Dünyada kürtaj hakkı saldırı altında| Kadınların mücadelesi bitmedi, bitmeyecek!
ABD’de Yüksek Mahkemenin Roe v Wade kararını bozması üzerine kadınların güvenli kürtaja erişim hakları kısıtlandı. ABD'nin yanı sıra dünyada birçok ülkede kadınlar kürtaj hakkı için mücadele ediyor.

Her ülkede bıçak sırtında olan haklardan biri kürtaj hakkı maalesef. Çok büyük mücadeleler, kadınların ısrarı, merdiven altı yöntemler sonucu hayatını kaybeden binlerce kadının varlığı sonucu kazanılmış haklardan biri kürtaj hakkı; ama o da tam olarak değil. Hâlâ kürtajın yasal olduğu ülkelerde pek çok kısıtlama mevcut; kimi yerlerde ücretsiz olarak erişilebilir değil, kimi yerlerde fiili olarak yasak, kimi yerlerde sadece hamileliğin erken döneminde yapılabiliyor… Geçtiğimiz yıllarda da dünyada kadınları en çok sokağa döken, kampanyalarla uluslararası dayanışmalarını kurduğu, çeşitli kazanımlar elde ettiği ya da elde etmek üzere yan yana durmaktan vazgeçmediği meselelerden: Arjantin, Polonya, ABD…

ABD’de Yüksek Mahkemenin kürtajı ülke genelinde anayasal hak olarak koruyan 50 yıllık Roe v Wade kararını 24 Haziran’da bozması üzerine kadınların güvenli kürtaja erişim hakları eyaletlerin inisiyatiflerine bırakıldı. Yüksek mahkeme kararını, Mississippi’de kürtaj hizmeti veren tek kliniğin 2018 yılında çıkarılan ve hamileliğin 15. haftasından sonra kürtaj yapılmasını yasaklayan eyalet yasasına karşı açtığı Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization davasıyla ilgili olarak verdi. Klinik, yasanın Roe’ye doğrudan karşı olduğunu savunuyordu.

KADINLAR SOKAKTA

Roe v Wade kararının yüksek mahkemece bozulacağı taslağı kamuoyuna sızdıktan sonra ülke genelinde kalabalık eylemlere tanıklık edilmişti. Kararın iptalinden ve kürtajın ülke genelinde bir anayasal hak olarak korunmasının bozulmasından sonra da Yüksek Mahkeme ülke genelinde protesto edildi ve edilmeye devam ediliyor. Karar, eyaletlerin tek tek kürtajı yasaklamasının önünü açıyor.


KADINLARIN HAYATI GÖRMEZDEN GELİNİYOR

Francine Prose, The Guardian’daki yazısında Roe kararının iptalinde temellendirilen Dobbs kararını incelediğinde, istenmeyen çocukları doğurmak zorunda kalan kadınların hayatlarının bu müzakereler üzerinde hiçbir etkisi olmadığı sonucuna varılabileceğini belirtiyor. Prose, ABD yüksek mahkemesinin bu karar ile, kürtaj yaptırmak isteyenleri toplu cinayet işlemek için komplo kuran suçlular, durdurulması gereken katiller olarak yeniden tanımladığının altını çiziyor.

KARARIN İPTALİNDEN SONRA NERELERDE NE OLDU?

Roe v Wade kararının bozulmasının hemen ardından eyaletlerde mantar gibi artıp yayılan kürtaj yasaklarına baktığımızda adeta kürtaj yasağı çölleri görüyoruz.

Üreme Hakları Merkezinin sitesinde sürekli güncelledikleri haritaya göre kürtaj 21 eyalette ve Columbia Bölgesi’nde eyalet yasalarıyla korunmakta olup, yirmi altı eyalet ve üç bölgede ciddi şekilde sınırlandırılma veya yasaklanma riski altında.

■ Dokuz eyalette kürtaj hakkı eyalet tüzükleri veya eyalet anayasaları tarafından korunuyor ve diğer yasalar ve politikalar kürtaj bakımına ek erişim sağlıyor. 

Kaliforniya, Connecticut, Hawaii, Illinois, New Jersey, New York, Oregon, Vermont ve Washington

■ On iki eyalet ve Columbia Bölgesinde kürtaj hakkı yine eyalet yasaları tarafından korunuyor ancak erişimde çeşitli sınırlamalar var. 

