DERGİMİZDEN

Öğrencilerin derdi üniversite sınavı bittiğinde bitmiyor. Tercih dönemi sonrasında genç kadınlar nefeslenemiyor; eğitim hayatına hazırlanabilmek için harıl harıl burs ve iş arıyor.

Üniversite tercihlerinin kafa karıştırıcı yanı genç kadınlarda biraz daha ağır basıyor. Şayet şehir dışı seçeneği varsa şehrin koşulları, güvenli olup olmadığı, yurt imkanları araştırılıyor önce.

'Elimde uzaklaştırma kararını ihlal ettiğine dair video ve arama kaydı olmasına rağmen gözaltına alınmayacağı söylendi. Gerekçe ise fiziksel temas olmaması. Caydırıcı hiçbir şey yapılmadı.'

‘Kadınlar eşit işe eşit ücreti, nitelikli staj alanlarını talep etmeli ve bu konuyu daha çok gündeme getirmeli.’

‘Mülteci çocuklar mülteci düşmanlığını okullarda dibine kadar yaşıyorlar. Yetişkinlerin empoze ettiği ırkçı düşüncelerle okula gönderdiği yerli çocuklar mülteci çocukları bilinçsizce ezip geçiyor.’

'Her yer karanlık olunca hemen aileden birini arayıp yola çıkmalarını, eve varana kadar telefonu kapatmamalarını istiyorum ve hızlı hızlı eve varmaya çalışıyorum.'

Şimdi insanca yaşayacak ücretler için, çalışma saatlerinin ve koşullarının iyileştirilmesi için, vergide adaletin sağlanması için bulunduğumuz her alanda bu mücadeleyi yükseltme zamanı.

Patronum bizi anlıyormuş havalarında ve dost canlısı davrandığını ve kötü ekonominin hepimizi etkilediğini iddia eder. Ta ki biz zam isteyene kadar.

Ya işsiz kalacağız. Ya da iş yükümüz artacak. Sonuç hangisi olursa olsun şu an herkes çok mutsuz.

Kadınlarla kapı önünde buluşuyoruz. Sohbetimiz ister istemez çocuklarımıza da geliyor. Okulların açılma zamanı yaklaştıkça derdimize bir dert daha ekleniyor: Bu çocukların karnı okulda nasıl doyacak?

Bu şimşeklerden bir bereket geleceği yoktur. O halde bu bereketi kadınlar, şimşeklerin üstünde 'temmuzda zam, insanca yaşam' talepleriyle gürleyerek kendileri getirmelidir...

Dergimizin Temmuz sayısı, işçi ve emekçi kadınların Şimşek programının karşısında yaşadıklarını anlattığı, mücadele örneklerini yansıtan yazılarla bezeli.

‘Sermayeyi kurtarmak adına uygulanan İMF’siz İMF programının sonuçlarının her iki sınıf açısından farklı olduğu ortada! Nihayetinde ücretler enflasyonu artırıyor dedikleri yalan kız kardeşim!’

Dudullu OSB’de Beybi Eldiven fabrikasında çalışan kadın işçiler anlatıyor: ‘Bize bakıp aldanmayın. Üstümüz temiz, yüzümüz gülüyor diye durumumuz iyi değil. Hepimizin çok derdi var.’

Buradan bakınca annemin finansal okur yazarlığı Özgür Demirtaş’a taş çıkartır. Yıllarca asgari ücretle 3 çocuklu ev geçindirmiş…

Şimdi tasarruf zamanı’ diyerek fabrikada klimanın fişini çeken, çayın yanında verilen keke göz diken patronlar, işçilerin insanlık onurunu zedeliyor. İşçiler ise çareyi mücadelede buluyor…

‘2 yıl boyunca biz işçiler için mücadele eden ben, işçilerin birliğine ve mücadele edince bir şeylerin değişebileceğine inandım. İşçiler isterse her şey olur.’

İzmir’in Çiğli Belediyesinde işten atılan ve mücadeleye başlayan kadınlar anlatıyor: ‘Birleşik bir mücadele olmalı. Çünkü bugün bize yapılan yarın bir başkasına yapılacak.’

Yetiştirilmesi gereken sandviç siparişleri için bizi yarış atı gibi koşturuyorlar. Siparişleri yetiştirmediğimizde zorunlu mesai...

‘İş yeri bizi stajyer gösterip maaşımızın yarısını verdi. Çoğumuzu İŞKUR üzerinden işe başlatıp aldıkları devlet teşvik kadarını hesabınıza yatırıp, kendilerinin ödemesi gereken ücreti ödemiyorlar.’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.