kitap

Hepimiz istemişizdir gerçek hayattan bir an için uzaklaşıp kitapların hatta masalların büyülü dünyasına yolculuk yapmayı. Peki ya masal kahramanları gelse bizim sıradan dünyamıza ne olur?

Çernişevski; insanların ortak bir çalışma düzeninde yaşadığı, yaşlı ve çocukların mutfak işleri ve yemek yaparak ortak hayata katıldığı, günlük pratik bir yaşamın canlı tasvirini yapıyor.

Tekgül Arı’nın romanı, Defne’nin kendini arama yolculuğu...Hepimiz bu hayatta kendi yolculuğumuzu yapıyoruz ama kaçımız yaptığımız yolculuk sırasında “Ben kimim” arayışına çıkma cesareti gösteriyor?

Bursa Nilüfer Kütüphaneler Müdürü Şafak Pala ile kadınları kitaplarla buluşturdukları projelerini konuştuk. Kendisi de ödüllü bir yazar olan Pala, edebiyatın kadınlar için önemini anlattı.

“Bizleri acıtan ve büyüten anıların içine yoksulluğun rengi kaçık kıyafetlerini, burunları camlarda çocukları, elleri hamurda iken aşkı bekleyen kadınları sığdırıyor Ayten Kaya Görgün...”

Hadi eteğimizdeki portakalları yuvarlayalım! Öfke evet; çünkü milyon tane acı yaşayan/yaşatılan kadınlar, bir tane bile suçlu erkeğin olmamasına isyan ediyor. Tanıdık değil mi?

Frances Trollope’un 1840’ta yazdığı çocuk işçileri konu alan romanı Sevgi Korkuyu Yendi’yi biliyor musunuz?

Kadınların hayatlarında ne varsa dillerine de yansıyor ve aykırı bir kadın olarak da görüldüğüm için hareket alanım biraz daha genişliyor

Tarih boyu kadına yüklenen “annelik” rolünü reddeden, eril iktidarın sunduğu “kadınlık” hallerini ellerinin tersiyle iten on “güzel” kadının hikâyesini bulacağınız bir çalışma: Kadınlar Hep Vardı.

Şimdi Kırmızı Fularlı Kız'ı dinleme zamanı. “Güzel olsaydı her şey, bu kelimelerin ilerleyen safhasında yaşanmış olduğuna tanıklık edeceğiniz acıya, ayrılığa ve çarpıklığa rastlamak mümkün olur muydu?

Büyük bedellerin ödendiği yaşamlar, geçmişten bugüne uzanan bir serüven bu... Toprağa ana dilinde 'Ax!' diyen bir halkın kadınının direniş yolculuğu...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.