Alaska, Colorado, Delaware, Columbia Bölgesi, Florida, Kansas, Maine, Maryland, Massachusetts, Minnesota, Montana, Nevada ve Rhode Island

■ Üç eyalet ve iki bölgede kürtaj, erişilebilir olmaya devam edebilir ancak eyalet ve bölge yasaları tarafından korunmuyor. Bu eyaletlerin bazılarında, Roe’nun sınırlandırılması ya da iptal edilmesi halinde yasama organının bir yasak getirip getirmeyeceği henüz belirsiz, ancak ilerleyen günlerde herhangi bir kısıtlama getirilmeyeceğinin bir garantisi yok ve bu durum bu bölgelerdeki kürtaj hizmeti veren klinikleri de çeşitli açılardan baskı altına alıp hizmet vermesinin önünü dolaylı olarak kapatıyor. 

New Hampshire, New Mexico, Puerto Rico, U.S. Virgin Islands ve Virginia

■ Neredeyse tamamı ülkenin orta ve güney kesimlerinde yer alan yirmi bir eyalet ve üç bölge kürtajı tamamen yasaklamak istediklerini ifade ediyor. Bu eyaletler ve bölgeler, eski kürtaj yasaklarının yeniden canlandırılması ya da yenilerinin yürürlüğe konması konusunda son derece savunmasız ve hiçbiri kürtaj için yasal korumaya sahip değil. 

American Samoa, Arizona, Georgia, Guam, Idaho, Indiana, Iowa, Kentucky, Louisiana, Michigan, Mississippi, Nebraska, North Carolina, North Dakota, the Northern Mariana Islands, Ohio, Pennsylvania, South Carolina, Tennessee, Texas, Utah, West Virginia, Wisconsin ve Wyoming

ESKİ YASA ENDİŞESİYLE KLİNİKLER ÇALIŞMIYOR

 Arizona başsavcısı 1991 öncesi kürtaj yasağının uygulanabilir olduğunu ve yaklaşık 50 yıldır bu yasayı engelleyen bir tedbir kararının kaldırılması için yakında başvuruda bulunacağını duyurdu. Eski yasaya göre hamile bir kadının kürtaj yaptırmasına yardımcı olan herkes iki ila beş yıl arasında hapis cezasına çarptırılabiliyor. Bunun tek istisnası ise kadının hayatının tehlikede olması. Arizona’daki kürtaj klinikleri, Yüksek Mahkemenin aldığı karardan birkaç saat sonra kürtaj işlemlerini eski yasanın uygulanabileceği endişesiyle durdurmuştu.

■ Son olarak, Yüksek Mahkemenin Roe v. Wade kararını iptal etmesinin ardından, kürtajı tamamen yasaklayan ve bu yasakları cezai yaptırımlarla uygulayan 5 eyalet var. 

Alabama, Arkansas, Missouri, Oklahoma, Güney Dakota

GÜNEY DAKOTA’DA CİNSEL SALDIRI SONRASI KÜRTAJA İZİN VERİLMEYECEK

 Güney Dakota Cumhuriyetçi Valisi Kristi Noem yaptığı açıklamada eyaletinin kürtaj yasağını savundu. Yasak, hamile kadının hayatının risk altında olduğu durumlarda bir istisna içeriyor ancak ensest ya da tecavüz durumlarında bu istisnaya yer verilmiyor.
CNN’den Dana Bash’in “State of the Union” programında kürtaj yaptırmak için Ohio’dan Indiana’ya giden 10 yaşındaki çocuk istismarı mağduruna benzer çocukların doğum yapmaya zorlanıp zorlanmayacağı sorusuna Noem, “Bu trajedi korkunç. Hayal bile edemiyorum. Ailemden hiç kimse ya da ben böyle bir şey yaşamadık. ... Ancak, Güney Dakota’da bugün yasalar, annenin hayatını kurtarmak dışında kürtajın yasa dışı olduğunu söylüyor.”
Noem, Bash’e ABD Yüksek Mahkemesinin Roe v. Wade kararını bozmasının ardından yürürlüğe giren ve tetikleyici yasa olarak adlandırılan mevcut yasanın benzer durumlar için istisna getirecek şekilde değiştirilmesinden yana olmayacağını söyledi ve “Trajik bir durumun başka bir trajediyle devam ettirilmesi gerektiğine inanmıyorum” dedi.

36 MİLYON KADIN KÜRTAJA ERİŞEMEYECEK

Eyaletlerin neredeyse yarısı mümkün olduğunca kısıtlayıcı yeni yasalar çıkaracak ya da kürtajı yasaklayan mevcut anayasaya aykırı yasaları uygulamaya çalışacak gibi görünüyor. Kürtaj hizmeti veren bir sağlık kuruluşu olan Planned Parenthood’un araştırmasına göre, Yüksek Mahkeme kararının ardından üreme çağındaki yaklaşık 36 milyon kadının kürtaja erişiminin kesilmesi bekleniyor.

EN ÇOK YOKSUL KADINLAR ETKİLENECEK

Bu kısıtlamalar en çok da beyaz olmayan, yoksul kadınları etkileyecek. Nature’a konuşan Charlottesville’de Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesinde biyomedikal etik uzmanı olan Mary Faith Marshall, “Doğru zaman olmadığı halde çocuk sahibi olmaya zorlanmak, zaten yoksulluk içinde olan insanları daha da yoksulluğa itiyor” diyor. Yoksul kadınların diğer eyaletlerde uygulanabilen kürtaja da erişimi yakıt, ulaşım, konaklama masrafları sebebiyle her ne kadar sosyal medya grupları üzerinden bir dayanışma kurulmaya çalışılsa da zaten pek mümkün değil. Bu da bu kadınları merdiven altı çözümler bulup sağlıklarını riske atmak ya da istemedikleri hamilelikleri gerçekleştirmek zorunda bırakacak.

Kaliforniya Üniversitesinden Diana Greene Foster tarafından yürütülen ve 2007’de başlatılan kürtaj yaptıran ve yaptıramayan kadınların 5 yıllık süreçlerine odaklanan Turnaway Araştırması da kürtaj hakkına erişimin/erişememenin kadınların yaşamlarındaki etkilere işaret ediyor. Araştırma, kürtajı reddedilen kadınların kürtaj yaptıranlara kıyasla kürtaj sonrasında yoksulluk içinde yaşama ihtimallerinin daha yüksek olduğunu, kürtaj yaptıramayan kadınların eğitim, fiziksel ve ruhsal sağlık gibi alanlarda daha kötü durumda olduklarını gösteriyor. Greene Foster eyalet yasalarının Roe sonrası aniden değişmesinin ardından kürtajı reddedilen insanlara ne olacağını araştırmak için yeni bir ulusal çalışma üzerinde çalışmaya başlıyor.

HAMİLE KADINLAR DAHA SAVUNMASIZ HALE GETİRİLİYOR

Ancak kürtaj hakkının anayasal bir hak olmaktan çıkarılması sadece kürtaj yaptırmak isteyen kadınları etkilemiyor. Marshall, The American Journal of Bioethics’te yayınlanan “Kürtajın Ötesinde: Kürtajın Sonuçları: Roe’yu Tersine Çevirmek” makalesinde tüm hamilelerin bu karardan etkileneceğini şöyle açıklıyor: “ABD’de hamileliklerini sürdüren ve doğum yapan yaklaşık dört milyon kadın, fetüsün korunması adına artan gözetim ve kriminalizasyon riski altında olacaktır. Kürtaj yasağının, hamileliğini sürdüren ve sağlıklı bebekler doğuranlar da dahil olmak üzere, hamile kalan herkesin yasal gözetim, sivil gözaltılar, zorla müdahaleler ve cezai kovuşturmalara karşı savunmasız hale düşeceği anlamına geleceğini ileri sürüyoruz. Başka bir deyişle, Roe’nun iptal edilmesi, hamile kalan herkesin temel haklarının kısıtlanmasına zemin hazırlayacaktır.” Kadınların hamileliğinin çeşitli sebeplerle sonlanmasından “sorumlu tutulabilir” hale gelebileceğine dikkat çekiliyor.

