Cinsiyete dayalı okullar halkın talebi mi?
Ankara’dan bir eğitimci, kendi öğrencilerinin okuldan kopuşuna dair gözlemlerini ve Milli Eğitim Bakanının karma eğitimi hedef tahtasına oturtmasına dair öğretmen arkadaşları ile sohbetlerini yazdı.

Karma eğitime karşı başlatılan tartışmalar ebeveynleri tarafından eğitimden mahrum bırakılan çocuklar üzerinden, bazılarının kendi çarpık hedeflerini hayata geçirmek amacıyla gündeme getirildi. Yasaları hayata geçirmekle sorumlu olanların yasalara uymayan vatandaşları haklı bulduğu ve onlar için yeni düzenlemeler yapmayı taahhüt ettiği başka bir cumhuriyet var mıdır acaba?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haziran 2019’da Japonya’ya G20 Liderler Zirvesi için gitmesi ve ardından Mukogawa Kadın Üniversitesini ziyaret etmesi karma eğitime karşı görüşlerini net olarak ifade ettiği önemli bir dönemeç. Cumhurbaşkanı, Türkiye’de de kadın üniversitelerini hayata geçireceklerini söylemiş ve o dönem çokça eleştirilmişti. Japonya, teknolojik ilerleme, kentleşme, sanayi vb. alanlarda çok gelişmiş olmasına rağmen cinsiyet eşitliği konusunda hâlâ sorun yaşayan bir ülke. Bu anlamda yasal ve toplumsal düzenlemeleri yapamamış, hayata geçirememiş bir ülkenin örnek alınması gerçekten düşündürücü.

ÖĞRENCİLERİM OKULDAN KOPARTILIYOR

Okulumun bulunduğu Ankara’nın Altındağ ilçesi oldukça yoksul insanların, mültecilerin, köyden göç etmiş insanların yaşadığı bir yer. Bizlerin 4+4+4 eğitim sistemine geçişe karşı çıkmamızın en önemli sebeplerinden biri de yoksul semtlerde insanların çocuklarını ilkokuldan sonra devem ettiremeyeceği gerçeğiydi. Pek çok eski öğrencimle görüştüğümde ortaokulun uzak olması ve ulaşım sorunu nedeniyle okula devam etmediklerini öğreniyorum. Bazı erkek öğrencilerim sanayide çalışmaya başladığını, bazı kız öğrencilerim nişanlandığını söylediğinde gerçekten çok çaresiz kalıyorum. 4+4+4 kesintisiz ve zorunlu eğitim diyorlardı, ama değil. Çocuklarını okula devam ettirmeyen ailelere yönelik bir yaptırım görmedim.

‘ERKEKLERİN OLDUĞU YERDE ÇALIŞAMAZSIN’A KADAR GİDER

Öğretmen arkadaşlarımla karma eğitime dair konuşurken, “Sosyal hayatta sokakta, markette, iş hayatında erkeksiz bir ortam olamayacağına göre erkeksiz bir okul da olamaz”, “Bu iş, ‘Sokakta erkek var çıkamazsın, iş yerinde erkek var çalışamazsın’a kadar gider. O yol böylece açılmış olacaktır” sözlerine, “En kaba saba erkek öğrenci dahi bir kız öğrencinin yanına oturduğunda tanışıklığı oluyor ve değişiyor” cümleleri ekleniyor.

Kız okullarının çocukların eğitime erişimi artırmayacağını öğretmen arkadaşlarımın tespitlerinde görmek mümkün. “Ağrı’da aşırı muhafazakâr bir köyde çalıştım, orada okula gelmeyenler erkek çocuklardı, genelde yaylaya çobanlığa gidiyorlardı. Gelmeyen kız çocuğa da ev işi, kardeşlere bakma görevi veriliyordu” sözlerine bir başkasının cümleleri eşlik ediyor: “Okula gelmeme nedeni ekonomik ve ailedeki iş gücü kullanımı, talep halkın talebi değil.”

Tartışmalarla birlikte mücadelenin de büyüyeceği ve toplumun diğer kesimleriyle eğitim emekçilerinin mücadelede birleşeceği kesindir. Çünkü karma eğitim kırmızı çizgimizdir.

Görsel: Freepik

İlgili haberler
‘Kız okulları açabiliriz’ diyen Bakan'a Eğitim Sen...

Milli Eğitim Bakanı'nın ‘kız okulları açabiliriz’ beyanına tepki gösteren Eğitim Sen Yöneticisi Simg...

İzmir Barosu: Müftülük ve MEB protokolü Anayasaya...

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İzmir İl Müftülüğü arasında imzalanan protokol kapsamında 842 oku...

Karma eğitim neden hedefte?

Eğitimde karma eğitim karşıtı her uygulama, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, BM Çocuk Hakları Sö...