‘İstismar gibi bir sorun üzerinden tartıştırdıkları idam cezasının asıl hedefinin ‘Anayasal düzeni bozmaya yönelik suçların’ sanıkları, yani aslında muhalifler olacağını görmek gerekiyor.’

“Çocuk istismarını nasıl önlesek, nasıl kökünü kurutsak” diye düşünmeyen hükümet önerilere kulak tıkarken, işine gelen ‘idam’ı çözüm olarak sunuyor. Peki idam gerçekten çözüm mü?

Çocuk istismarına karşı somut adımlar beklenirken hükümet “idam ve zina” tartışması açtı. Böylece herkesin canını yakan sorunu bile kendi gündemine yedeklemek için kullanmış oldu.

12 yaşında istismara uğrayan ve faille zorla evlendirilen S.T, 41 yıl boyunca yaşadıklarını anlattı. İdam tartışmalarına da değinen S.T, ‘Değişmesi gereken zihniyet. İdam da hadım da çözüm değil’ dedi

“Cezalar artırılsın, bu erkekler idam edilsin, hadım edilsin” gibi önerileri daha sık duymaya başladık. Peki bu öneriler gerçekten çözüm olabilir mi? Cevabımız: HAYIR... Çünkü:

Eskişehir’de kadınlarla çocuk istismarını konuştuk. İdam ve hadım gibi tartışmaların istismarda sorumluluğu olanları gizlemeye yaradığını söyleyen kadınlar önerilerini de sıralıyor.

Çocuk istismarları her geçen gün artarken diğer yandan istismara karşı çözüm meselesi de tartışılmaya devam ediyor. Adana’da kadınlar çözüm olarak devletin sunduğu ‘idam’ önerisini doğru bulmuyor.

Emani El Rahmun’un ve bebeğinin öldürülmesi davasında ‘idam’ diye bağıranlar kadınların öldürülmesine engel olmazken, daha fazla kadının öldürülmesine göz yumanlardı aslında.

15 Ekim 1944’te Braunschweig’e düzenlenen bombalı saldırının ardından bir komşusu tarafından yağmalama iddiasıyla suçlanan Erna Wazinski, 23 Kasım 1944’te Wolfenbüttel’de giyotinle idam edildi.

Kadın- çocuk şiddeti ve istismarı; devletin idam tartışmalarının politik temelinin konuşulacağı panel 22 Eylül Cumartesi günü, saat 15.00’te. HDK Kadın Meclisi tüm kadınları etkinliğine davet ediyor.