441 KM MESAFE

Kürtaj hakkı eyaletlerin inisiyatifine bırakılınca kadınlar, kürtajın yasaklandığı, kısıtlandığı pek çok eyaletten kürtajın eyalet yasalarınca korunduğu yerlere uzun mesafeler kat etmek zorunda kalacak. Vermont’ta Middlebury College’da Ekonomi Profesörü Caitlin Myers, Nature’a, Roe’nin iptalinden sonraki birkaç ay içinde, kürtaj yaptırmak isteyen ABD’li kadınların yüzde 54’ünün en yakın kürtaj sağlayıcısına ulaşmak için daha önce kat edeceklerinden daha fazla yol kat etmek zorunda kalacaklarını; bu kadınlar için seyahat mesafesinin ortalama 58 kilometreden (36 mil) ortalama 441 kilometreye (274 mil) çıkacağını ifade ediyor.

Kürtajın yasalarca korunduğu eyaletlerden kliniklerde kürtajın yapılmadığı eyaletlerden gelen telefonların arttığını ifade ediyorlar. Ancak buralardaki hizmet sağlayıcılarının “kürtaj göçü” talebini karşılama kapasitesi ise belirsiz.

KÜRTAJ KLİNİKLERİNE ARAMALAR ARTIYOR

 Kürtajın eyalet yasalarınca korunduğu Michigan’a talep en çok komşu eyaletlerden özellikle kadınların hamile olduğunu bile bilmeden yani altı haftadan sonra kürtajı yasaklayan yasanın yürürlükte olduğu Ohio’dan geliyor. Planned Parenthood ofisi geçen hafta aramaların yüzde 50 arttığını söyledi. Click On Detroit’in haberine göre Michigan’daki klinikler ayrıca Teksas ve Oklahoma gibi uzak eyaletlerden de bir akın bekliyor.
SINIRLARIN ÖTESİ

Kürtaj hizmetine ulaşmak için göç sadece ABD sınırları içinde değil komşu ülkelere de uzanıyor…

MEKSİKA

Meksika’da kürtaj uzun süredir yasaktı. Ancak şimdi sekiz eyalette 12 haftaya kadar hamile olan kadınlar için yasal ve tecavüz vakalarında ya da kadının hayatını tehlikeye atan bir durum söz konusuysa daha uzun süreli olarak yasal. Bu da Meksika’daki bu sekiz eyalette kürtaj hizmeti sağlayıcıları Amerika’dan daha fazla kişinin kürtaj hizmeti almak için sınırı geçmesini bekliyor.

KBPS’ye konuşan Meksika’nın kürtaj sağlayıcılarından biri olan Profem’in yöneticisi Luisa Garcia, kliniklerinin Amerikalı hastalarının çoğunun Kaliforniya’dan ve kürtaj hizmetleri orada daha uygun fiyatlı olduğu için öncelikle Tijuana’ya gittiklerini ancak son aylarda Arizona ve Teksas’taki kadınlardan daha fazla telefon aldıklarını söylüyor. Ancak Meksika Tijuana’daki kürtaj klinikleri fiili engellerle de karşı karşıya. Tijuana’daki klinik kimse onlara tıbbi bir tesis kiralamadığı için cerrahi kürtaj yapamıyor ve sadece kürtaj hapları ile kürtaj yapabiliyor.

KANADA

Kanada’ya ulaşım ise Meksika’ya olduğu kadar kolay değil. Kanada’ya seyahat için pasaport, planlama, zaman, para ve prosedürün tıbbi yönetimi gerekiyor. Ayrıca Kanada’da nispeten az sayıda kürtaj kliniği var ve bunların halihazırda kapasitelerinin dolduğu ve talebin yakında hizmet sunma kabiliyetini aşacağı yönünde endişeler var.

Kürtaja erişimin kısıtlanmasının bir başka potansiyel sonucu da kadınların klinik gözetimi olmaksızın gebeliklerini sonlandırmayı deneyebilecek olmalarıdır. Çünkü dünya genelinde kadınların deneyimi gösteriyor ki kürtaj yasakları kadınların hamileliğini sonlandırmasını engellemiyor, kadınların sağlıklı, güvenli kürtaja erişimini ve sağlık hizmetine erişimini engelliyor.

