İzmir Kadın Platformu : Deprem bölgesindeki kadınların sesini yükseltiyoruz
‘Deprem bölgesinden yükselen ‘yaşamak istiyoruz’ çığlığının ‘insanca yaşamak istiyoruz’ çığlığına dönüştü’

İzmir Kadın Platformu, 6 Şubat'ta Maraş merkezli yaşanan depremlerin ardından sekiz ay geçmesine rağmen bölgede sorunların devam etmesine yönelik Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

"Deprem değil bu bir katliam", "Yaşasın kadın dayanışmamız" sloganları atan kadınlar, "Hayatı yeniden kuruyoruz", "Çadır tüccarı, rantçı Kızılay hesap verecek" ve "Sesini duyuyor mücadeleyi büyütüyoruz" dövizleri taşıdı. Kadınlar adına basın açıklamasını Büşra Yeşilbaş okudu.

Sekiz aydır sorunların devam ettiğini söyleyen Yeşilbaş, “8 ay önce ses vardı, devlet yoktu. Bugün ise devlet depremden etkilenenlerin kapısını ‘kaçak elektrik kullanıyorsunuz’ diyerek çalıyor, çadırların önüne sayaç bağlıyor. Depremin yaralarını sarmaya çalışanlara borçlar için ihtarlar gönderiliyor. 8 aydır, halkın kendi dayanışması ile en temel ihtiyaçlar karşılanıyor. Barınma, beslenme, eğitim, sağlık, ulaşım gibi en temel kamu hizmetlerine erişim sağlanamıyor” dedi.

‘İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ ÇIĞLIĞI YÜKSELİYOR’

Deprem bölgesinden yükselen “yaşamak istiyoruz” çığlığının “insanca yaşamak istiyoruz” çığlığına dönüştüğünü ifade eden Yeşilbaş, “Depremin ardından gözünü kapatan devlet; şimdi de kulağını tıkıyor. Yoksulluk-bakım emeği krizi ile baş başa bırakılan kadınlar, deprem bölgesinde bunun yükünü omuzlarında daha fazla taşıyor” diye ekledi.

“Deprem bölgesindeki kadınların talepleri talebimizdir. Sadece hayatta kalmak değil, insanca bir yaşam istiyoruz! Erkek şiddetiyle kuşatılmaya çalışan hayatlarımızda İzmir’den deprem bölgesine kız kardeşliğimiz ile ellerimizi birleştiriyor, haklarımız için deprem bölgesindeki kadınların seslerini yükseltiyoruz” diyen Yeşilbaş karınların taleplerini şu şekilde hatırlattı;

• Kadınların kendini güvende hissedecekleri, özbakımlarını yapabilecekleri, yaşam alanlarında söz sahibi olabilecekleri nitelikli ve sağlıklı barınma alanları,

• Deprem bölgelerinde kadın hastalıkları ve doğum hizmetlerinin ücretsiz ve nitelikli verileceği sağlık kuruluşları bir an önce işlevli hale getirilmeli,

• İstenmeyen gebeliklerin ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesi, kadınlarda hijyen sorunu ile sık sık görülen vajınal enfeksiyonların tedavisi için gerekli olanlar temin edilmeli, tüm kadın ve LGB Tİ+’ların parasız olarak kolay erişimi sağlanmalı,

• Depremden sonra göç etmek zorunda kalan kadın, çocuk, LGBTİ+’ların gittikleri illerde psikososyal destek sağlanmalı, ihtiyaç doğrultusunda hukuki destek sağlanmalıdır.

• Bakım emeğini yükü altında kalan kadınlar için parasız ve nitelikli kreş, yaşlı bakım evleri açılmalı,

• Depremden etkilenenlerin borçları silinmeli,

• Deprem bölgesinde parasız elektrik, su, doğal gaz, internet sağlanmalı

• Temiz içilebilir su tesisleri kurulmalı.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül