. Olay gününe dair maddi gerçeği ortaya çıkarabilecek somut bir ilerleme hâlâ kaydedilmiş değil. Sürecin gecikmesi, delillerin karartılması riskini her geçen saniye artırıyor. Kurumların yavaş işleyişi nedeniyle dosyaya eklenmesi gereken bulguların tamamlanmamış olması ve şüphelilerin adli kontrolle serbest bırakılması, soruşturmanın akıbetini ciddi bir tehlikeye atıyor.

Bugün olay örgüsüne ilişkin bilgiler, yalnızca şüphelilerin çelişkili ifadelerindeki iddialarla sınırlı kalıyor. Maddi gerçeğin ortaya çıkması için: Olay gününü aydınlatabilecek tüm tanıkların ifadelerine başvurulmalı, Şüpheli beyanlarındaki çelişkiler giderilmeli, adli tıp kurumu (ATK) raporlama sürecini geciktirmeden tamamlamalıdır.

Delil karartma ve şüphelilerin kaçma riski göz önünde bulundurulduğunda; şüpheliler hakkında tutuklama da dahil olmak üzere gerekli koruma tedbirlerinin derhal uygulanması, adaletin tesisi için bir zorunluluktur. Bahar Taş’ın ölümünün; “doğal ölüm”, “kalp krizi” ya da “intihar” denilerek üstünün kapatılmasına izin vermeyeceğiz.

Bahar Taş’ın şüpheli ölümünün münferit bir olay olmadığını bilen kadınlar; bugün Türkiye’nin dört bir yanında aynı soruyu yükseltiyor: Bahar Taş’a ne oldu? Failler yargılanana kadar bu soruyu sormaktan vazgeçmeyeceğiz. 8 Mart’a giderken tüm kadınları; istismarı, şiddeti ve cinayetleri aklayan politikalara karşı yan yana gelmeye ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül


Editörden