BELLEK

Birleşik Krallık’ta 1846’da Yıkama Evleri ve Hamamlar Yasası çıkarıldı. Yıkanmak ve çamaşırları, çarşafları yıkamak daha kolay olmuştu işçi sınıfı için. Ama bu yasanın çıkmasının bir nedeni vardı...

Prof. Dr. Halet Çambel arkeolog, ilk Hititolog, Türkiyeli ilk kadın eskrimci ve 1936 yılında Berlin’de yapılan olimpiyatlara eskrimci olarak Türkiye’den katılan ilk kadın sporcu...

Fransız edebiyatının sıra dışı yazarlarından Colette, 19. yüzyıldan 20. yüzyılın modern dünyasına bir köprü niteliği taşıyan romanlarıyla, 21. yüzyılın çağdaş romancıları için de bir ilham kaynağıdır.

Kadınlar, 1886’nın bugününde Şükufezar dergisinde ‘saçı uzun aklı kısa’ deyimine karşı mücadele başlatmıştı...

Kapitalizm koşullarında kadınların durumunu ortaya koyan Eleanor, ustaları Marx ve Engels’den öğrendiklerini pratikte de uyguluyordu. Londra’daki birçok işçi eyleminin örgütleyicileri arasındaydı...

Almanya’da daha 1932 yılında bir tiyatro oyuncusu, Inge von Wangenheim şimdiki Me Too’da söylenenleri kısa bir makaleyle dile getirmişti.

Hem kadınların sendikalarda örgütlenmelerinin hem de kadın erkek birlikte mücadele etmesinin gereğini ortaya koyan kadınların kurduğu bir işçi sendikası: KAD

O küçüçük dünyamda Marie Curie’nin ansiklopedideki tek kadın bilimci olması dikkatimi çekmişti. Garipsemekle hayranlık arasında gidip gelen duygular yaşadığımı anımsıyorum.

Ölümünün üzerinden bir asırdan fazla geçmesine rağmen, kız kardeşleriyle birlikte yazdıkları ‘Uğultulu Tepeler’ romanı İngiliz Edebiyatının klasikleri arasında yer alan Charlotte Bronte...

Tristan’ın yaşadığı yüzyıl çok sayıda kadın ve çocuk emeğinin fabrikalara çekildiği, kadın ve erkeklerin ücretli köleler haline gelerek kentlerin varoşlarına yığılmaya başladığı bir süreçti.

20’li yaşlarında okuduğu klamlarla kadınların yüreğini titreten, halkın “Taçsız-Tahtsız Kraliçe” dediği Eyşana Kurd, Türkçe adıyla Ayşe Şan’ı tanıyalım.

‘Kadından matematikçi olmaz’ anlayışına karşı gelerek başarıları sonucu Türkiye’nin ilk kadın astronomu olan Paris Pişmiş ile tanışın.

Tecavüzün başlı başına bir suç olarak tanımlanması insanlığın binlerce yılını aldı. İşte Europa’dan günümüze tecavüzün tarihi… Bu tarih, bir daha yazılmasın istiyoruz!

Hayal bu ya dedik, dedik ama çok da eski değil, daha dün kadar yakın bir zamanda insanlar el ele verip gerçek kılmışlar bütün bunları. Hem de cin min olmadan! Nerede mi? Sovyetler Birliği’nde.

Lüks yaşamlarına ‘hayır’ diyerek köleliğe karşı ve kadın hakları için mücadele eden Grimke kız kardeşleri ile tanışın.

Ve sanat dünyasının o meşhur sahnesi yaklaşır... Bir gece sarhoş olan Holofernes, çadırına aldığı Judith’in kılıcıyla kellesinden olur.

28 Ekim 1820’de Almanya’da doğan Friedrich Engels bugün 198 yaşında. Engels’i ‘Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni’ yapıtıyla hatırlayalım.

Viola’nın İtalya’da köhne namus anlayışına attığı ilk tokat bugün kadın haklarını en ileri boyuta taşımak için gerici yasalara karşı bilinçli politik bir mücadele vermemiz gerektiğini gösteriyor

O sadece bir oyuncu olarak tanınmıyor. Bir mucit de olan Hedy Lamarr, bugün kullandığımız GSM, Wi- Fi ve GPS teknolojilerinin temellerini atan kişidir.

Çarlık Rusya’sında Avrupa’ya üniversiteye giden kadınlardan biriydi Vera Figner... O eğitimini yarıda bırakıp Rusya'ya dönerek devrimci faaliyet yürüten birçok kadından biriydi aynı zamanda...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.