HAPLAR YASAKLANINCA KADINLAR KAÇAKÇILARA YÖNELİYOR

Dünya Sağlık Örgütüne göre bu kişisel hamileliği sonlandırma çalışmalarının bazısı güvenli ve etkili olan kürtaj ilaçlarıyla yapması muhtemel. Ancak kadınlar çeşitli kadın örgütleri, sosyal medya grupları aracılığıyla temin ederken bu ilaçların da kara borsası Filipinler ya da Brezilya örneğindeki gibi olup kadınların yaşamını tehlikeye sokabilir. Dünyanın en katı kürtaj karşıtı yasalarından birine sahip Filipinler örneğine baktığımızda, hükümet yasanın hamile kadınların hayatını ve sağlığını korumak için kürtaja izin verebileceğini kabul etmiş olsa da uygulamada bu tür istisnalar yapılmıyor. Kadınların, riski ne olursa olsun, erişebildikleri ve karşılayabildikleri her türlü yeraltı tedavisine başvurmaktan başka seçenekleri kalmamış oluyor. Filipinler Üniversitesinin 2020 yılında yaptığı araştırmasına göre, ülkede her yıl tahmini 1,1 milyon kürtaj gerçekleşiyor. Üreme Hakları Merkezinin Asya kıdemli hukuk danışmanı Jihan Jacob, Guardian’a bu sayının giderek arttığını söylüyor. Özellikle kentsel bölgelerdeki kadınlar giderek daha fazla internet üzerinden tedavi arayışına giriyorlar ve genellikle çevrimiçi platformlara ve forumlara, hatta çevrimiçi alışveriş platformlarına gitme çözümünü buluyorlar. Bu durum da kürtaj hapı tedarikçilerine kadınları yönlendiriyor. Forumlarda kadınlar tavsiye ve yorumlarını paylaşarak birbirlerini güvenilir tedarikçilere yönlendirmeye çalışıyorlar ancak güvenilir kürtaj hapı sattığını iddia eden çeşitli tedarikçilerin sattığı muhtemel sahte ilaçların kadınların yaşamını riske atmayacağı meçhul. Brezilya’da kürtaj haplarına erişimin seyri, ilaçla kürtajın nasıl erişilemez hale gelebileceği ve erişildiğinde neler olabileceği konusunda fikir veriyor. Brezilya’da tecavüz ya da ensest sonucu hamile kalınmamış, hamilelik kadının hayatını tehlikeye atmıyor veya anomalili bir fetüs değilse kürtaj yaptırmanın cezası üç yıla kadar hapis. Indian Express’in haberine göre; Brezilya’da kürtaj haplarının satışı yasakken bugün uyuşturucu kaçakçılarının haplara erişimin çoğunu kontrol ettiği bir durum söz konusu. Bu ilaçları temin eden kadınlar, kullandıkları ilacın güvenliği ya da gerçekliği konusunda hiçbir garantiye sahip değiller ve komplikasyon yaşadıklarında yardım istemekten korkuyorlar. Milhas pelas Vidas das Mulheres adlı kürtaja erişimi savunan bir kuruluşun kampanyalar direktörü olan Maira Marques, “Bir satıcıdan satın alıyorsunuz. Ne olduğunu bilmiyorsunuz. Tüm süreç korkutucu hale getiriliyor. Bu bir sır. Artık bir ilaç değil. Kürtaj yaptırmanın basit, daha az karmaşık bir yolu olması gerekiyordu, ama şimdi bunun yerine kaçak mal satın alınıyor” diyor. 2006 yılında, kürtaj hapının Brezilya’da dağıtımını yasaklayan yasa, ilacın satışını veya internette ilaca ilişkin bilgilerin yayınlanmasını da yasaklayacak şekilde güncellendi. Önceden uluslararası kadın dayanışma ağları, kürtaj hakkı örgütleri kadınlara bu ilaçlar aracılığıyla sağlıklı kürtaj imkanı yaratabilirken bunun eskisi kadar mümkün olmadığını Rio’da üreme sağlığı teknolojileri araştırmacısı Sonia Corrêa, “Siyasi iklim nedeniyle güvenli ürünlere ulaşmak ve uygun danışmanlık hizmeti almak çok daha zor, çünkü eskiden bunu yapan ağlar artık çok daha korkak” diyerek açıklıyor.

İLAÇLA KÜRTAJ OLMAYINCA…

İlaçla kürtaj için haplara ulaşamayan kadınlar ise fiziksel travma, vajinaya nesne sokmak ve zararlı maddeler yutmak gibi yöntemleri deniyor ve bu kadınların yaşamını ve sağlığını ciddi tehlikeye atıyor. Kıyafet askısının kürtaj hakkı eylemlerinde özellikle de Polonya’da bir simge haline gelmesinin sebebi de tam olarak bu. Kadınların kıyafet askıları ile hamileliklerini sonlandırmaya çalışmaları…

Kürtaj yasaklarının kadınların yaşamlarında, haklarında nasıl sonuçlar doğuracağını, nasıl saldırılara açık hale getireceğini ise çarpıcı örneklerle Polonya’da görebiliyoruz. Polonya’da kadınlar ancak annenin sağlığı için ciddi bir risk varsa veya hamileliği tecavüz ve ensestten kaynaklanıyorsa kürtaj talebinde bulunabiliyor. Daha önce, 1993’ten beri fetüste ciddi bir doğum kusuru teşhis edilmesi halinde de kürtaja izin veriliyordu. Ancak PiS’in etkisi altında olduğu düşünülen Anayasa Mahkemesinin aldığı bir kararla bu kürtaj gerekçeleri ortadan kaldırıldı. Ve geçtiğimiz yıl bu karar Izabela Sajbor’un ölümüne sebep oldu. Izabela 22 haftalık hamileyken erken doğum sancısı çekmesi üzerine hastaneye kaldırılmıştı. Sadece birkaç hafta önce, doğmamış bebeğinin nadir görülen bir genetik bozukluk olan Edwards Sendromu’na sahip olduğu söylenmişti. Bu hastalığa yakalananların çoğu doğmadan ölür; doktoru ona bu sonuca hazırlıklı olmasını söylemişti. Ancak fetal anormallik teşhisinin ardından Izabela tıbbi gerekçelerle kürtaj istedi. CNN’in haberine göre Polonya’daki doktorlar hamileliği sonlandıramayacaklarını söylediler, yurt dışına seyahat etmek isterken İzabela’nın suyu geldi. Izabela, Polonya’nın güneyindeki Pszczyna’daki hastane yatağında annesine, doktorların sepsisten kaçınmak amacıyla onu sezaryenle ameliyat etmeden önce fetüsün kalbinin durmasını beklediklerini anlattı. Bir mesajında “Hayatım tehlikede,” diyordu. Bir tarama fetüsün öldüğünü gösterdiğinde, Izabela ameliyathaneye götürüldü. Ancak ailenin avukatına göre, Izabela’nın yolda kalbi durdu ve öldü. Ancak resmi bir ölüm nedeni açıklanmadı. Izabela’nın ölümü Polonya’da kadınları sokağa döktü.

KADINLARIN BEDENİ ÜZERİNDEKİ DENETİM ARTIYOR

Geçtiğimiz yıllarda kadınların eylemlerinin damga vurduğu Polonya’da parlamento gebeliği 12 haftaya kadar, isteğe bağlı sonlandırmaya izin verecek şekilde değiştirecek yasa tasarısını reddetti. Bununla da kalınmadı, Sağlık Bakanı Adam Niedzielski, alerji, kan grubu ve hamilelik bilgileri de dahil olmak üzere hastalarla ilgili merkezi bir veri tabanına kaydedilecek bilgi miktarını genişleten bir kararnameyi imzaladı. Yeni verilerin polis ve savcılar tarafından hamilelikleri sona eren, hatta düşük yapan kadınlara karşı kullanılabileceğinden ya da kürtaj hapı sipariş eden veya kürtaj için yurt dışına çıkan kadınların devlet tarafından izlenebileceğinden korkuluyor.

