Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçe görüşmeleri Mecliste Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken Bakan Vedat Işıkhan’ın açıkladığı veriler “kadınların işgücüne katılımının” devlet eliyle ne kadar güvencesizleştirildiğini ortaya koydu.
Bakanın açıkladığı veriler şu şekilde:
■ İş Pozitif programına 2,7 milyondan fazla kadın katıldı.
İş Pozitif programı nedir?
İş Pozitif Kadın İstihdam Projesi, “kadın istihdamı için pozitif ayrımcılık projesi” diye biliniyor ve İŞKUR’da şöyle tanımlanıyor: “Bu proje ile beraber işverenlere, işe alacakları işsizlerin mesleki bilgi ve becerisini iş yerinde gözlemleyebilme, eğitim verme ve işe alma konusunda isabetli karar verme imkanı sunmaktadır. Proje süresi en fazla 3 aydır.” Birçok işletme ve firma bu proje kapsamında kadınları işe alırken kadınları sadece 3 ay işe alacaklarını bilerek hareket ediyorlar.
■ İş Gücü Uyum Programlarına 2024'ten bu yana 720 bin 224 kişi katıldı. Bu programdaki katılımcılarının yüzde 80'i kadınlardan oluştu.
İşgücü Uyum Programı nedir?
29 Ağustos günü Resmi Gazete’de Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından yürütülecek “İşgücü Uyum Programının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” yayımlandı. Bu yönetmelik çeşitli medya kanallarında “işsizliğe karşı 3 gün formülü” olarak ele alındı. Yönetmeliğin içeriği ise özellikle kadınlar açısından güvencesizliğin ve ucuz iş gücü olarak kullanılmanın resmi ilanı. Programın (İUP) “özel politika gerektiren gruplar başta olmak üzere işsizlerin istihdam edilebilirliğini artıracak bilgi, beceri, çalışma alışkanlığı ve disiplinini kazandırmak üzere aktif işgücü hizmetleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği yapılarak” düzenlendiği belirtiliyor. Buradaki “özel politika gerektiren” grupların başında ise kadınlar geliyor. Keza içeriğe baktığımızda programda “kadın işi” olarak görülen engelli, yaşlı ve hasta bakımı, çocuk bakımına yönelik faaliyetlerin desteklenmesi, kamusal alanların temizliği, ağaç dikimi gibi faaliyetlerinin desteklenmesi olduğunu görüyoruz. Programa göre eğitimler bittikten sonra haftada 3 gün 7,5 saat çalışma süresi olacak. En fazla 10 ay süren programda sigorta primleri ve “cep harçlığı” olarak ifade edilen ücret, çalışma günlerine göre verilecek. Katılımcıların ücreti İşsizlik Fonundan sağlanacak. Ortalama ücretin de günlük 566 lira olacağı ifade ediliyor. Bu aylık 6 bin 792 lira gibi komik bir rakama denk düşüyor.
■ 2026-2027 eğitim öğretim yılı için okullarda temizlik ve hijyen koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlamak için Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında 80 bin kişilik kontenjan açıldı. Ayrıca, okul bahçeleri ve giriş çıkışlarında “gözetim ve düzenin desteklenmesi için” 81 ilde ek 31 bin TYP kontenjanı açıldı.
Toplum Yararına Program nedir?
31 Aralık 2008’de yürürlüğe giren Türkiye İş Kurumu İşgücü Uyum Hizmetleri Yönetmeliği ile “yasal” bir çerçeveye kavuşturulan Toplum Yararına Çalışma Programı, “işsizlikle ve yoksullukla mücadelede etkili bir mücadele aracı” olarak sunulmuştu. Programın adını hükümetin “kadın istihdamının artırılması” açıklamalarında da hep “dev adım” olarak duyduk.
Toplum Yararına Çalışma Programı adıyla yaptırılan işlerin büyük kısmı “geleneksel kadın işi” olarak görülen güvencesiz, geleceksiz işler, üstelik bu işlerde büyük oranda sosyal yardımlardan faydalanmak için sıraya girmek zorunda bırakılan yoksul kadınlar çalışıyor. Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında çalışanların çok büyük bir kısmını kadınlar oluşturuyor. Çünkü program kapsamındaki iş alanları ağırlıklı olarak “geleneksel kadın işi” olarak görülen işler. Toplum Yararına Çalışma Programı, hukuki açıdan “kurs” olarak tanımlanıyor. Bu “kurs” süresince asgari ücret üzerinden ödenecek ücretler, sigorta primleri, vergiler ve diğer yasal kesintiler de İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanıyor. Yasal olarak İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken paralar işsizlerin eğitimi için ve istihdam edilebilirliklerini artırabilmek amacıyla kullanılabilir. TYP’nin “kurs” olarak adlandırılma gerekçesi de tam da bu. İktidar, sermayenin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bu programda çalıştırılan işçilere yine işçilerin ücretlerinden kesintilerle oluşturulan İşsizlik Fonu’ndan para veriyor.
TYP kapsamındaki “kurs” listeleri incelendiğinde meslek edindirme faaliyetiyle ilgili herhangi bir ize rastlanmıyor, insanlar “Beden işçisi” statüsünde istihdam ediliyor ama adları “kursiyer” oluyor. Çalışma süresinin dokuz ayla sınırlandırılmış olması, TYP’ye bağlı çalışmayı “güvencesiz işler” kategorisine sokuyor. Her ne kadar bir kişi dokuz ayın bitiminden sonra üç aylık bekleme süresinin ardından tekrar işe girebilse de, kişinin tekrar işe alınabilmesinin tek “güvencesi”, çalışılan kurumun veya kuruluşun “olumlu görüşü” ve “İşKur il müdürlüğünün onayı”. Daha detaylı bilgi için TIKLAYINIZ
Bakan, bu işlerin geçiciliğini de itiraf ederek şöyle konuştu: “Böylece hem kamu hizmetlerinin belirli ihtiyaçlarına cevap veriyor hem de iş arayan vatandaşlarımıza geçici çalışma imkânı sağlıyoruz.”
Fotoğraf: TBMM
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















