Uzaktan çalışma: Ne fırsat ne denge, sadece yoğun çalışma
Muhasebe alanında bir firmada uzaktan çalışan Merve ile bu müjde gibi anlatılan esnek çalışma modelini konuştuk: ‘Gece herkes uyuduktan sonra da çalışıyorum çoğu zaman. Yani mesaim hiç bitmiyor.’

Kadınların istihdama katılım oranlarını artırmak için oluşturulan politikalar “uzaktan çalışma”, “kısmi süreli çalışma” gibi esnek çalışma modelleri üzerinden yürütülmeye devam ediliyor. Orta Vadeli Program’da da karşılaştığımız uzaktan çalışma ve kısmi zamanlı çalışma gibi esnek çalışma biçimleri kadınları “iş yaşam dengesi” çerçevesi içinde, “fırsat eşitliği’’ yaratma adı altında bir avantaj gibi sunuluyor. Bir yanda kamuda esnek çalışma ve iş kanununda esnek çalışmayı içeren maddelerin değişikliğine dair söylentiler dolanırken diğer yanda uzaktan çalışma modeli ile iş ilanlarının sayısı giderek artıyor.

Pandemi dönemi maliyetlerdeki ciddi düşüşü fark eden özellikle teknoloji ve çağrı merkez firmaları pandemi dönemi sonrası uzaktan çalışma biçimini sürdürmeye devam ediyor. Mevcut iş kanunu uzaktan çalışma için temel kuralları çerçevelese de çerçevenin içini doldurmayı işverenlerin inisiyatifine bırakıyor.

Kadınların asli görevlerinin çocuk bakımı ve ev işleri ile özdeşleştirildiği toplumda e daha ne olsun! Hem evde kadın en önemli görevlerinden biri olan annelik ve ev bakım işlerini yerine getirecek hem de istihdama katılacak. Bir taşla iki kuş!

‘MESAİM HİÇ BİTMİYOR’

Muhasebe alanındaki bir firmada uzaktan çalışan Merve ile bu müjde gibi anlatılan esnek çalışma modelini konuştuk. Merve yaklaşık bir buçuk yıldır hafta içi her gün 10.00-17.00 arasında evden çalışıyor. Bir gününü nasıl geçirdiğini şöyle anlatıyor: “Sabah çocuklara kahvaltı hazırlıyorum. Ardından zaman kaybetmeden işimin başına geçiyorum, gün içinde işimi yetiştiremezsem ya da çok işim olursa çocuklar uyuduktan sonra çalışıyorum. İstediğim saat çalışıyorum ama işimi yetiştirmem gerekiyor. Gece herkes uyuduktan sonra da çalışıyorum çoğu zaman. Yani mesaim hiç bitmiyor. Öğlen kalkıyorum, onlara yemek hazırlıyorum. Gün içerisinde sürekli bir koşturma içerisindeyim.”

Çalışma saatleri belli olmasına rağmen günlük mesai organizasyonunu nasıl planladığını soruyoruz. “Mesai saatim yok, her saat mesaideyim. Mesela dün gece 10’dan 12’ye kadar çalıştım” diyor ve ekliyor: “10:00 ve 17:00 arası sadece evden çıkamadığım saatler. 17:00'den sonra dışarı çıkabiliyorum yani herhangi bir işim yoksa. 10:00 ve 17:00 arası genelde işimizin çok aktif olduğu saatler o yüzden genelde evde bulunmak zorundayım.”

PARA PATRONUN CEBİNE, FATURA İŞÇİNİN CEBİNDEN

Merve kendi bilgisayarını kullanarak çalışıyor. İnternet ve yemek parası ödenmiyor. Öte yandan kadınlara evden çalışıp para kazanma imkanı sunan küçük ölçekli firmaların çoğu iş ilanlarına “kişisel bir bilgisayarın olmasını” şart koyuyor ve teklif edilen ücretlere ek internet, elektrik faturasını ödemiyorlar.

Bu çalışma biçiminin tercih değil, bir zorunluluk olduğunun tekrar altını çizen Merve şunları ekliyor: “Evden çalışıyorsun, yemek yapıyorsun, öğlen molasında kendin yemek yemeden hemen ev işlerine koyuluyorsun, bilgisayar başında atıştırıyorsun… En azından dışarıda mola saatin belli, arkadaşınla iki sohbet edebiliyorsun. Çocuklarım küçük diye evden çalışmak zorundayım. Onlar büyüdüğünde asla ve asla evden çalışmam. Sosyalleşmek, yeni arkadaş edinmeyi isterim. Mesela ben metroya binmeyi çok istiyorum.”

Çalışma saatleri “şeklen” olan uzaktan çalışmada patronun, “Zaten evdesin” ya da “Bu işi bu zamana kadar yap da nasıl yaparsan yap” anlayışı 7/24 bir mesai halini, iş ve çalışma yaşamının birbiri ile iç içe geçmesini, kadınların ev ile daha da özdeşleşmesini yaratıyor. Merve gibi pek çok kadın, çocuklarının bakımlarının birincil sorumlusu tutuldukları, çocuk bakımı kamusal bir hizmet olarak sağlanmadığı için uzaktan çalışma biçimine yöneliyor.

Fotoğraf: Canva Pro