Bir kitap: Çizgili Pijamalı Çocuk
Biri ateşin orta yerinde, can havlinde; ötekisi ise babası ve askerlerinin zulmünden habersiz arkadaş arayışında. İkisi de çocuk, istekleri ortak; tel örgü onları ayırmadan aynı yerde beraber oynamak.

Gezegenlerden, uzayda bir yerden farklı yaratıklar gelse, dünyayı gözlemlese, insanın insana yaptığı zulmü anlayabilirler mi acaba? Irkçılık yeryüzünün gördüğü en büyük kötülük olsa gerek. Bir diğerini renginden, ırkından, dilinden, inancından dolayı yok saymanın, aşağılamanın, dışlamanın, ötekileştirmenin işkence etmenin, öldürmenin, yakmanın anlaşılır yanı olabilir mi? İnsanlığın fazlaca bedeller ödediği ırkçılık, bir utanç abidesi olarak tarihe gömülmesi gerekirken günümüzde siyaset malzemesi yapılmasını anlamak mümkün değil.

John Boyne’un Çizgili Pijamalı Çocuk kitabı ile yapacağımız yolculuğumuz insanlığın yüz karasına, dünyanın her yerinde farklı boyutlarda yaşanan utancın merkezine, ırkçılığa; yedi milyon insanın yakıldığı Nazi kamplarından birine. Aynı yöne giden iki tren. Birinde çoluk çocuk, kadın, erkek, yaşlı, genç Yahudiler üst üste yakılmaya, öldürülmeye götürülüyor. (Havasızlıktan içlerinde ölenler de var.) Öteki tren ise ilkinin tam tersi; boş, konforlu, içinde karşıdaki trende bulunan insanları yakmak, yok etmekle sorumlu Nazi yetkilisinin eşi, iki çocuğu ve hizmetçileri yol alıyor. Kuşkusuz ki biz iki trende de olmak istemeyiz. Fakat yol arkadaşlarımız, dünyalar güzeli iki çocuk ayrı trenlerde aynı yere gidiyor. Trene bindiklerinde dokuz yaşlarında olan bu çocukların ikisi de 15 Mart 1934 doğumlu. Birinin adı Shmuel, ötekisi Bruno. Biri ateşin orta yerinde, can havlinde; ötekisi ise babası ve askerlerinin zulmünden habersiz arkadaş arayışında. İkisi de çocuk, istekleri ortak; bir kez olsa bile tel örgü onları ayırmadan aynı yerde beraber oynamak. İki yakada iki çocuk, aralarında utanç duvarı tel örgü…

John Boyne, Çizgili Pijamalı Çocuk’da Holokost katliamını masaya yatırır. Irkçılığı, Nazi faşizminin dehşetini iki çocuk üzerinden akıcı ve sürükleyici bir dille anlatır. Olayın kahramanları çocuklar olsa da bu bir çocuk kitabı olamaz. Faşizmin vahşetini çocuklar yaratmadı, acısı da onların çocuk yüreklerine akmasın. Duvarları, sınırları kutsayıp, kendilerine güzelleme dizenler, toplumları bayrak, din, vatan üçgeninde sıkıştıranlar, bilsin ki tarih utancı gizlemiyor, affetmiyor. Tokat gibi suratlara çalıyor ve daima son sözü halkların kardeşliğine bırakıyor…

Fotoğraf: Nebat Bukrek/Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Bir kitap: Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev

Fransız yazar, hukukçu Etienne de La Boetie, Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev’de modern devleti masaya...

GÜNÜN KİTABI: Bir kadın işçinin gençliği

Kendisi değiştikçe, çevresindekileri de değiştirebileceğine güvenen bir militanın yapabileceklerinin...

GÜNÜN KİTABI: Palto

Gogol, Palto’da sistemi palto metaforu ile eleştirir, hicivle Rus bürokrasisini tiye alır. Değişimi...