CEDAW SÖZLEŞMESİ KÜRTAJ HAKKINI KORUYOR

 BM Kadın Hakları Komitesi, ABD’nin kürtaj yasağının önünü açan kararına ilişkin yaptığı açıklamada ABD’nin Kadınların İnsan Haklarını Koruyan Uluslararası Sözleşmeye taraf olmayan dünyadaki yedi ülkeden biri olduğunu söyledi.
Komiteden yapılan açıklamada, “Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi (CEDAW), Amerika Birleşik Devletleri’ni kadınların ve kız çocuklarının insan haklarına saygı gösterilmesi, korunması, yerine getirilmesi ve teşvik edilmesi amacıyla Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne taraf olmaya çağırmaktadır. CEDAW Sözleşmesi’nin 12. maddesi kapsamında sağlık hakkı, bedensel özerklik hakkını içerir ve kadınların ve kız çocuklarının cinsel ve üreme özgürlüğünü kapsar. Madde 16 (e), kadınların, çocukların sayısı ve aralığı konusunda özgür ve sorumlu bir şekilde karar verme ve bu hakları kullanmalarını sağlayacak bilgi, eğitim ve araçlara erişim haklarını korumaktadır. 189 Devletin taraf olduğu CEDAW Sözleşmesi, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hakları da dâhil olmak üzere kadınların insan haklarını kapsamlı bir şekilde koruyan neredeyse evrensel tek anlaşmadır” denildi.
DÜNYADA KÜRTAJ TARTIŞMASI SÜRÜYOR

ABD’de kürtaj hakkına bu saldırı dünya genelinde kürtaja erişimin artırılması için taleplerin yükseltilmesi tartışmalarını da gündeme getirdi.

■ Avustralya genelinde binlerce kişi hafta sonu sokaklara dökülerek Amerika Birleşik Devletleri’nin Roe v Wade kararını protesto etti ve bazıları Avustralya’nın kürtaj hakkını koruyan yasalarının “kırılgan” olduğunu söyledi. Kürtaj hizmetinin sağlık sigortası tarafından tamamının karşılanmaması, Batı Avustralya’nın kürtajın ceza kanunu kapsamında kalması, her doktorun ilaçla kürtaj için reçete yazamaması gibi kürtaja erişimi engelleyen sebeplere karşı halk protesto gösterisi yaptı.

■ Kanada Quebec’te doktorlar kürtaj haplarının daha erişilebilir olmasını talep etmek için ortak mektuba imza attılar. Yüzlerce doktor Quebec’te uygulanan ancak Kanada’nın geri kalanında uygulanmayan bazı kısıtlamaların kaldırılması çağrısında bulunduğu açık bir mektubu imzaladı. Kürtaj hapı 2018’den bu yana Quebec’te mevcut ve ücretsiz. Ancak eyalette hamileliklerini sonlandırmak isteyenler, kürtaj hapına erişmek için ek engellerle karşılaşıyor. Kanada’nın diğer bölgelerinden farklı olarak Quebec’te doktorların hastaya süreç boyunca eşlik edebilmeleri ve hapı yazabilmeleri için hem ilaçla hem de cerrahi kürtaj konusunda eğitim almış olmaları gerekiyor.

■ Aralık 2020’de Arjantin kürtajı yasallaştırmasıyla yasayı değiştirdi. O tarihten bu yana Meksika ve Kolombiya da kürtajı suç olmaktan çıkardı; yani Latin Amerika’nın en kalabalık dört ülkesinden üçü kürtajı suç olmaktan çıkarmış oldu. Anayasa taslağı eylül ayında onaylanırsa, Şili de yakında aynı yolu izleyebilir. Bugün Latin Amerika’da kürtaj hakkı için mücadele edip pek çok zincirleme kazanımın önünü açan kadınlar ABD’deki kadınlarla dayanışmalarını gösteriyorlar.


İlgili haberler
ABD’de kürtaj yasağının önünü açacak olan karar pr...

ABD Yüksek Mahkemesi kürtajı anayasal hak olmaktan çıkarması ve kürtaj yasağının önünü açacak karara...

ABD Yüksek Mahkemesi kürtajı anayasal hak olmaktan...

ABD’de aylardır tartışma yaratan kürtaj yasasına ilişkin Yüksek Mahkemesi kararını açıkladı. Kürtajı...

ABD'de kürtaj hakkına saldırı | Dilruba Taş ABD'de...

Ekmek ve Gül'den Dilruba Taş, ABD'de kürtaj hakkına dönük saldırıların ne anlama geldiğini ve bu sal...